top-image

Şiirler kategorisindeki tüm yazılar listelendi...

Beyan ediyorum tüm aşklarımı
Kanatlı bir vergi memuruna
Mutlulukları düşün, kapatın hesabımı
Yalnızca acılar kalsın bana

Her şey küçüktür bulutların altında
Koca şehirler bile ufak
Mutluluk sudan değerli
Yalnızlıktan ısırılmış dudak
Aşksız zaman geçer mi

Senden bana kalan ne varsa
Kâbuslarda ödüyorum vergisini
İflas çıktı bahtıma
Panjurlu evime götüremedim seni
Şansına…


Kayıp zamanda kaybolan yolcuydum
Ucu kırık kalemin kırık ucuydum

Karaladım durdum ayazda
Kimsesiz virgüller buldum, kayboldum
Yolcuydum kayıp zamanda
Sözümü tuttum, hep yerimde durdum
Kimseler aramadı beni
Nokta.

Oysa ben bulurdum evsiz cümleleri
Sokakta kalan noktalama işaretlerini
Koydum yerine
Kendimi koyacak bir yer bulamadım
Sığamadım gözlerine.

Keşfe çıkmış melekler belki
Bulur beni
Herkesten uzaklarda
Keşişler bile kıskanır kimsesizliğimi
Nimet bilip, sakladığım dolapta
Bu yüzden aramadım seni
Nokta.

 

(Sulltan appama ithaf olunur…)

Küçük bir çocuğun elleri üşüyordu
Korkmaya gerek yoktu
Bombalar uzağımıza düşüyordu
Hem basınca değişiyordu ekran.

Koca bir dünya susuyordu
Konuşmaya gerek yoktu
Süper güçler kin kusuyordu
Kapatınca gözünü görmüyordu insan.

Bir anne açıyordu ellerini
Anlatmaya gerek yoktu
Bir mermi deliyordu beynini
Nasıl olsa kan sıçramıyordu ekrandan.

Spiker sunuyordu hava durumunu
Üşümeye gerek yoktu
Bir kız çekiyordu burnunu
Tetiği çekiyordu gözlüklü adam.

Çizmeliler basıyordu toprağımıza
Görmeye gerek yoktu
Küfürler yazıldı alnımıza
Aynalara bakamıyorduk inan.

Düşen bir gözyaşı vardı
Tutmaya gerek yoktu
Susmaktan ruhumuz karardı
Filistin kan, Bağdat kan!..

Hayallerim gerçekleşmeden bitmesin diye
Şarj etmeye çalışıyorum hayatı
Bildiğin gibi değil nine
Senin derdin bir tek kahvaltı
Bense bir dikiş tutturamadım hala
Gerçi pek keyfimde kalmadı
Diyorum kaçsam şöyle uzaklara.

Biliyorsun değil mi
Göremeyeceksin mürüvvetimi
Ne gelin getireceğim ne düğün masrafları
Hep ağırdan alacağım kendimi
Gözükmesin gözüme dünya
Arkadaşların planları var daha
Sen örmeye devam et saçlarını
Gelirken haber verirler nasıl olsa.

Sana bakınca ölmek geliyor aklıma
Yarıda kesilen görüşmeler gibi
Diyorum kontörüm vardı daha
Ne çabuk bitti
Hayallerim ve dünyanın kirası
Lütfen bırakın beni
Vereyim diyorum neyse parası.

Az yalanmış küçük bir şekere değişiyorum dünyayı
Şeker yuvarlak ya, dünya da öyle olmalı…

Merak ediliyor neden ıssız yerde gezdiğim
Korna çalıyor ve gülüyor birkaç adam
Merak ettirdiğim için özür dilerim bayan
Malzeme topluyorum
Kendime yeni bir kalp yapmak için
Hani son model
Basınca açılan ve basınca kapanan.

Uzaklardan şarkılar buluyorum
Kimselerin dinlemediği
Her şeyin tam ortasında duruyorum
Tek ortalı defterin en ortası gibi
Aşk sızdırıyor kalbim
Delinmiş olmalı dibi.

Üstüme vazifeymiş gibi sanki
Uçmayı öğretiyorum küçük serçeye
Diyor annem, bu kimin nesi
Diyorum bu, çatıların neşesi
Toprağa düşerken su
Islanıyordu uykusu
El ele tutuşup geldik bir çorbaya
Kuşlar çorba sevmez mi.

Hep kürsüye çıkıp sadece susmak istedim
Ta ki çiçekler konuşana kadar
Şimdilerde ben senin kimsenim
Kaplumbağalarla bile tanışıklığım var
Küçük olan Peyami, büyük olan Reşat
Bırak uyusunlar.

Akşamlara kadar yürüyordum
Gezmemin ve alakasız şeylerden bahsetmemin
Ve onca bocalamamın sebebi:
Bulutlar terliyordu göğün kırılmıştı vazosu
Aşık olmamak için tutuyorum nefesimi
Hepsi bu…

Sayfa: 5« 1 2 3 4 5 6 7 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi