
Hasan Amca, Kırklareli – Vize’nin bir köyünde tek başına yaşayan, ormancılık ve arıcılık ile uğraşan bir adam. Karısı onu terk ettiğinde çocukları henüz küçükmüş. İnşaatlarda çalışır, bir yandan da küçük çocuklarına bakarmış. Karısından ayrılması onu yaralamış besbelli, bu yüzden bir daha evlenmemiş. Hem başka bir kadının çocuklarına bakabileceğini düşünmemiş bile. Nihayetinde büyütmüş çocuklarını, yatılı kurslara vermiş şimdi onları, hafızlık yapıyorlar.
Hasan amca mübarek bir adam, onun yanında huzuru bulmamak elde değil. Ve ilginçtir, Hasan amca ne anlatırsa anlatsın, anlattığı şeyde illaki mizah olur. Bu sebeple gençler Hasan amcayı çok sever. Bize inanılmaz gelen, bizi hayrete düşüren o kadar çok yaşanmış hikâyesi vardır ki. Hasan amcanın kendisi, anlatışı, duruşu, gülüşü, hatta dirseğine yaslanıp saatlerce uyuyabilmesi bile bir hikâyedir aslında. Tam bir nüktedan, hiçbir espriyi kaçırmaz. Sakalıyla, takkesiyle, bol şalvarıyla, o köy evinde, kuzine sobasında tarhana pişirirken size öyle bir espri yapar ki afallar kalırsınız. Evet öyle; bir köyde, ak sakallı bir amcanın 3G ile, wireless ile ilgili mükemmel espri yaptığını görseniz, siz de şaşırırsınız.

Misafirperver biri aynı zamanda… Önceki sene, kamp için Kırklareli’ne gittiğimizde, yola akşam çıktığımız için bir gece Hasan amcada konaklamıştık. Geleceğimizi öğrenince bizim için koca bir tencere süt pişirmiş. Bu sene, bir Kırklareli kampı daha düşünmemize rağmen, dayanamadık, Hasan amcayı erkenden bir ziyaret edelim dedik arkadaşım İbrahim’le. Bir Cuma sabahı erkenden yola çıktık. Bir program falan yapmadık. Gidecektik, Hasan amcaya misafir olacaktık. Kaç gün kalırdık, ne yer ne içerdik, düşünmedik. …yazının devamını okumak için tıklayın.


