Ön bilgi: Bu yazı quest.net network marketing sistemini anlatan bir yazıdır, benzer network marketing sistemleri üzerinden de okunabilir. Quest.net; insanların üye olurken ürün almak zorunda kaldığı bir sistemdir. Ayrıca, sisteme katılan insanlar para kazanabilmek için belli bir metodolojiye bağlı olarak ikna yöntemi ile arkadaşlarını ve çevrelerini de bu sisteme katmak durumundadırlar. En basit anlatımla, sisteme her katılan kişi sisteme başkalarını (dolaylı veya dolaysız) katmak yöntemiyle para kazanır.
Bu linke tıklayarak yazıyı Word formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
ISINMA TURLARI
Quest.Net, kendi çıkarlarından başka bir şey gözetmeyen tamamen materyalist bir sistemdir. Oysa burada söylediğimizin aksine; bir dayanışma, sisteme katılan üyelerin çıkarlarını gözetme, liderlerin altlarını eğitmesi gibi hoş ve ahlaki durumlar (güya) görebiliriz. İlerleyen safhalarda detaylı olarak göreceğimiz gibi bunun birçok sebebi var. Başlangıç olarak: salt maddeci bir sistemin insan faktörünü yeterli oranda kullanamayacağını, insandan (üyeden) başka sermayesi olmayan sistemin kendi bekası için insan fıtratına uygun (!) stratejiler üretmesi gerektiğini, bunlar olmaksızın insan (üye) üzerine kurulu sistemin batacağını, söyleyebiliriz. Yani burada, sistem içinde bulunan ahlaki unsurlar sistemin işleyişi için vardır ve sunidir.
Sistemin ilerleyebilmesi; insanın (üyenin) sadakatine, eğitilip terbiye edilmesine ve yetişen üyenin (lider) kendi kişilerini eğitmesine bağlıdır. Ancak böyle olmalıdır ki eğitilenler bir süre sonra eğitici konuma gelsin ve böylelikle sınırsız bir döngü sağlanabilsin.
Burada, sisteme katılan bireyi bir tavuk olarak düşünebiliriz. Bu tavuğun yumurtlaması gerekmektedir. Elbette bu yeterli değildir. Ayrıca yumurtalarını eğitmesi ve onları yeni yumurtalar üretebilecek bir tavuk olarak yetiştirmesi gerekmektedir. Yumurtlamayan, yumurtlamayı beceremeyen tavuk işe yaramaz, ancak sistemi kilitler. Görüldüğü gibi bilinçsiz bir katılımın işe yaramadığı bu sistemde her zincir halkası eğitilmeli ve ayrıca doğurgan olmalıdır. Bu sebeple şirketin en önemli yatırımı eğitim sisteminedir. Eğitimin ilk merhalesi sisteme yeni getireceğiniz üyeleri nasıl getirebileceğiniz ve onlara nasıl yaklaşmanız gerektiğidir. Ve zaten eğitimlerin neredeyse tümü, sistemin bekası için gerekli olan sisteme katacağınız kişiler ve nasıl çalışmanız gerektiğini anlatan derslerden ibarettir.
Liderlerin altlarını (kişilerini ve kişilerinin kişilerini) eğitmeleri, onlara sistemli bir şekilde (sisteme yeni kurbanlar kazandırırken) yardım etmeleri sistemin işleyişi için en gerekli şeydir. Lakin bu maddeci sistem bu meseleyi ahlaki unsurlarla donatıp manevi soslarla bezemiştir ki, insanlar: “altlarıma yardım ediyorum”, “kendim şuan için önemli değilim, bana inanan insanlara kazandırmak için çalışıyorum” diyerek azimle ve ahlaki gibi görünen bu düşüncelerle çalışsın, herkes her durumda sistemin işleyişine katkıda bulunsun! Böylelikle, insanın fıtratı ve çalışabilme azmi için gerekli boşluklar doldurulmuş olsun…
İnsan psikolojisi konusunda uzman olan sistem mimarları, sisteme katılacak kişilere nasıl yaklaşılması gerektiğini ve onların sistemde verimli olabilmesi için nelerin gerekli olduğunu tespit eder. Tüm mekanizma yukarıdan aşağı doğru bir bilgi akımıyla işletilir. Katılan her bireye seviyesi nispetinde bilgi verilir ve zamanla terbiye (eğitim) edilir.
HAYALLERİNİZİN ESİRİ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Sistem, insanları ikna ederken (her network marketingde olduğu gibi) kazanma dürtülerini besler. İnsanda bulunan kazanma arzusunu mantıklı (modern zamanda standart insan algısı) argüman ve matematiksel verilerle körükler. Sistem mimarları elde ettikleri tecrübeler neticesinde sadece arzuların ve anlık heyecanların insanları sistem içerisinde tutmayabileceğini görerek, oluşabilecek aksaklıklar için önceden tedbirler almaya çalışmışlardır. Örneğin, şirketin sonradan bünyesine kattığı v-team (v-partners) adlı danışmanlık şirketinin ve quest.net sisteminin ağır toplarından Pathman Senatrijah bir dersinde “insanlara hayalleri olup olmadığını sorun, onlardan hayallerini öğrenin”, “eğer siz onların hayallerini öğrenirseniz hangi düğmeye basacağınızı bilirsiniz” der. Elbette bunun amacı ilerleyen zamanlarda eğer üye (yani ürün) yalpalar veya vaz geçmeye kalkarsa ona kendi hayallerini hatırlatarak baskı kurmaktır: “çocuklarının daha iyi bir eğitim almasını istemiyor muydun?”, “alacağın o arabadan vaz mı geçeceksin?”
Denilebilir ki, “tüm bunlar teşvik içindir, insan normal hayatta da benzer durumlarla teşvik edilemez mi?” Birincisi, burada bu diyalog insanı hayallerine karşı esir alma girişimidir. İkincisi hayallerine ancak bu yolla ulaşabileceğini empoze etmektedir. Çarkların işlemesi ve aksaklığın olmaması için yapılan bu ‘sisteme bağlı tutma psikolojisi’ birçok zaman işe yaramaktadır. Ve işi bilenler hemen fark edecektir ki bu metodu Amway uzun yıllar kullanmış ve birçok kişiyi kandırmıştır. Pathman’ın da sözleri söylediklerimizi doğrular niteliktedir, bu konuda şunları der: “bu sistemdeki en önemli şey sizin hayalleriniz, rüyalarınız ve hedeflerinizdir”, “…öncelikle kendi hayal ve hedeflerinizi belirleyeceksiniz”, “…ve bu anlattığım taktikleri kendi organizasyonunuzda kullanacak, kişilerinizden hayallerini öğreneceksiniz”.
Tüm bunlara rağmen, bu tavrın ahlaklı olduğunu varsaysak bile, yapılan tüm bu şeylerin sistemin sağlıklı kalabilmesi ve daha çok kazanabilmesi için yapıldığını görmemize hırstan başka ne engel olabilir?
KENDİ İŞİNİZİN PATRONU (sistemin kölesi) OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Quest.net’in klişeleşmiş sloganıdır bu: “kendi işinizin patronu olun”.
Sisteme katılacak olan kişinin sistemi koruyacak, sistemin devamını sağlayacak şekilde eğitilmesi (terbiye) gerekmektedir. Kişi, lider (hizmetkâr) olduktan ve belli olgunluğa eriştikten sonra tıpkı terbiye edildiği gibi o da altlarını eğitmesi gerekir. Sistemin döngüsünün sağlanabilmesi için de zaten; liderin, yani hizmetkârın, yeni liderler yetiştirmesi, yeni yetişecek olanların da yeni hizmetkârlar yetiştirmesi gerekmektedir. Böylelikle sistem kendi işleyişini garantiye alır ve sistemin korunmasını, muhafızlığını, işlerinin patronu olduklarını zanneden bu üyelere yaptırır. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde de görüleceği üzere, her üye sistemin gönüllü muhafızıdır. Muhafız: yani kendi işinin patronu!
Sistem, hiyerarşik eğitim mekanizmasını işletmiş ve ancak bunlar var olduğu sürece ayakta kalacağını bildiğinden kapitalist zekâyı sonuna kadar kullanmış, kişisel gelişimcilerin yıllardır ürettikleri bilgileri de kullanarak kendilerine özgü bir dil geliştirmiştir. Bu yüzdendir ki birçok soruyu cevaplanmış olarak sunar. Örneğin ilk derste (tanıtım), henüz sisteme katılmamış olan müstakbel üyeye kâğıt ve kalem vererek sorularını not almasını isterler. Herkes kafasına takılanı sormalıdır. Hatta soru sormayı teşvik ederler.
Çünkü bilirler (ve beklerler) ki, tanıtıma gelmiş müstakbel muhafızın soracağı sorular:
“dünyada kimse kalmayınca ne olacak?”, “ürünlerin fiyatları ederinden pahalı değil mi?” ve benzeri yüzeysel, sığ, komik şeylerdir. Bu ve benzeri sorulmuş birçok sığ sorunun sığ cevabı hâlihazırda sizi beklemektedir. İşin özüne, hakikatine ait, tahliller ve sarsıcı sorular sormak ancak derin ve Müslümanca düşünmenin sonucudur.
Pathman Senatrijah yine bir dersinde mealen şöyle der: “size sorular sorup ikna olmamak için ısrar eden insanlara, evet ben de benzer tedirginlikler yaşadım ancak bulduğum şey şudur, diye bir çıkışta bulunun”. Buradan anlaşılıyor ki, üye olacak bireyden derin düşünmeksizin basit sorular sorması beklenirken, liderin de koşullu bir şekilde düşünmeksizin cevap vermesi beklenir. Sizin sorduğunuz sorunun ve takıldığınız meselenin çokça bir önemi yoktur. Yani sistemin üyeleri ve liderler, dışarıdan gelebilecek tüm karşı fikir ve tahlillere baştan kulak tıkamış her durumda haklı olduklarını varsaymışlardır. Oysa Pathman soru soran kişinin haklı olabileceğini hiç düşünmemiştir bile. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu sistemin üyeleri körü körüne haklı olduklarına inanmışlar ve inandırılmışlardır. (bunun sebeplerini yazının sonuna doğru training meselesinde anlatıyorum) Kendileri bazı sorularda takılsalar bile, tüm soruları cevaplayabileceğine iman ettikleri üst düzey liderler tanıyorlardır. Onların her şeye bir cevabı vardır. (!)
Bu sistemin tarikat yapısına benzer yönleri bulunması sistem mimarlarının, psikologların yıllardır geliştirdikleri stratejiler ve eğitimler sonucudur. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin bekası için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin devamı için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin sağlığı için işletilir!
Eğitimlerde, kendi işlerine (şirketin gönüllü muhafızlığı) güvenmeleri, yeni üye olacakları veya olmuşları takip edip haberdar olmaları, bu işi hayatlarının işi olarak görmeleri öğütlenir. (sadece quest.net için değil neredeyse tüm N.M.’lerde böyledir) Sistem, üyelerinden samimi olmalarını ister. Quest.Net, kazanabilmek için ilim (eğitime devam etmek), amel (sisteme yeni üyeler getirmek), ihlâs (özverili çalışmak) aşamalarından tüm üyelerini geçirir, geçirmek zorundadır!
Burada üstat Dücane Cündioğlu’nun sözünü hatırlatmakta fayda var: “Kapitalizm, kendine iman edenlerden ihlâslı olmalarını ister.”
BEN KAZANIYORUM SİZ DE KAZIKLANIN!
Sisteme katılmış biri, size, kendisine öğretildiği üzere “çok kazandıran bir iş var, sana söz vermiyorum (!) ama eğer kafana yatarsa beraber çalışabiliriz” derken, aslında şunu diyordur: “benim para kazanabilmem için seni ikna etmeye ihtiyacım var lütfen sen de bize katıl”.
Elbette bunu bu şekilde dile getirecek değildir. Çünkü “sana söz veremem” cümlesinin muhatap üzerindeki etkisi dahi hesaplanıp, ikna yönteminin bu ve benzer şekillerde yapılması, eğitim sisteminden geçenlere öğretilmiştir. Görüldüğü gibi sistemin eğitim şekli, kendi devamını sağlayabilmek için hizmetçilerine taktikler vermekten ibarettir. Üyeler bu taktikleri kendi arkadaşları ve dostları üzerinde deneyeceklerdir. Denilebilir ki, “insanlar bu gibi teknikleri kişisel gelişim kitaplarından öğrenip hayatlarında uygulayabilirler, bu salt quest’in sorunu değil”. Burada anlatmaya çalıştığımız quest.net’in modern zamanlarda türeyen kişisel gelişim, etkilime teknikleri, çekim yasası gibi sapkın metotlardan sonuna kadar beslenip eğitim sistemini bunlarla beraber inşa etmesidir. Quest.net, modern algının bu gibi tekniklerle oltaya geleceğini iyi bilir!
Sistemin üyeleri diyebilirler ki “biz kimseyi ikna etmeye çalışmıyoruz, sadece insanları davet ediyoruz, isteyen katılır isteyen katılmaz”. Oysa kendileri de bilmektedirler ki, para kazanabilmek için birilerini mutlaka ikna etmelidirler. Üstelik ikna ettiği kişi, sağlam (!), güvenilir (!), kendi ‘etkin çevre’sini bu sisteme katabilecek dirayette olmalıdır. Hatta ikna aşaması tamamlanıp denek (üye) sisteme girmeyi kabul ettiğinde, lideri ondan sisteme kaç kişi tanıtabileceğine dair sorular sorar. Ve günde/haftada bu işe ne kadar vakit ayırabileceğini söylemesini ister. (onlar taahhüt diyorlar) Çünkü bu aldığı bilgilere bağlı olarak lider altına baskı uygular. Eğitimlerde, liderlerden, sisteme yeni katılanlardan bu bilgileri edinmeleri özellikle vurgulanır. Böylece lider altına ne kadar baskı yapabileceğini ayarlar. Örneğin, üye haftada üç gününü ayıracağını söyledi ama bunu aksattı, lideri daha önce edinmiş olduğu ‘üç gün’ bilgisi neticesinde baskı uygular, onu uyarır. Sistem mimarları bunun neticelerini iyi bildiğinden “herkese verdiği söze göre baskı uygulayın” talimatı vererek hem baskı unsurunu işletir, hem bireyin bunalmasını engellemeye çalışır, hem de ‘söz vermek’ gibi ahlaki bir etkiden beslenir. Kendini ‘işinin patronu’ sanan zavallı üye, üstünde onlarca etkinin, yönlendirmenin, kullanılmanın, psikolojik çatışmanın farkında değildir. Gördüğümüz gibi sistem, birçok arka faktörü kullanarak her üyeyi sistemin sağlıklı çalışabilmesi için hizmet edecek düzeyde eğitmeye çalışır.
Beyni ofislerde quest.net fikirleriyle doldurulan birey, bir canlı bomba misali sokağa çıkar ve insanlara karışır, öğretildiği üzere pimi çeker (yani ikna tekniklerini uygular) ve kendiyle birlikte öbür dünyaya (quest.net’in para dolu gizemli mistik dünyasına) onlarca arkadaşını götürür!
Denilebilir ki, buradaki herkes kendi isteği ile bu sisteme girmiştir, onları kimse zorlamamıştır. Elbette deriz onlara, elbette; şeytan da kendine uyanlara yaptığı vaazda demiyor muydu: “ben size sadece vesvese verdim, sizi bu hale kendi nefsiniz düşürdü”.
Bu sistemde (eğitimi almış terbiye olmuş insanlar tarafından) size bir soru yöneltiliyor ya da bir yaklaşım biçimi tercih ediliyorsa, tüm bunlar daha önce üyelere ezberletilen şeylerdir. Her yaklaşım, her soru, her cevap neredeyse ezberletilmiştir. Bu konuda hiçbir fikrimiz olmasaydı dahi, tüm quest.net üyelerinin benzer davranışlar sergilediğinden bile anlayabilirdik. Sistem, çark işlerken, üyeler çarkın işlemesine katkıda bulunacak şekilde eğitilirken, sistemin nasıl işleyeceği konusunu kimsenin inisiyatifine bırakmaz. Yani sistem kendi varlığını korurken işini şansa bırakmaz, üyelerinin zekâlarına da güvenmez, böylelikle davranış biçimlerini ve stratejileri kendi belirleyip üyelerini buna göre eğitir. Ancak temel unsur ve yaklaşım biçimlerini ezberleyen lider, bir aşamadan sonra kendi metotlarını kullanabilir, gerek kalırsa!
ARKAMDA LİDERİM.. ÖNÜMDE DİRECT’LERİM.. RABITAM QUEST’E.. KENDİMDEN GEÇERİM..
Doğru kaynaktan bilgi almış ve sistemi özümsemiş liderler tarafından eğitilen herkes bilir ki bu iş (işe vakıf olmayan insanların zannettiği gibi) kolay bir iş değildir. Sistemin çarklarını kurulu düzene göre, senden istenildiği şekilde işletmen gerekir. Kimse (işi yalan yanlış öğrenmişler dışında) size azıcık çalışıp çok para kazanacağınızı söylemez. Çalışmadan para kazanacağını zanneden insanların türemesi network marketing sistemlerinin içinde quest.net için nadir bir durumdur. Çünkü quest.net bu algıyı başka algılarla değiştirmiştir ve zaten kısa zamanda para kazanamayan kişinin usanacağı ve sistemin çarkları bozulacağı gibi sonuçları olduğundan mantıklı da değildir. Ancak quest.net dışındaki network marketing sistemleri ‘kolay para’ meselesini iyi yönetememişlerdir. Quest.net zeki bir yapıdır, ‘bilginin tahrif edilmesini’ engellemek için üstün gayret gösterir. Onun stratejileri sistemin işleyişinin ana kaynağıdır ve kutsaldır. Tahrif olursa hidayete ulaştırmaz! (sistem işlemez!)
Gerçekten de zaman ayrılması, bilgilerin eksiksiz olarak alınıp aktarılması ve başka birçok fedakârlık yapılması gerekir, kazanabilmek için. Ancak ilk başta sizden az bir zaman ayırmanızın yeterli olacağını söylerler. Belli bir süre sonra daha fazla zaman ayırmanız gerektiğini hissedersiniz. Zaten aşamalar ilerledikçe ayırmanız gereken zaman dilimi fazlalaşır. Kişileriniz (direct) vardır, onların getirdiği kişiler (indirect) vardır, onların tanıtımları vardır. Sokak ağzıyla söylersek ‘direct’leriniz ‘indirect’lerinizi kafalarken ikna esnasında tecrübeli bir bilge olarak yol göstermeniz gerekmektedir. Lakin komik olan şey şudur, sisteme katılan kişiler, (şimdilik) kendileri için çalışmadıklarını, ikna ettikleri kişilerin kazanması için çalıştıklarını çokça söylerler. İkna edilen kişiler henüz toy olduklarından yeni kişileri iknada zorlanırlar, liderleri onlara yardım eder. Liderin kendi altlarına yardım etmesi için de, quest.net çift kollu ilerleyen bir yapı kurmuştur, üyenin birebir getirdiği kişi ile kişilerinin getirdiği kişiler (yani altlarının altı) arasında quest.net için bir fark yoktur.Sadece sistemin dengeli bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir. Yani asıl olan zaten budur, ne şekilde olursa olsun üye kendi çıkarı için çalışır. “kişilerime kazandırmak için çalışıyorum” lafı ise, insanların sisteme hizmet ederken kendilerini iyi hissetmeleri ve ihlâslı olmaları içindir! Bunun böyle olmadığını iddia edecek bir quest.net üyesi muhtemelen dersine iyi çalışmamıştır. Çünkü quest.net’in ağır toplarından ve ilklerinden Joo Fabrikas şöyle der: “eğer onlar için zaman ayırır ve onlara yardım ederseniz onlar da etkin çevrelerini getirirler”. Kişilerinize tüm vaktinizi ayırdığınızda onlara yardım ettiğinizde ‘ne olur’u anlatmaya çalışır Joo ve şöyle devam eder: “öyle kişileriniz var ki, tam anlamıyla bu işe inanmışlar ve bu iş için sürekli olarak çalışıyorlar, sizce bundan kim faydalanacak?”. Sonrasında cevap verir: “siz, elbette siz!”. Ve yine devamında W.I.F.M diye bir kavram atar ortaya Joo: “What’s in it for me?” yani: “bunda benim yararıma olan ne var?”
(bu “bunda benim yararıma olan ne var” yaklaşımına Dr. Ali Şeriati Utilitarizm –menfaat üstünlüğü ekolü- demiyor muydu?)
Ayrıca Joo Fabrikas ne kadar kapitalist olduğunu ispatlarcasına, ‘insanın her koşulda ilk önce kendini düşündüğünü’ iddia eder. İşte sistemin ham maddesi böyle maddeci, kapitalist, materyalist bir felsefedir. Ancak bunu böyle sunamayacaklarına göre ahlakla, erdemle, duygusal tepkilerle süslerler ve öylece sunarlar. Quest.net’in burada örneklerini verdiğimizden çok daha fazla hatta yüzlerce böyle materyalist yaklaşımı vardır. Bunları teker teker anlatmak gereksiz olacağından ve asıl maksat anlaşıldığından bu kadarla yetindik.
Bu arada birçok yerde bahsettiğimiz ‘etkin çevre’nin ne demek olduğunu da açıklayalım. Henüz konuya yabancı olanlar da anlayabilsin ve anlatmak için de yine sevgili (!) Joo Fabrikas’a başvuralım bakalım neler diyor: “sen iyidir dersen ben de kabul ederim, diyenler etkin çevredir.” (circle of influence)
Kime karşı kimi kullanıyorlar, olayın vahametini fark ediyor musunuz?
Üyeler kişilerine yardım edip onların yeni kişiler getirmesine vesile olmazsa sistem işleyemez ve bunun yolunu şöyle tıkarlar daha doğrusu Joo şöyle itiraf eder: “Eğer bu işten para kazanmak istiyorsanız kendinizi unutun, organizasyonunuzu düşünün, liderinizi düşünün”. Sanıyor musunuz ki Joo ahlaklı bir şey söylüyor, hayır, sistemin olmazsa olmazını fark etmeden itiraf ediyor. Joo tatlı bir elemandır, onu seviyorum (!), ileride “liderinize rabıta edin” falan diyebilir. Çünkü quest.net için lider gerçekten önemlidir. Aydınlanmış ve inanmış kişilik, insanları tecrübesiyle aydınlatır yeni aydınlar (muhafızlar) türetir. Yeni türeyen (üretilen) muhafızlar olmazsa sistem nasıl işleyebilir?
OFİSE GEL İRŞAD OL HATMEYE KATIL MÜRŞİT (para) GÖR!
Bir de ofis olayı var tabi! Ev ofislerde (home office) cemaatleştikleri için quest.netçileri eleştiren insanlar gördüm, bu noktadaki eleştiriler yersiz olsa gerektir. Quest.net salt iş olarak işlemez, eğitim en önemli şeydir, iş: eğitimdir, çünkü ürün: insandır. Sistemde ürün olmadığını, ürün diye bahsedilen şeyin aslında insan yani üye olduğunu ilerleyen safhalarda anlatacağız. Ev ofisler bir zaruret üzerine doğmuştur. İnsanların terbiye edilmesi için gerekli eğitim kafe gibi ortamlarda uluorta verilemez. Dershane gibi bir yere ihtiyaçları vardır. Yeni gelen, henüz işi bilmeyen kişiye yapılacak olan tanıtım için sessiz sakin bir odaya ihtiyaç vardır.
Sen, tanıtımı yapan kişi ve seni oraya getiren sevgilin arkadaşın odaya girdiğinizde; sevgili arkadaşın yanına tanıtımı yapacak kişi karşına oturduğunda; ortanızda bir masa ve masanın üzerinde sürahi ile bir bardak su bulundurduklarında; telefonların sesini kapatıp mübarek (!) eğitime (tanıtım) başladığınızda; ortamın maneviyatına (!) kapılıp gittiğinizde; tanıtım ilerledikçe içinizdeki para ve kazanma aşkı kalbinizi kaburgalarınıza dayayıp dışarı fırlaması için zorladığında, ortalık sessiz ve sakin olmalıdır. Bunun için ofis idealdir. Ama şart değildir (global stratejiye göre). Evlerde toplanıp toplu tanıtımlar yapılabilir.
Ofisler için farklı stratejiler geliştirmişlerdir. İşleyiş ve mekanizma yine belirli bir amaçla belirli bir kurallar bütününe göre yapılmaktadır. Bir ofiste bir liderin altları belli bir sayıdan sonra farklı kollar halinde ofisler açabilirler. Elbette liderlerinin gözetiminde…
QUEST.NET NE ALIR NE SATAR?
Bir diğer yanılgı da quest.net’in bir şeyler sattığı efsanesidir. (“aha işte şimdi çuvalladın” dediğinizi duyar gibiyim, acele etmeyin) Bilindiği gibi, bir çok ülkede somut bir karşılığı olmaksızın (hizmet yahut nesne) yapılan network marketing ticareti (ticaret mi dedim, özür dilerim) yasaktır. Ayrıca ürün olmaksızın yapılan ticaret İslam’da da yasaklanmıştır. Böyle iki büyük engelleyici unsur varken elbette ki network marketing sistemleri ürünsüz piyasaya çıkamazlar. Sizden aldıkları paranın karşılığı olarak bir ürün vermeleri gerekir. Ayrıca böyle yaparak birçok eleştiri noktasını da tıkamış olurlar.
Evet, quest.net de üye olurken bazı ürünleri size (güya) satar. Lakin bu ürün satma olayı yukarıda bahsetmiş olduğum sebeplerden dolayı var olan bir etkendir. Asıl olan insandır, yani üyedir. Quest.net sistemine daha çok insan katmak ister, daha çok ürün satmak değil. (itirazı olan?)
Bunu her sisteme katılan bilir. Ancak nedense bunu bir türlü kabul etmezler. (aslında hiçbir şeyi kabul etmezler, bunun sebebini ‘düşünme’ ve ‘training’ bölümünde anlattım)
Quest.net ürün odaklı bir firma olsaydı, üyelerine (muhafızlarına) insanları nasıl etkileyeceklerini (kandıracaklarını), ne gibi taktiklerle saldıracaklarını, hangi şeytanca yöntemlerle insanları sisteme katacaklarını değil; ürünleri nasıl pazarlayacaklarını anlatırdı. Quest.net gerçekten ürün satsaydı, üyelerine; ürünlerinin nasıl güzel olduğunu, ödediğiniz paraya ne de çok değdiğini, ne kadar kaliteli ve sağlam olduklarını anlatırlardı seminerlerinde. Ki üyeler bunları bilsin ve insanlara satarken bu bilgileri kullansın. Oysa quest.net eğitimlerinde ürünlerin yeri yoktur. Tanıtımda ürünler hakkında verilen fiyat ve bilgiler üstünkörüdür. Biz burada ürünlerin verilen ücrete değip değmediğini tartışmıyoruz, bu göreceli bir kavramdır, alınan ürün o fiyat etse de etmese de quest.net’in meselesinin ürün satmaktan öte olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, lüks tüketim mallarını ihtiyacı olmayan insanlara satmak gayri ahlaki bir durum olduğu gibi ayrıca da caiz değildir. (bu konuda Hayrettin Karaman hocanın fetvasına bakabilirsiniz)
Quest.net için ürünlerin bir önemi olmadığı gibi, sisteme katılan kişiler için de bir önemi yoktur. Sisteme hiçbir kimse sadece ürün almak için katılmaz. Sisteme katılmak için ürün alır. Bu sisteme girip çok para kazanacağına inanan insanlara eğer ürün vermemiş olsaydınız yine de sisteme katılırlardı, öyle ya, verdiği paradan çok daha fazlasını kazanacaktır nasıl olsa! Bu açıdan bakıldığı zaman zaten ürün versinler ya da vermesinler sisteme katılmamak aptallıktır, nihayetinde ucunda çokça para vardır. (bu arada, quest.net üyelerine; sistemi kabul etmeyen, sistem hakkında kötü konuşan insanlardan uzak durulması gerektiğini çünkü onların negatif insan olduğunu söyler. Zeki sistem bir çırpıda bizi negatif insan olarak etiketlemiş bizden uzak durmuştur, sevgili arkadaşımızdan da bunu istemektedir. Umarım bu taktik kadim bir dostluk anlayışı olan Türk insanında işlemez)
Quest.net üyelerinin internet ortamında tartışmalarda çokça kullandıkları bir söz vardır: “isteyen gelir, isteyen gelmez, zaten herkesin gelmemesi daha iyi, herkes gelse biz nasıl kazanalım”. Türkiye’de buna benzer onlarca söz ve davranış gelişmiştir. Genellikle sorulan sorulara ya da yapılan eleştirilere cevap vermek için zamanla doğal olarak türetilmiştir bu fikirler. Oysa bu fikir quest.net’in fikri değildir, derslerine biraz çalışmış olsalar quest.net itikadına da uymadığını görürler. Öyle olsa insanları ikna için kullanacağınız onca teknikleri size neden öğretsinlerdi? Şirketin fikirlerini özümsemişseniz ve iman etmişseniz, organizasyonunuza daha çok kişi katmak için çalışırsınız. Şirketin de öngördüğü budur ve sizden bunu ister. Ve herkes organizasyonuna daha çok kişi katmak için çalışır. (siz “kişilerime yardım ediyorum” demeye devam edebilirsiniz) Quest.net küçük planda sizden ‘etkin çevre’nizi getirmenizi ister. Büyük resme bakarsak milyonlarca kişinin ‘etkin çevresi’ demek, herkes demektir. Yani quest.net sizden ‘etkin çevre’nizi isterken aslında herkesi istiyordur. (“hayır canım, biz on sekiz yaşından küçükleri ve ‘etkin çevre’si mezar taşı olanları kurban etmiyoruz” mu dediniz? Anladım, küçüklerle ve ölülerle çalışmak resmi prosedüre uymuyor değil mi?)
Eğitimlerde ürünle alakalı dersler olmamakla birlikte, üyelere tanıtımlarda yanlarında ürün bulundurmamaları tavsiye edilir. (evet, ciddiyim) Böylelikle hem ürünlerle ilgili detay ve dertlerden kurtulacaklar hem de asıl önemli olan şeye odaklanmaları daha rahat olacaktır: mesele ürün değildir, sisteme katılmaktır.
Quest.net’in sermayesi domates/patates/saat/kolye/altın değildir, insandır. Quest.net antika saatleri nasıl depolayacağını düşünmez, insanları evlerde/ofislerde nasıl toplayacağını düşünür. Quest.net tatil paketlerinde oluşabilecek aksaklıkları değil, eğitilen insanların yeterince iyi terbiye edilememesini dert eder. Quest.net bir ürünü nasıl satacağınız konusunda değil, bir insanı nasıl ikna edeceğiniz konusunda size eğitim verir.
Anlayacağınız üzere quest.net’de ürünün bir yeri ve anlamı yoktur, var olması gerektiği için vardır. Quest.net’in ürünleri ve sermayesi insandır. O yüzden her üye aslında bir üründür! (Kemale ermiş ürünlere ‘lider’ denir)
Ürünle bir alakası bulunması münasebetiyle Türkiye’de Network Marketing’in bir yaklaşımını da burada zikredelim. Network Marketing kavramını açıklarlarken “network marketing reklam yapmaz, reklama vereceği parayı üyelerine komisyon olarak verir” diyorlar. Quest.net’in reklam vermiş olma ihtimalini düşünsek karşımıza komik hikayeler çıkacaktır, böyle bir şey zaten mümkün değildir. “Şu fiyata kol saati satıyoruz” mu diyecekler? Satmak istedikleri bir ürün olsa, zaten reklamını yapar ve satarlar. Peki şöyle mi reklam verecekler: “sisteme gelin üç-üç yapın 250 dolar kazanın”. Ne kadar komik değil mi? Network Marketing sistemleri zaten marka bilinirliğini ve güvenirliğini artırmaktan başka bir amaç için reklam veremezler, böyle bir şey elbette saçma olur, çünkü dertleri (birçoğunun) ürün satmak değildir, insan toplamaktır. Ürün, insandır… Quest.net’in futbol takımlarına sponsor olması ve benzeri gibi durumlar da söylediklerimizi teyit eder niteliktedir. Hayal edemeyeceğimiz kadar parayı bu işlere harcamalarının sebebi elbette tüm dünyada güvenilir imajı elde edebilmeleri içindir. Tanıtımlarda bu sponsorluklardan elde edilen imaj kullanılır, quest.net’in güvenilirliğini artırmak için bir argümandır sadece bu, ikna etmeyi kolaylaştıran…
DÜŞÜNMENE GEREK YOK EMREDİLENİ YAP YETER!
Şimdi size quest.net’in eğitimlerde kullandığı “yarınların liderleri bugün yetişir” başlıklı bir metni noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
“Training ile Teaching in farkı; Teaching öğretmektir. Bu belirli bir zamanda başlar ve belirli bir zamanda biter. Ama Training eğitmektir ki bunun zamanı yoktur, sürekli tekrarı vardır. Neden yarınların liderlerine bugün eğitim veririz? Eğer bugün kendi kişilerimize doğru eğitim vermezsek yarın organizasyonumuz büyüdüğünde kişilerin çoğu düzgün eğitim almayacak ve sistemde sorunlar çıkabilecektir. Eğitimde niyet kişilerin daima eğitim veren kişiden daha ileri olmalarını sağlamaktır. Dolayısıyla iyi bir lider tüm tecrübelerini tam olarak kendinden sonrakilere aktarmalıdır.”
Görüldüğü gibi quest.net üyelerine teaching (öğretmek) ile değil de training (eğitmek) ile yaklaştığını söylüyor. Eğitmek; ezberletmek demektir, sorgusuz sualsiz, tekrar ettirmek, ezberletmek! Sadece sizi nerede ve nasıl davranmanız gerektiği konusunda terbiye ederler, sistemi sorgulamak, konumunuzu, kendinizi sorgulamak onların işine gelmez. Ve zaten eğitim (bir manası da terbiye demektir) ‘nasıl’ sorusuna cevap verir; öğretim ise ‘neden’ sorusuna…
Bu işi neden yapıyorum, kim için yapıyorum, yaparken iç dünyamda ve dış dünyamda neler oluyor, kimlere hizmet ediyorum; bana ezberlettikleri gibi “kişilerime yardım ediyorum” derken tutarlı mıyım, yoksa kendimi mi kandırıyorum; bana “arkadaşlarınızın bu işe sizden daha çok ihtiyaçları var” derlerken ne demek istiyorlardı; benden ‘etkin çevre’mi isterlerken yakın arkadaşlarımı, babamı, annemi, kardeşlerimi, dostlarımı daha kolay ikna edebileceğimi biliyor olabilirler mi, onların sadece bir sözümle bu sisteme gelebileceğini hesaplamış bir zekanın mı hizmetindeyim, ve benzeri soruları sormak zaten training (ezberletme) aşamasından geçmiş insanların işi değildir. Training (ezberletme) tarzı eğitim neticesinde üyeler sadece kendilerini öğretileni yapacaklardır, nasıl terbiye edilmişlerse öyle davranacaklardır. Şimdi bu bilgiler neticesinde, Pathman’ın soru soran insanlara nasıl davranılması gerektiğini anlatan mutaassıp düşünmeksizin yaptığı konuşma; neden sistemin üyelerine ‘muhafız’ dediğimiz; neden üyelerin körü körüne itaat ettikleri ve neden benzer davranışlar sergiledikleri daha da anlaşılır oldu. Tekrar edelim mi: (quest.net tercihi) training “nasıl” sorusuna, teaching ise “neden” sorusuna cevap verir!
(“ama bizimde nedenlerimiz var, pathman öğretti, bizimde hayallerimiz çalışma nedenimiz” mi dediniz? O halde bu kısmı anlaya anlaya derinlemesine birkaç kere daha okuyunuz ve Shiraz’dan A’bdou Habib Ghandoura dinleyiniz, An Evening In Beirut albümünde bulabilirsiniz)
MODERN OL DEĞİŞTİR DÜŞÜNCENİ AMA DÜŞÜNME GERİSİNİ
Elbette buraya kadar anlattığımız birçok şeyi, deşifre ettiğimiz birçok yaklaşımı, quest.net yeni üyelerine türlü metotlarla sunmaktadır. Hem şirket politikaları için geçerli hem de Türkiye’deki quest.net muhafızları için geçerli birçok kalıp vardır. Fikriyatlarını bunlar üzerinden temellendirirler. Ya da insanları bunlar üzerinden kandırırlar. Örneğin: “artık dünya değişti, bu yüzyılın ticaret şekli network marketing’dir” veya “network marketing geleceğin mesleği, son zamanların en popüler ve en kazandıran işidir” gibi söylemler vardır. Bunlar, üzerinde düşünülmeden direk kabul edilir ve aktarılır. Oysa, network marketing ne kadar yaygınlaşır ve popülerleşirse o kadar da tekelleşme olur, zaten bozuk olan güç ve para dengesi iyice bozulur. Network Marketing insanların bir şirket adına (ya da birkaç şirket) çalışıp, o sisteme yeni insanlar katmasıdır ve yeni insanların da başka yeni insanlar katmasıdır, böylelikle sınırsız olarak ilerleyerek tüm herkesi içine dahil etmeyi amaçlar. Herkesin fark edebileceği gibi bu, milyonlarca insanın birbirini kandırıp sisteme katarak şirkete para kazandırmasıdır. Güçte ve parada tekelleşen firmaların kölesi olmaktır. Kapitalist sistemde tekelleşmenin olması gayet doğaldır ama Network Marketing kapitalizmin zirve noktasıdır. Kapitalizmin gerekliliklerini yerine getirmekle ve hızlı sömürü gücüyle ‘geleceğin mesleği’ (!) network marketingler aynı zamanda işgal gücüdür. Ancak görüldüğü gibi bu popüler kavramlar ve yaklaşımlar anlaşılmadan iyi, ahlaklı ve güzel zannedilmiştir. Network Marketing geleceğin mesleği Networker ise geleceğin tüccarıdır, öyle mi? Oysa Networker “özelleştirilmiş insan”dır. (bkz. Özelleştirme)
Düşüncelerimiz ya kadim bir gelenekten beslenir ya da modern bir etkileşimden. Quest.net için zaten kadim olan her şeyi reddetmek gereklidir, ancak modern etkileşimlerden de kendisine uymayan şeyleri reddettiği olur. Bir fikir, bir yaklaşım kendine uymuyorsa; kurduğu sistematiğe engel oluyorsa; sistemine katmak istediği insanların zihinleri ve düşüncelerini bunlar, yani kendi işine gelmeyen şeyler belirliyorsa, tüm bunları değiştirmeye yeltenir. Her şeyi sistemin işleyebilmesi için yontarken insan zihni ve düşüncesini de yontmaları gereklidir. Aksi halde, henüz fikri birliktelik sağlanmamış insanın orduya nasıl katkısı olabilir? İşte bu yüzden, sistem kendi menfaatine uymayan fikriyatı bir başkasıyla değiştirmek üzere üyelerine eğitim verir. Buna “Paradigm Shifts” derler. Yani “Düşünceleri Değiştirmek”. Üyelere, ticaretin yapılış şeklinden insanlara yaklaşımına kadar birçok noktada klasik metotlardan kurtulmaları ve düşüncelerini değiştirmeleri söylenir. Sadece düşüncelerini değiştirmeleri söylenir, düşünmeleri değil. Üye; sorgusuz sualsiz düşüncelerini değiştirir, hayranlıkla sistem mimarlarının tekniklerini dinler, eğitimlerde bu şeytanca ticaret bilgileri karşısında mest olur. Mest oldukça canına dişine takar çalışır, çalıştıkça insanları sisteme katar, liderleri sayesinde sisteme kattığı insanlar da mest olur, onlar da çalışırlar; biraz para kazanır, para kazandıkça imanı kuvvetlenir. Ve zamanla ihlas mertebesine ulaştığında ona lider (üstün muhafız) derler, e tabi biraz da yetenek olmalıdır… Bunların hepsi bir zekâ tarafından (quest.net) sistematik olarak kurgulanmıştır. Bu yeni köle sistemi, denildiğine göre yeni yüzyılın mesleği imiş. Network Marketing uzun yıllardır var, ama böyle bir köle sisteminin geleceğin mesleği olması konusunda net fikir sahibi değiliz, dedikleri gibi köle sistemi revaç bulabilir, kendi kendine yok olup gidebilir de… Zira haklı olmamız kazanacağımız anlamına gelmez. Tıpkı bu yazıyı yazmakla kaybedebileceğim birçok şey olduğunu bilmem gibi…
EVE DÖNERKEN
Sistemi savunan üyeler de sistemi reddeden insanlar da tüm bunları sistem hakkında yeterli bir bilgileri olmaksızın yapıyorlar. Televizyonda ve internette bu sistem anlaşılmadan tartışılıyor, övülüyor veya reddediliyor. Bu yazıyı yazmama sebep olan etkenlerden biri budur. Bir diğeri ise, Quest.net’in son zamanlarda hızlıca yayılması ile birlikte birçok insanın, alimlere, hocalara bu konu hakkında fetva sormalarıdır. Ancak problem şu ki, bu sistemler şeffaf değildir, üyeye verilen bilgi az ve sınırlıdır. Sistemin yapısı ve nasıl işlediği şematik olarak anlatılır. İnsanlar da bildikleri bu kadar bilgi ile hocalara başvurmaktadırlar. Bu kadar bilgi ile ne konu anlaşılabilir ne de üzerinde düşünülebilir. Olayın künhüne vakıf olmak gerekir. Biz ise, işin derinine inerek aslında neyin ne olduğunu anlatmaya çalıştık elimizden geldiğince. Kimseyi haddinden fazla rencide etmemek için asli üslubumuz olmasına rağmen bizim için zor olsa da ironiden kaçabildiğimiz kadar kaçtık, ancak yer yer parantez içlerinde ve başlıklarda az da olsa kendini mecburen gösterdi. Sistem hakkında bahsederken söylentilerden, hurafelerden ve ehil olmayan insanların sözünden sakındık. Quest.net adına resmi olarak konuşan insanların (belgeli ve delilli) yaklaşımlardan, tekniklerinden ve yazılarından faydalanarak hazırladık bu yazıyı. Bu sebeple anlattığımız şeyleri burada biz uydurmadık, ya da sistemin üyelerinin sözlerine bakarak üzerinde konuşmadık. Ancak bilgileri quest.net eğitimlerinden ve quest.net adına konuşabilecek salahiyette olan v-team eğitimcilerinden aldık. Bazı yerlerde Türkiye’deki üyelerin genel tavırlarından bahsettiğimiz de oldu, ancak orada da bunu belirttik. Bahsettiğimiz konulardan hiç haberi olmayan quest.net üyeleri olabilir, bu ancak o kişinin yaptığı işi yeterince bilmediğini gösterir ya da bu bilgileri alabilecek bir seviyeye henüz gelmediğini. Bizim edindiğimiz ve açıklama gayreti içine girdiğimiz bilgiler sahihtir.
Daha önce de dediğimiz gibi quest.net şeffaf bir şirket değildir. Bu sebeple henüz ulaşamadığımız birçok bilgi vardır. Ancak elbette biz de yazının fazla uzaması ve meramın bu kadarla anlaşılıyor olması sebebi ile bildiğimizin ancak bir kısmını anlattık.
Bu yazının muhatabı ister sistemin üyesi olsun ister muhalifi olsun bu işin anlamını ve içyüzünü merak eden mütedeyyin insanlardır. Anlattıklarımızla alakası olmayan, zaten erdem, ahlak ve insanlık gibi hasletleri umursamayan, ne olursa olsun ancak para kazanmak uğruna savaşan insanlar muhatabımız değildir. Anlattıklarımız düşünmenin, derin düşünmenin ve bununla beraber ahlaklı düşünmenin üzerine kurulu olduğundan “ne olursa olsun fark etmez” diyen insanlar için zaten bir işe yaramayacaktır, onlar için neyin ne olduğu önemli değil neyin ne kadar kazandırdığı önemlidir.
Yazının amacı insanları yolundan döndürmek değil, ne yaptıklarını bilmelerini sağlamaktır. Sistem üyeleri için yer yer “muhafız”, “ürün”, “denek” dememiz quest.net’in kendi üyelerine bakış açısını anlatmak içindir. Yine de zarureten kullandığımız için, eğer okumakta olan sistem üyesi varsa özür dileriz.
Bu yazıyı hazırlamaya başlarken internette quest.net hakkında üretilmiş olan tüm bilgileri okumaya çalıştık. Meselenin etrafında dolaşan basit polemik soruları sormak yerine işin özüne ve derununa dair şeyler anlatan bir üslup belirledik.
Bir de yazıyı yazarken bol bol Jamal Slitine’den Hobbi Lak, Niyaz’dan Hejran, Ahmed Kaabour’dan Beirut Ya Beirut, Koptu Kervan’dan Bhala Ksika, Savina Yannatou’dan To Yasemi-Cyprus, Vampire Weekend’den Walcott dinledik.
Abdullah Kibritçi – 22 Ocak 2010 – İstanbul
Eğer yazıya katkıda bulunabilecek ya da eleştirebilecek bir yorum yazacaksanız, yazacağınız yorum tutarlı, anlaşılır, zihnimizi açacak bilgileri muhteva eden, demagojiden uzak bir yorum olmalıdır. Bu şartlara uymayan, sadece cevap vermiş olmak için yazılan sığ yorumlar onaylanmaz. Ayrıca “çok güzel bir yazı olmuş” ya da “böö berbat olmuş” gibi olaya katkısı olmayan saçma yorumlar da onaylanmayacaktır.





bunun doğru olduğunu yararlı olduğunu savunan arkadaşlara sorum:aga bu nedir?buradaki bu nedir sorusunun cevabını merak ettiğimden değil zaten bunu biliyorum.yok NM yi yanlış lanse ediyosunuz falan filan.size sorum:aga siz ne iş yapıyosunuz mesleğiniz ne bu sorulara cevap verebiliyo musunuz ya da ne biliyim biri size ne satıyosunuz diye sorduğunda güven satıyoruz insan kazanıyoruz sonra gidip kazandığımız insanları ve güveni sarraf da bozdurup karşılığında para mı alıyoruz diyosunuz?böyle bir iş mi yaptığınız?bana 3000 ver ne biliyim yoksa 5000 ver sonra arkadaşlarınız versin aynısından burda bir sinerji yaratalım mevzusu değil mi bu?NM nin yararlı bişey olduğunu savunan arkadaşların yazılarını okudum işle ilgili bir tane bilgi vermemişler sadece olumsuz yorum yapanlara bir şey bilmiyorsunuz demişler eyvallah birşey bilmiyolar tamam ama bi düşünün bakalım bazen cahil olmak bilinçli bir cahil olmak daha doğru değilmidir.şimdi bilinçli cahil sıfatına takılıp koca yazı da buna dikkat çekenler o ne demek diyip konuyu dağıtmaya çalışacaklar o şu demek kardeşim kapitalizmin öncüsü olan bankalar zamanında başlatıp hala devam eden kredi kartlarını bize çakmadılar mı bunu modern ve gelişen dünyanın bir ürünü gibi gösterip herkese türlü reklam ve pazarlama yöntemleriyle dağıtmadılar mı ve kredi kartını savunanlar bilinçli kullanıldığı sürece çok iyi bişey aslında diyolar e zaten onları bize çakan insanlar bunu düşünerek mi veriyolar sanki bilinçli kullanamayacak olan bir kitlenin varlığını bildikleri için tabiki hedef kitle bilinçsiz insan.bilinçli insan ise bu konuya cahil kalıp nakit para çalışır biz de kardeşim diyen adam…yani en azından hadi kredi kartın da harcama yapıyosun eyvallah onda iş sadece faiz havuzu.ee kardeşim sizin bu namı değer NM ciler size ne veriyo ben size söylim fakirden alıp zengine veriyo hani diyosunuz ya çakmaları türedi yok kardeşim onun orjinal ismi ÇAKMA ROBİN HOOD zaten…
hayrdr arkadaşlar herkes bişiler der olmuş buralarada bu işe girmek 3.5 bin bu işi kötüler olmuşlar sizi kandırmışlar evet sizle konusan insanlar size komisyon gözüyle baktı sanırım bu işi hak edenler yapıyo ve birilerinin hayatını gercekten değiştirmek isteyenler yapıyo sizi sanırım gel bi ürün al zengin ol diye kandırmıslar kesin öyle değil bu iş arkadaşlar bi ürün al giriş yap ve bu ürünü iki kişiye daha sat deiğil arkadaslar fedakar ol bir ürün al ve düşünceli ol bu ürünü iki kişiye tavsiye et bu iş böyle yapılır kimseye yalvararak yapılmaz sizi cagıan insanlar yanlış olmalı bence gerçi onu dahil eden arkadasıda nerden bilsinki kapasitesi yok beş parmağın beşide bir değil oda var nyse hayrlısı olsun ama bilmediğiniz işide kötülemeyin arkadaşlar k.i.bakın
:)
Görüşmelere bakılsa, Dünya’nın sekizince harikası Qnet dersiniz. Çok çalışanların (kandıranların) para kazanabileceği doğru. Ancak pis bir kısır döngü. Para kazanacağım diyerek tek yapılan birilerinin cebini doldurmak. Kapitalizmin tam göbeği :)
Bana göre tek faydası öz güveni artırması, insanlarla diyaloğu geliştirmesi ve yalan söyleme, kandırma becerisi kazandırması. Ancak insan olan kişiyi bencil, paragöz bir canlı yapması da en büyük eksisi.
Para için mi yaşıyorum yoksa yaşamak için mi para kazanıyorum. Önce bu soruya cevap verilmeli :)
Şimdi, hepinizi yirin. Sağlıcakla kalın.
şerefsizler sakın inanmayın herkezi kandırıyorlar 6000 dolar verdik allah biliyo bu dünyada olmazsa öbür dünyada seni bulacam…………..
boş iişler bunlar..1 seneye yakın yaptım bu işi ve sadece kazandıgım para 280 dolar..
arkdaşlar benden size tavsiye olsun
keislikle bu tip şeylere kanıpta gitmeyin
1980 yıllarda titan vardı 1990 yılardada saadett zinciri vardı.
başalrındakilerin hepside parayı vurup kaçtılar
size diyeceklerki qesnet. öyle değil paranın karşılığında
ürün veriyor. başka türlü kandıramıyorlar. ürünü ortaya çıkarıyrolar.
ben tam 8 ay yaptım bu işi ne attakiler para kazanıyrodu nede üstekiler.
ofsilerde milleti tutarak beyin yıkamaya başlarsınız bu iş bu kadar güzel bir iştide
neden baştakileri toplayıp içeri aldıalr.
bende bu saçmalığa gecen sene girdim
şirinevlerde ne kadar ofis varsa hepsi kapattı.
hep yalan dolan şimdi kimse kalmadı.
slm benim amacı nasıl güvenme laz ım bu kişiler nasıl anlam lazım kaşımdaki insan nasıl güvenim oray gitdim zaman ne soruma lazım bu iş güvenlimi deme lazım yada bana nasıl ispatlıcak düşünceleriniz bekliyorum…
alın ulan okuyun
Bakanlıktan “Ouest.Net” uyarısı…
12.04.2011 14:57:39
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Quest.Net sisteminin isim değiştirerek “Qnet” adı altında faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, vatandaşları bu konuda uyardı…
Bilindiği üzere 2010 yılı içerisinde, “Quest.Net International Limited’in” Türkiye’deki faaliyetleri hakkında Bakanlığımız Kontrolörleri tarafından yapılan inceleme ve denetim çalışmaları sonucunda firmanın Türkiye’deki faaliyetlerinin yasalara aykırı amaç taşıyan piramit bir sistem olduğu tespit edilmiş ve ilgililer hakkında “Nitelikli Dolandırıcılık” suçu nedeniyle hazırlanan suç duyurusu raporu ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek ilgililer hakkında Savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca söz konusu firma hakkında mevzuata aykırılıklar nedeniyle 3.640.236TL idari para cezası uygulanmıştır.
Sözkonusu sistem hakkında ilk olarak 26.05.2010, daha sonra da 10.01.2011 tarihinde basın duyurusu yapılarak vatandaşlarımız dikkatli olmaları hususunda uyarılmıştır. Sözkonusu basın duyurularında özetle; Çok katmanlı satış alanında faaliyet göstermek için herhangi bir Bakanlıktan herhangi bir ruhsat ya da izin alınmasının zorunlu olmadığı, bu tür bir faaliyetin limited ya da anonim şirket kurularak organize edilmesinin Bakanlığımızdan izin alındığı anlamına gelmediği ve Bakanlığımızın ya da başka bir kamu kurumunun bu tür bir faaliyete izin verme yetkisinin de bulunmadığı ve serbest piyasa kuralları içerisinde hareket edildiği belirtilerek sistem hakkında tüketicilerimize ayrıntılı bilgi verilmiştir.
Quest.Net sisteminin ad değiştirerek “Qnet” adı altında faaliyet gösterdiği, bu sisteme üye çok sayıda vatandaşımızın olduğu, söz konusu sistemin ülkemizde “QNet Promosyon Pazarlama ve Turizm Ltd. Şti.” tarafından idare edildiği yönünde iddialar bulunmaktadır. Ayrıca, Quest.net’in Türkiye faaliyetlerinin durdurulmasını müteakip sistemin “qnet” olarak yeniden faaliyet göstermek için çalışmalara başladığı yönünde çeşitli basın organlarında haberler yer almıştır. Konuyla ilgili “QNet Promosyon Pazarlama ve Turizm Ltd. Şti.” tarafından Bakanlığımıza gönderilen yazılı açıklamada; şirketin 18 Aralık 2010 tarihi itibariyle ticari faaliyete başladığı ve yurtdışı merkezli “QNet Limited şirketi “ve/veya kendisini bu şirketin bağımsız temsilcisi olarak tanıtan kişilerle hiçbir bağı olmadığı, bu doğrultuda “QNet Promosyon Pazarlama ve Turizm Ltd. Şti.” ile Türkçe ve yazılı olarak düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmış bir sözleşmeye sahip olmayanların herhangi bir hak iddia edemeyecekleri yönünde bilgi verilmiştir.
Qnet’le ilgili bu güne kadar Bakanlığımıza herhangi bir yazılı tüketici şikayeti ulaşmamasına rağmen basında yer alan haberler ve vatandaşlarımızdan gelen telefonlar ihbar kabul edilerek denetim yapılması amacıyla sözkonusu firma hakkında 21.02.2011 tarih 2011/74 sayılı denetim onayı alınarak denetim süreci başlatılmıştır.
Ancak, Ülkemizde network marketing sistemini düzenleyen veya yasaklayan özel bir düzenleme olmaması nedeniyle, network marketing şirketlerinin ülkemizdeki faaliyetleri uygun düştüğü ölçüde, 4077 sayılı Kanunun Kapıdan Satışlar ve Mesafeli Sözleşmelerle ilgili madde hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu açısından suç teşkil eden bir durum tespit edildiği takdirde ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkların suç duyurusunda bulunulmaktadır. Bu doğrultuda yapılacak olan denetimi müteakip, firmanın faaliyetlerinde herhangi bir aykırılık var ise Quest.net’te olduğu gibi “qnet” hakkında da gerekli yasal işlem yapılacaktır. Ancak, yasal olarak kurulmuş olan bir şirketin Bakanlığımızca kapatılması veya faaliyetlerinin durdurulması gibi bir yetkimiz bulunmamaktadır. Dolayısıyla Bakanlığımızın sözkonusu faaliyetlere izin vermesi veya göz yumması gibi bir durum sözkonusu değildir. Ayrıca, sisteme katılacak olan vatandaşlarımızın daha önce Bakanlığımızca yapılmış olan ve halen “sanayi.gov.tr” adresinde bulunan Basın bültenlerini inceleyerek karar vermeleri mağduriyet yaşamamaları açısından lehlerine olacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bu saçmalığı bana da arkadaşım anlatmıştı yiğenleriydi akrabalarıydı arkadaşlarıydı derken 30 kişiyi rahat topladı beni bi türlü ikna edemeyince yanında ağzı laf yapan elemanları getirmeye başladı bıkmadan usanmadan her gün ballandıra ballandıra falanca şu kadar kazandı falanca şu arabayı aldı diye anlatıp durdular sonrasın da arkadaşım tamam bi kere olsun büroya gel yetkiliyle görüş kararını öyle ver bi daha ısrar etmeyeceğim dedi gittik adam başladı anlatmaya kısa bi hesapla 6 ay da zengin oluyordum :) netten baya bi araştırdım arkadaşın üyeliğiyle Quest net in sitesine girip kıytırık ürünleri inceledim vs komik tarafı ise sisteme giren herkesin Verisign tarafından sigortalandığı ve kötü bi durum da üye olurken ödenen paranın geri verileceği söylendi :) arkadaşımı vazgeçirmeye çalıştım yol yakınken dön dedim bu kadar insan sana güvenip para yatırıyolar ki aralarında kredi kartından çekip tefeciden para alıp girenler var inancımıza ters düştüğünü ve bu insanların vebalini taşıdığını anlattım her fırsatta o ise tam aksini savundu olmadı camiye gittik imama durumu anlatık böyle böyle her iki tarafı dinledikten sonra bu konuda bilgi sahibi olduğunu bizden başka bi çok kişinin de aynı şeyi sorduğunu ve bunun üzerine insanları yanlış yönlendirmemek adına konuyu araştırdığını anlattı verilen ürünün ödenen paraya denk gelmemesi ve alınan ürünün ihtiyaç olduğu için değil de sadece sisteme girebilmek için bu paranın ödendiğini söyledi şüpheli şeylerden uzak durmamızı ve bu mevzuya sıcak bakmadığını söyledi tabi yine ikna olmadılar ve bu hoca bişi bilmiyo yav deyip geçiştirdiler sisteme girmediğim için arkadaşımla aramız bozuldu aradan bi kaç ay geçti yolda karşılaştık Quest Net ten ayrılıp başka bi işe girdiğini anlattı (sistem aynı isim farklı ) tek bi soru sordum çevrendeki insanlar sana güvenerek paralarını kaybettiler vicdanın rahatmı diye sorduğumda son derece rahat diye cevap verdi o günden sonra da bi daha görüşmedik zaten 21.01.2012 tarihi itibariyle Quest Net in sitesine mahkeme kararıyla erişimin engellendiğini gördüm başka bi isim altında devam… bu devran böyle gider sistemin başındaki kafir paraların keyfini sürerken bizim yarım akıllı insanlarımız kısa yoldan zengin olma hevesiyle birbirini yemekle meşgul
Arkadaşlar bu kadar balon bir iş olamaz :) tam bir balon. balon diyorum çünkü içinde havadan başka birşey yok. Malesefki ben ve çevremdeki 6-7 kişi 2010 yılında bu salakça şeye girdik ve 4 – 5 ay sonra bıraktık. heryerde ve herkeste aynı tırıvırı. yukarıda yazılanların aynılarını bizde söylüyorduk. allayıp pulluyorduk bu salakça şeyi. bile bile lades varya işte onun gibi birşey yaptık. o günler aklıma geldikçe kendi kendime kızıyorum ve gülüyorum.
umarım bu yazı birilerine fayda sağlarda bu salakça şeye bulaşmaz. ulan adamı en yakın arkadaşlarıyla bile düşman eder bu şey. arkadaşın seni dinleyip bu salakça şeye girmezse o adam senin için bitmiştir. o sana değer vermiyordur… liderlerin öyle der :)
şimdi bu yazıdan sonrada yazarlar; herkes yapamaz bu işi.. sen yapamadığın için çamur atıyorsun bu işe.. meyve veren ağaç taşlanır diye… hadi ordan diyeyim ben şimdiden. daha fazla insanla aranız bozulmadan sizde bırakın bu salakça şeyi. daha yazacak çooooook şey var…. aman bulaşmayın !!!!
arkadaşlar bu bir saçmalık yani yazılanlar bir saçmalık QNET gerçekten güzel bi şirket yapılması gerekenler gerçekten yapıldıktan sonra para kazanamayan yok şirket hak ettiğin komsyonu zamanında yatırıyor QNET dolandırıcı diyen insanlar da bu işe girip beceremeyen insanlar bazen diyoruz bu işi herkez yapabilir diye aslında hata bizde bu işi herkez yapamaz önce kendine güvenmen lazım bişeyleri yapabilcene inanman lazım ve en önemlisi gerçekten yapmak istemek lazım sınırlı şartlarda basit çalışmak daha kolay gelir size bi ayakkabıın içine sıkışmışsınız çıkın kabuğunuzu kırın artık sadece kısa bi örenek veriyim size bi doktor hastasını öldürebiliyor yanlışlıkla ama hepimiz hasta olduğumuzda o kötü olan doktoru düşünmeden doktora gideriz neden çünkü bi doktor işi yanlış yaptı diye tüm doktorlar camiasını suçlayamayız bizim işimizde böyle bi kaç insan yapamadı diye şirketi suçlayamazsınız malum meyve veren ağaç taşlanır bizim şirketimizde böyle
bütün insanlar kaplumbağa gibi kafasını kabuğundan çıkarmıyorlar biz birde avrupa birliğinden bahsediyoruz 1000 yılda geçse avrupalı olamayız bu yazılar bu işi bilmeyenlerin saçmaları başaramayanlarında hep kaybedenleri görüyoruz peki kazananları görmüyormusunuz\ patronlarüç kuruşa çalıştırıyor itiraz edebiliyormusunuz çünkü kendi işiniz değil. Qnet bana bu fırsatı sunuyor kendi kazancımı kendim belirliyebiliyorum işimle ilgilendikçe çamur atmayı bırakıp hayat gerçeğini görün.
Bunu gerçekten merak ediyorum bu yazıyı yazdın ama kaç tane network marketing firmasına katıldın ? Kaçta tane liderle çalışıp eğitimleri dinledin ? Ben sizin gibi insanları gerçekten anlamıyorum bir ev almak isterken gidip emlakçıya soruyorsun bir üniversiteye gideceğin zaman gidip en tecrübeli rehberlikçilere soruyorsun ama böyle yazılar yazarken neden Türkiye deki en büyük liderlerle konuşmaya çalışıp yazı yazmıyorsun ? Quest.net yöneticileri dolandırıcılıktan tutuklandı ona sözüm yok fakat her network marketing firmasına laf atman canımı çok sıkıyor ! Nike veya adidasın neden her tarafta çakmaları var çünkü ayakkabılar kaliteli network marketing işide aynen böyle . Sistem kullanışlı olduğu için çok fazla çakması çıkıyor önemli olan gidip o dolandırıcılara inanmamak düzgün şirketi bulmak ;) Sütten ağzınız yandı diye yoğurdu üfleyerek yemeyin !
Slm guzel kardesim kendine gore bir yazi yazmissin emek vermis ugrasmissin ama merak ediyorum su anki konumun nedir? insanlar yillardir fabrika koselerinde asgari ucrete muhtac yasarken bu sekilde somurulurken adil adaletli n.m. Yapinca adaletsiz biri olarak tanitmak ne kadar mantikli. Ulkemizde univ. mezunlarinin bos gezmesi ucuz islerde yipranmasi birilerinin koleligini yapmasi hangi vicdana sigar.
herkese selam qnet network marketing sistemi cogu kisiler tarafindan karalaniyor ben bu isi 7 aydir yapiyorum normal isim tekstildi ama bu isi gordukten sonra 23 yilimin tekstilde harcandigini gordum bu zaman zarfinda kenara para bile koyamamisim bir 23 yil daha gecse yine aileme guzel bir gelecek birakamicami anladim allah herkese akil fikir vermis birilerinin lafiyla bu ise kotu bakmak yanlir olur okadar olumsuz yorum okudum benim aileme bana guzel bir gelecek vaat ediyosaniz bu isi yapmicam bos konusuyorsunuz at gozluklerinizi cikartip dunyaya genis bakin bilmediginiz bir is icin yorum yapmayin turkiyenin iscilere ihtiyaci var siz bu isi yapamazsiniz .
Senelerdir bu sektörün içinde olan biri olarak şunları not edeceğim :
NM veya MLM denen sistemlerin legalliğine dair ülkemizde büyük bir yasa boşluğu varken, asıl demogoji yapan da buna dair hukuki bir bilgisi varmışçasına “hüküm” koyma hakkına sahipmiş gibi davranan yazarın ta kendisidir. Şunu da söyleyeyim ki bu sistem ABD dahil birçok ülkede legal zeminde kabul görmüş bir pazarlama sistemidir. Yazarın sisteme dair bilgisinin ne kadar sınırlığı olduğunu verdiği örneklerden ziyade, bu sistemi sadece QNet ile ilişkilendirmesinden de anlayabilirsiniz. Şunu söyleyebilirsiniz “QNet yanlışlar yapmıştır, yapmaktadır felan filan” ama sizin yaptığınız tam anlamıyla kuyruk acısından sektörü yaftalamaktır. Siz buralarda konuşsanız da, sayfalar dolusu demogoji yapsanız da bu iş dünya üzerinde 60 yıldır profesyonel olarak yapıldığı gibi, daha yapılmaya da devam edecektir Allah’ın izniyle. Bu işin uzmanlığı, akreditasyonları, sertifikasyonları hatta ve hatta lisans/yüksek lisans düzeyinde eğitimleri ABD’de 1991 yılından beri verilmektedir. Sakarya Üniversitesi’nden çıkma bir yüksek lisans tezi dahi bulunmaktadır. Bu iş üzerine master ve doktora tezleri hazırlanmakta olup dünyanın önde gelen birçok ekonomisti ve başarılı CEO’ları bu sektöre dikkati çekmektedir. Buffet, Trump, Gates bunlardan bazıları. Öncelikle bu yazıyı yazabilmek için belli bir “ilmi” kapasitede olmak lazımdır ki, siz daha sektöre dair “bilgi” kapasitesi yüksek biri dahi değilsiniz. Şu var ki “Marketing” denilen sistem birçok yolla yapılır, onlarca yöntemi vardır. Ve değişmekte olan dünyada Internet sistemine bile at gözlüğüyle bakan, hatta matbaayı reddeden, televziyona gavur icadı mantığıyla yaklaşan toplumumuzda bu gibi bir iş çok rahat kabul görmeyebilir, ama sancılı da olsa bu iş Türkiye’de de büyüyecektir, hatta büyümektedir. MLM herkes tarafından yapılır, ama MLM doğru şirket ile yapılmadığında sorun yaratır. Burda görülen de budur. Profesyonel düzeyde bilgi gerektiren bazı yorumları yaparken bunlara dikkat edin. Çamur at izi kalsın mantığıyla bir şeyler yazmanın ne size, ne bana, ne ülkeye yararı var. QNet, fahiş fiyatta, kullanılabilirliği düşük ve yurtdışı bazlı çalışan bir NM şirketidir. Bu gibi özelliklerinden dolayı çalışanları tarafından insanları dolandırmaya açık bir sistemi vardı, hala da var. QNet’i bu noktaya getiren kendisi değil, çalışanlarıdır. Hala bu şirketten alnının teriyle parasını kazananlar da var. Lakin 3000 TL’lere varan giriş bedelleri ile, ne idüğü belirsiz ürünleri ile, ülkede olmayan bağlantıları ile sorunlu bir şirketti. Oysa ki, QNet’e şimdi bakın? Buyrun gidin Mecidiyeköy’de ofis açtı resmi bir açılışla. Vergi levhası var, devletle tüm anlaşmaları var, Ticaret Bakanlığı ile her daim iletişimde. Lakin eskisi kadar rağbet göremiyor, çünkü vaktiyle temsilcilerini ülkede çok yalnız bıraktı. Hukuki mücadele derdine düşerken burada temsilcilerinin ne gibi sıkıntılarla uğraştığını akıl edemedi, kendi bürokrasisine devam etti ve istediğini de aldı ama distribütörlerini ciddi anlamda küstürdü. QNet yaklaşık da 1 senedir Türkiye’de “resmi, kayıtlı” bir franchise anlaşması çerçevesinde çalışmalarını yürütmektedir. Düşünün, QNet gibi bir kuruluş bile o kadar soruna, hukuki mücadeleye, uğraşa rağmen bu ülkede aktivitesini sürdürüyorsa siz NM/MLM sektörünün gücünü tahmin edemezsiniz. Uzun uzun yazmak isterdim lakin yazının zaten sizin tarafınızdan onaylanacağına dair düşüncem olmadığı için daha da fazla detaya girmiyorum, sadece siz okuyun diye yazıyorum, dilerseniz paylaşın. Lütfen işe dair düşüncelerinizi bir gözden geçirin, tek bir şirketi baz alarak sektöre dair iftiralarda bulunmayın. Allah’a emanet olun..
Bende bu işe girdim zamanında 3 binlira para yatırdım işin gerçek yüzünü öğrenmeden atladım sazan gibi sonuçta hala oğlum önermişti ve bulaştırmıştı beni sonradan işin tam bir dolandırıcılık olduğunu anlayınca kendim bıraktım çünki çevremdeki insanlara yanlış izdenim vermek istemedim şuan elimde ne urun var nede para anlıcanız bu devirde kimseye güven duymıcaksınız sağlıca kalın.. bu arada bu metni hazırlayan arkadaşlar tam anlamıyla olayı anlatmışlar ellerine sağlık.
Yukarıdaki makaleyi yazan arkadaşımız hangi mantıkla yazdı bilemiyorum ama Allah kendisine layık olduğu hayatı versin. Network marketing sistemini bu kadar basite indirgeyip anlatması aslında bu konuda ne kadar bilgisiz olduğunun işaretidir. Dünya’da 50 yıldır olan bu ticari sistemi anlayamamasını normal karşılıyorum. İnsanlar egolarına yenik düştüklerinde bu tür yazılar yazabiliyorlar. Ticaret ne zaman kazandırmadı. Dünyanın en çok kazananları ticaret yapanlardır. Bu arkadaşımız ticaretin kazancını göremiyorsa çalışmaya devam etsin. Unutmayın bir planınız yoksa planı olanların planına dahil olursunuz. Allah selamet versin
çamur at izi kalsın geçin bu ayak ları devlet bu ticaretten yüzde 38 vergi alıyor
4 ay gibi bir süredir bu işteyim çok memnunum.kazanmaya başladım.ileri dahada kazandıracam ve kazanıcam.kim ne derse desin hedefın basarmaksa basarırsın degılse basaramazsın ama basaramadım demezsın ınsan psikolojisi.
bende buı işe tek başladım. ama organizasyonum büyümeye başladı ..
patronların hayalini gerçekleştirmeye dewam edin..herkes bu işi yapamaz..
bende yaklasık 1 senedır ciddi olarak qnet yapıyorum ama nedense ne ben benı dolandırdılar diyorum nede sısıteme tanıttıgım kısıler
benı dolandırdın dıyo acaba neden…bi düşünün
merhaba bende arkadaşımın vesilesiyle gittim önce ben kapı kapı gezip malzeme satışı sanarak iyi yanaşmadım meğer keşke kapı kapı gezipde satış yapmak daha hayırlı olacakmış demekki konuyu fazla uzatmıycam normal hayatta arkadaşınızdan 100 lirayı zor alırsınız değilmi!!götürdü arkadaşım beni öyle dediler kapı kapı gezmek yok dediler bana makul geldi ama tereddütlüydüm ben sonra giriş için tatil paketi dediler o kadar param olsa bnm orada ne işim var dedim giremem bulamam o parayı dedim sonra banka falan allah dan olmadı sonra baktım aradılar senin iş oldu biz parayı bulduk hallettik ??? alla alla dedim nasıl olur cebimde lira yok bnm işim için milyar bulundu kim kime yapar :)bunda bi pislik var dedim her allahın günü arıyorlar ben ailemle bile bu kadar çok konuşmuyorum en son aradılar beni aramayın istemiyorum dedim zaten alınan bişeyde yok tatil paketi neyse aradılar qnet den paketiniz ulaşdımı diye ulaşmadı ndedim adresi verin dediler dedimki arkadaşım ben iptal etmek istiyorum olurmu dedim olur dediler son 1 aydır aramayıp sormuyorlar ben bu işin iptalini istiyorum nasıl yaparım bilmiyorum lütfen bana yardımcı olun gitmiyorumda bi söz vardır (KRALINI SİLECEKSİNKİ ALAYINA İBRET OLACAK)DÖNMENİZİ BEKLİYORUM
Herkese merhaba. Bu sistemlerin etik olmadığını, ortaya faydalı herhangi bir ürün koymadığını, insalığa ve gelişime ait hiç bir amaçlarının olmadığını ve açık söylüyorum ticaretle ve pazarlamayla uzaktan yakından alakası olmayarak bu önemli iş kollarını lekelemesini çok iğrenç buluyorum. Bir arkadaşım vasıtasıyla bahsedilen ofislere gitmiştim seneler önce ve network marketingi hayatımda ilk defa duyuyordum.Aynı günün akşamı derin bir düşünmenin ardından düşüncelerin insanlık onurunu lekeleyen tamamen yalanlar üzerine kurulmuş birşey olduğunu ve insanların duygu ve hayallerini sömürmekten ve bunları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan başka birşey olmadığını bir kaç saat sonra anladım ve beni çağıran kişilerle iletişimim derhal kestim ancak onlar adına üzülüyor ve acıyordum. Arkadaşlarını, aile bireyleri herkesi kendileriyle beraber aynı batağa sürüklemek için çırpınıyordu zavallıcıklar. Yukarıda savunduğunuz ve örneğini verdiğiniz emlakçı örneği doğrudur ve her sektör için başarısız insanlarda görülen davranış biçimidir ancak atladığınız önemli bir nokta var. Network marketingle bunları kıyaslayamazsınız. Çünkü network marketing bir iş değildir, herşeyden önce etik değildir ve dolandırıcılığın daniskasıdır.
Öncelikle herkese merhaba…
bana bi iş arkadaşım tarafından tavsiye edilmişti bu olay bir yıl önce…kendisi bu sistemde hala mevcut bulunmakta…elbette para kazanabilmesi için bi kaç kurban gerekliydi…birisi de ben olacaktım ona göre…
bana 1500 tl değerinde bi tatil teklifi vermişlerdi bir yıl boyunca istediğim yerde istediğim zaman gidebilecekrtim…parayı getir olaya başla dediler…fakat dediğin gibi liderleri gerçekten bu işi yemiş bitirmişler…insan ilişkileri çok iyi…dedim ben alayım ; ama paraszlık söz konusu olduğu için alamamştım…iyi ki de girmemişimm….
benim dönemde bi başka iş arkadaşı girdi ve hala evine gelecek tv yi bekliyor….sanırım daha çok bekleyecek…
ya varmı qnet gibisi başarısız korkak insanlar işimiz 10 numara fazla demogojiye gerek yok aklı olan varsa gitsin bu işi yapsın saçmalıklar sizi güvensiz ve başkalarının ayakkabısı içinde yaşayanlar
tamamen saçma birşeyden ibaret bende çevremde duydum ama iyiki bu yazıları yazmışsınız yazık günah insanlar boşyere rızklarını buralara veriyor böyle işi kuranda başlatanda ahirette nasıl hesap vericekler çok merak ediyorum.ağızınıza sağlık
gravatlı, iyi eğitilmiş, lüks otel odalarında seminerlere katılıp göt muhabbeti yapan zeki çocukların klasik yöntemi böyledir. “teşekkür ederim. çok iyi çok açıklayıcı olmuş” diyerek başlarlar, sonra nazikçe küfür ederler.
nazik, narin küfür etmek, fahişeliği böylece kılıfa büründürmek son yılların modasıdır. mehmet kemal kocabıyık “Bu yazarin yapmiş ve başarisiz olmuş yazarlar sinifina koyarak yazimi sürdüreceğim. ” diyor. götünden uyduruyor. en çok da böyle uyduruyorlar zaten. karşısında koca bir fikir var aşamadığı. bu yazıma iki sayfa akıllı uslu eleştiri yazamadılar, böyle olunca hemen iftira atıyorlar: “yaptın ama başaramadın o yüzden saldırıyorsun”
bre denyo, yapmış olsam yaptım derim ayıp günah değil ya. siktir edin onu bunu adam akıllı eleştiri yazın, yayınlayın. bana ne sataşıyorsunuz.
ben de seni “yapmış” sınıfına koyuyorum ama bu başka: “altına yapmış”.