top-image

Şiirler kategorisindeki tüm yazılar listelendi...

Yüksek baslı oynak ritimlerle bozuyorum aklımı
Katlanıyor dolaplara istifleniyor aşklarım
Karantinaya almalı kalbimi dikenli tellere sarmalı
Cellatlar koparmalı kellesini bana göz kırpan gülün
Zakkum arkadaşı olmalı narin sümbülün.

Elleri kanayacak dudağıma uzanan elin
Boynu kırılacak gölgemi seyredenin
Güzel seslerin yerini matkap gürültüsü
Tiner kokusu saracak tamirdeki ruhumu
Sineklik çaktırmalıyım gözlerime haşere kaçmasın diye
Güzel söz etmesin diye yapıştırmalıyım dilimi kanepeye.

Eski aşkların olduğu yere kuyu kazılacak belki
Taş üstünde taş gönül köşelerinde aşk tortusu kalmamalı
Kazımalı sevgi sözcükleri karalanmış duvarları
Karalara boyamalı eskilerden kalan renkleri
Sonra tablolar duvardan inecek
Kitaplarda ki notlar silinecek
Arka bahçeye gömülecek anılar
Yeterince kirlendi ilaçlamalıyım ellerimi
Kalıplara girmeli sertleşmeli cümleler
Keskin uçurumlarda tıkanmalı sinsi gölgeler
Hizaya girip tekmil verecek temiz düşünceler
Süvarilerin ardından gitti heceler.

Kemikleri bile çürüyecek yeşilin, mavinin, pembenin
Susuzluktan öldüreceğim çiçekleri
Fesleğenin yanaklarına kireçler süreceğim
Kurtlanmasını izleyeceğim utangaç menekşenin
Barbar kelimelerden bir ordu toplayıp dalacağım
Dağıtacağım çenesini pusudaki aşkların
Kelepçelenmeli nükseden sızılar
Sivri taşlarla müzmin acıların kafası ezilmeli
Darağacına göndermeli ağaca isim kazıyanı
Belki evden harfleri de kovmalıyım
Aldırmalıyım suratımda ışıldayan gülümsemeyi
Kapıya “dikkat tehlike” yazdırmalıyım.

Daha etrafa dağılan saçlar toplanacak
Belki halıları yıkanacak beynimin
Süpürge makinesinin çekemeyeceği kadar büyük konular
Benzin dökülüp yakılsın
Okyanusa savrulsun geri kalan tortular
Artık sulamayın bahçemi
Yeni aldığım köstebeklerin yuvalarına su girmemeli
Elektrik vermeliyim zihnimin çitlerine
Sonra polisi aramalı
İntihar ettiğini söylemeliyim vuslat denen şeyin
Aslında ben de kesecektim bileklerimi
Usta yedek parçamın olmadığını söyledi
O halde iyice eskimeden ölmeli…

Bu yazım Körpe Kalemler’de yayınlanmıştır.

Satırların boyaları akıyor
Kelimeler kaybediyor anlamını
Işıklar bir sönüp bir yanıyor
Odalarda şimşekler
Dökülüyor bulutların sıvaları

Renklerden bir cümbüş var
Ahenkli, endamlı ve zarif
Gökkuşağında yürüyüş var
Yükümüz şarkı ve aşk
Uzanıp tutuyoruz yıldızları

Çırpıyorum ellerimi
Susarsan kaybolur göğün kuşağı
Yükseldikçe unutuyorum kendimi
Cennetten gelen ses
Durduruyor hayatı, vapurları

Uçuyor nurdan tınılar
Uzanıyor ötelere, ufuklara
Söz, nefes, manevi sızılar
Kırıyor her demde
Ruha vurulmuş prangaları

Sen söyledikçe yeniden
Dirilir kalkar, tempo tutarız
Dingin sesin derinden
Alır bizden bizi
Üstatlar kalkar yerinden
Duyunca sesinizi…

(Dillagi eşliğinde, Nusrat Fateh Ali Khan için yazıldı…)

Yetmiş yaşındaydım
Yetmemiş bir meyve gibi dünyanın dalında
Yetmeyen bir hayatın sonunda
Elinden tutup parka götürüp
Aklımı oynattım
Salıncağa bindirip, gülüp eğlenerek
Kediler vardı bıdık bıdık
Ayakları tombik bebekler
Küçük ablalar, yanaklarında benekler
Sakızdan çıkan kelebekler gibi
Tesisatlı arabadan gelen ninni sesi
Bastırdı bir annenin tencere taştı sesini
Tencere taştı, kaldırımlar taş
Taştan odalar içinde ağlayarak bir beşik taştı
Sütün taşması gibi
Sevdiğim semtlerden biri
Beşiktaş’tı
Islak mendil gibi
İşim yaş…

Eğlendiren ve güzel şeylerin
Yumrukluyor, dağıtıyorum çenesini
Ramazanda erzak dağıtır gibi
Mutlu ediyor beni
Taze armutlar ve umutlar
Umut var gazoz kapaklarının altında
Bakkalın oğlu Umut var
Bulut var havada, kan yüklü bulutlar
Çekiyor gözüme sürmeyi
Sevmem araba sürmeyi sevmediğim gibi
Ama sürdürürüm bu gidişi
Git işine demeden
Zehir eden bu anı dem eden
Demli çay tadında
Süzülüyorum demlikten.

Aklımı oynattım, götürüp parka
Eskiden kutu kutu pense bilmezdi
Söylenince arkasını dönmezdi
Dönmezdi gidip dönmeyenler gibi
Dönüyor çocuğun elindeki fırıldak
Dönüyor oysa dünya
Bugünü istiyor dün
Kız isteyen dünürler gibi
Ellerinde patik birde papatya
Patik gelecek vaat ediyor
Papatya bir seviyor bir sevmiyor
Süslenmiş sev diyor beni dünya.

Ben büyük bir yazarım
Ama küçük bir yazamam
Rakamlar büyüktür çünkü
Hep büyük olan babalar gibi.

Bir Feyruz şarkısı (Nassam aleyna el hava) ve bir şiir…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

 

Birbirine benzemesin diye
En nadide cümleleri getirdim
Senden eksilmesin diye
Aşklarımı bitirdim.
Sensiz olmaz diye
Sensizliği yitirdim.

Beni arayanlar seni bulur
Hayat kaynağım, bengisu
Ufalanır geceler sen olur
Ufukta aşklar kurmuş pusu

Senin hatırına felekler
Ayak uçlarına basar geceleri
Gökyüzünde kelebekler
Senin için döker heceleri
Seni seviyoruz
Ben, yıldızlar ve niceleri..

(gölgeme…)

korpekalemler.com dergisinde yayınlanmıştır…

Gidiyorum
Daha gerilim dolu bir hikâyede anlatmalıyım kendimi
Kadife ayım, uçurtmam ve oyuncaklarım olmamalı bir kere
Eski, yıkık bir fabrikada sabahlamalı
Uzun zaman saçlarımı yıkamamalıyım
Mehtap, sahil ve caddeler olmamalı
Uzun tırnaklarım ve konserve kapakları…

Sayfa: 6« 1 2 3 4 5 6 7 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi