böyle olmayacak
ağır geliyor ağırdan alıp meseleler
bu ev senin bu ev senin bu ev…
dolmuş bir kalp ne eder?
nokta nokta nokta’lardan olma
zikir kovasının açtığı kadar bir yer
oturup huzur bulmalık
kendim için ayırdığım bir mesken
kendi içime kaçtığım
sokaklarda
mutlu olmak neyse de
huzur…
unutulan bir olasılık.
dünyalık ne varsa yunmadan gelmiş yanıma
içime kara bulutlar çökelir
o benim huzurum bayramlık ayakkabım
tertemiz gelir
ya giderse?
evini bulamamak diyorum ben buna
başka ne denir.
(ne ölünür ne ağlanır, ortada kalınır)
zuhuratlarım yok oysa
tesellim ele avuca gelmez sızılarım
-ve sen şiirlerimi sensiz bırakma-
bu ev senin bu ev senin bu ev…
henüz yaşken kırıldım.