top-image

Günlük kategorisindeki tüm yazılar listelendi...

Yaşamak nedir?
-Hayatı sürdürmek.

Ölüm nedir?
-Hayatı bitirmek.

Kimler ölür?
-Askerler ölür.

Neden askerler ölür?
-Vurulunca ölürler.

Başka kimler ölür?
-İnsanlar yaşlanınca ölürler, askerden gelince de ölürler.

O halde sen on iki on üç sene sonra ölecek misin?
-Askerden geldikten birazcık sonra. Öleceğiz işte teker teker.

Sırayla mı?
-Evet sırayla.

Kim yapar bu sırayı?
-Allah.

İnsanlar neden hastalanır?
-Sağlıklı beslenmedikleri için. Bazıları sağlıklı beslenmiyor, diyor sonra hasta oldum.

Yarın sınavın var değil mi?
-Evet.

Sınavlar önemli midir?
-Önemli. Başarmak için.

Başarınca ne oluyor?
- …….

Evet, başarmak nedir?
-Eee. Başarınca adam olunur.

Başarmayanlar çocuk mu kalır, ya da kadın mı olurlar?
- …….

Peki adam olununca ne olur?
-İlerde… eee… …yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Geçen sene bu zamanlarda yayın hayatına başlayan sitemiz tam bir yılını doldurdu. Geçen bir yılda dünyanın farklı yerlerinden nadir şarkılar dinlettik sizlere. Ufaktan İstanbul’un ve dünyanın bazı mekânlarından bahsettik. Bazen şiir yazdık, bazen hikâye, bazen de sayfamıza konuk ettik ilgimizi çeken şeyleri.

Bir yılda sitemize 67985 giriş oldu. 154 yazı yayınlandı, 872 kişi yorumladı. Site sayesinde tanıştığımız oturup çay içtiğimiz kimseler oldu, yazıştığımız kimseler oldu. Site üzerinden tanışıp muhabbeti koyulaştıran arkadaşlara da şahit olduk zaman zaman. Msn Adabı altında tartışmalar ve yorumlar uzayıp gitti. Uzun süre yazı eklemediğim zamanlar oldu, sonra coşup günde birkaç yazı girdiğim günler de oldu. Ne bilim, güzel geçti işte. Siteyi takip eden, yorumları ile katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz.

Alemin Renkleri müzik ve mekanlara biraz daha ağırlık vererek yoluna aynen devam edecek inşallah. Sitenin tasarımı daha güzelini yapana kadar böyle kalacak sanırım.

“Nice Yıllara” diyelim ve sözü bitirelim.


AleminRenkleri.com’dan takipçilerine Ramazan İmsakiyesi. İster bilgisayarınıza indirin, ister bastırın. Dağıtmak, çoğaltmak serbest. :) Resmin üzerine tıklayarak ya da buraya tıklayarak imsakiyenin orijinal haline ulaşabilirsiniz. Fikir için dostum Kemal’e teşekkürler…

Garip… Sanki daha önceden görmüş gibi, daha önceden tatmış gibi sanki, tanımadığım şehirleri özlüyorum. Kafkaslara varmayı, Taşkent’i, Semerkand’ı, Buhara’yı özlüyorum. Taşkent’te kumda pişmiş kahve yudumlamayı, dümdüz yollarda bir otobüste olmayı. Özbekistan’ı, Kazakistan’ı.

Suriye yollarında uyuklamayı, bir sabah Şam’a varmayı. Sonra Ümmü Gülsüm dinlerken bir akşam vakti Mısır’da olmayı. Eli taşlı çocukların yanında yer almayı özlüyorum, yıkık duvarların ardına saklanmayı, Filistinde ağlamayı. Bağdat’ı özlüyorum, hep haberlerde gördüğüm her gördüğümde özlediğim Bağdat’ı. İran’ı özlüyorum. Lübnan sokaklarında yürümeyi ve Feyruz dinlemeyi özlüyorum sonra.

Rengarenk elbiseler içindeki Hintlileri özlüyorum, Hindistan’ı… Renkli sarıklar takan adamları, sokaklarda satılan çeşit çeşit çayları. Kabil’i özlüyorum biraz, sarp dağlarını Afganistan’ı. Nusrat dinlerken Pakistan’a ayak basmayı.
Afrika’yı özlüyorum, Mali’yi, Cezayir’i. Siyah tenli insanları Darfur’u, Sudan’ı..

Ah, Bosna’yı özlüyorum en çokta. Neretva Nehrini, Mostar köprüsünü. Duvarları kurşunlarla süslü şehri Srebrenica’yı, Saraybosna’yı. Dağlarını, taşlarını ve Dino Merlin’i…

Malezya’nın yemyeşil ovalarını, ormanlarını, dağlarını, çay tarlalarını… Açe’yi, Jakarta’yı özlüyorum, Endonezya’yı… Kamboçya’yı özlüyorum sonra, Çin’i. Budist rahipleri, Sri Lanka’yı, Tayland’ı. Tibet’in yağlı ve tuzlu çayını özlüyorum… Daha bir sürü şey…

Biliyorum, çok şey özlüyorum. Ne olacak bu halim bilmiyorum.

Sayfa: 3« 1 2 3 4 5 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi