Ön bilgi: Bu yazı quest.net network marketing sistemini anlatan bir yazıdır, benzer network marketing sistemleri üzerinden de okunabilir. Quest.net; insanların üye olurken ürün almak zorunda kaldığı bir sistemdir. Ayrıca, sisteme katılan insanlar para kazanabilmek için belli bir metodolojiye bağlı olarak ikna yöntemi ile arkadaşlarını ve çevrelerini de bu sisteme katmak durumundadırlar. En basit anlatımla, sisteme her katılan kişi sisteme başkalarını (dolaylı veya dolaysız) katmak yöntemiyle para kazanır.
Bu linke tıklayarak yazıyı Word formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
ISINMA TURLARI
Quest.Net, kendi çıkarlarından başka bir şey gözetmeyen tamamen materyalist bir sistemdir. Oysa burada söylediğimizin aksine; bir dayanışma, sisteme katılan üyelerin çıkarlarını gözetme, liderlerin altlarını eğitmesi gibi hoş ve ahlaki durumlar (güya) görebiliriz. İlerleyen safhalarda detaylı olarak göreceğimiz gibi bunun birçok sebebi var. Başlangıç olarak: salt maddeci bir sistemin insan faktörünü yeterli oranda kullanamayacağını, insandan (üyeden) başka sermayesi olmayan sistemin kendi bekası için insan fıtratına uygun (!) stratejiler üretmesi gerektiğini, bunlar olmaksızın insan (üye) üzerine kurulu sistemin batacağını, söyleyebiliriz. Yani burada, sistem içinde bulunan ahlaki unsurlar sistemin işleyişi için vardır ve sunidir.
Sistemin ilerleyebilmesi; insanın (üyenin) sadakatine, eğitilip terbiye edilmesine ve yetişen üyenin (lider) kendi kişilerini eğitmesine bağlıdır. Ancak böyle olmalıdır ki eğitilenler bir süre sonra eğitici konuma gelsin ve böylelikle sınırsız bir döngü sağlanabilsin.
Burada, sisteme katılan bireyi bir tavuk olarak düşünebiliriz. Bu tavuğun yumurtlaması gerekmektedir. Elbette bu yeterli değildir. Ayrıca yumurtalarını eğitmesi ve onları yeni yumurtalar üretebilecek bir tavuk olarak yetiştirmesi gerekmektedir. Yumurtlamayan, yumurtlamayı beceremeyen tavuk işe yaramaz, ancak sistemi kilitler. Görüldüğü gibi bilinçsiz bir katılımın işe yaramadığı bu sistemde her zincir halkası eğitilmeli ve ayrıca doğurgan olmalıdır. Bu sebeple şirketin en önemli yatırımı eğitim sisteminedir. Eğitimin ilk merhalesi sisteme yeni getireceğiniz üyeleri nasıl getirebileceğiniz ve onlara nasıl yaklaşmanız gerektiğidir. Ve zaten eğitimlerin neredeyse tümü, sistemin bekası için gerekli olan sisteme katacağınız kişiler ve nasıl çalışmanız gerektiğini anlatan derslerden ibarettir.
Liderlerin altlarını (kişilerini ve kişilerinin kişilerini) eğitmeleri, onlara sistemli bir şekilde (sisteme yeni kurbanlar kazandırırken) yardım etmeleri sistemin işleyişi için en gerekli şeydir. Lakin bu maddeci sistem bu meseleyi ahlaki unsurlarla donatıp manevi soslarla bezemiştir ki, insanlar: “altlarıma yardım ediyorum”, “kendim şuan için önemli değilim, bana inanan insanlara kazandırmak için çalışıyorum” diyerek azimle ve ahlaki gibi görünen bu düşüncelerle çalışsın, herkes her durumda sistemin işleyişine katkıda bulunsun! Böylelikle, insanın fıtratı ve çalışabilme azmi için gerekli boşluklar doldurulmuş olsun…
İnsan psikolojisi konusunda uzman olan sistem mimarları, sisteme katılacak kişilere nasıl yaklaşılması gerektiğini ve onların sistemde verimli olabilmesi için nelerin gerekli olduğunu tespit eder. Tüm mekanizma yukarıdan aşağı doğru bir bilgi akımıyla işletilir. Katılan her bireye seviyesi nispetinde bilgi verilir ve zamanla terbiye (eğitim) edilir.
HAYALLERİNİZİN ESİRİ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Sistem, insanları ikna ederken (her network marketingde olduğu gibi) kazanma dürtülerini besler. İnsanda bulunan kazanma arzusunu mantıklı (modern zamanda standart insan algısı) argüman ve matematiksel verilerle körükler. Sistem mimarları elde ettikleri tecrübeler neticesinde sadece arzuların ve anlık heyecanların insanları sistem içerisinde tutmayabileceğini görerek, oluşabilecek aksaklıklar için önceden tedbirler almaya çalışmışlardır. Örneğin, şirketin sonradan bünyesine kattığı v-team (v-partners) adlı danışmanlık şirketinin ve quest.net sisteminin ağır toplarından Pathman Senatrijah bir dersinde “insanlara hayalleri olup olmadığını sorun, onlardan hayallerini öğrenin”, “eğer siz onların hayallerini öğrenirseniz hangi düğmeye basacağınızı bilirsiniz” der. Elbette bunun amacı ilerleyen zamanlarda eğer üye (yani ürün) yalpalar veya vaz geçmeye kalkarsa ona kendi hayallerini hatırlatarak baskı kurmaktır: “çocuklarının daha iyi bir eğitim almasını istemiyor muydun?”, “alacağın o arabadan vaz mı geçeceksin?”
Denilebilir ki, “tüm bunlar teşvik içindir, insan normal hayatta da benzer durumlarla teşvik edilemez mi?” Birincisi, burada bu diyalog insanı hayallerine karşı esir alma girişimidir. İkincisi hayallerine ancak bu yolla ulaşabileceğini empoze etmektedir. Çarkların işlemesi ve aksaklığın olmaması için yapılan bu ‘sisteme bağlı tutma psikolojisi’ birçok zaman işe yaramaktadır. Ve işi bilenler hemen fark edecektir ki bu metodu Amway uzun yıllar kullanmış ve birçok kişiyi kandırmıştır. Pathman’ın da sözleri söylediklerimizi doğrular niteliktedir, bu konuda şunları der: “bu sistemdeki en önemli şey sizin hayalleriniz, rüyalarınız ve hedeflerinizdir”, “…öncelikle kendi hayal ve hedeflerinizi belirleyeceksiniz”, “…ve bu anlattığım taktikleri kendi organizasyonunuzda kullanacak, kişilerinizden hayallerini öğreneceksiniz”.
Tüm bunlara rağmen, bu tavrın ahlaklı olduğunu varsaysak bile, yapılan tüm bu şeylerin sistemin sağlıklı kalabilmesi ve daha çok kazanabilmesi için yapıldığını görmemize hırstan başka ne engel olabilir?
KENDİ İŞİNİZİN PATRONU (sistemin kölesi) OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Quest.net’in klişeleşmiş sloganıdır bu: “kendi işinizin patronu olun”.
Sisteme katılacak olan kişinin sistemi koruyacak, sistemin devamını sağlayacak şekilde eğitilmesi (terbiye) gerekmektedir. Kişi, lider (hizmetkâr) olduktan ve belli olgunluğa eriştikten sonra tıpkı terbiye edildiği gibi o da altlarını eğitmesi gerekir. Sistemin döngüsünün sağlanabilmesi için de zaten; liderin, yani hizmetkârın, yeni liderler yetiştirmesi, yeni yetişecek olanların da yeni hizmetkârlar yetiştirmesi gerekmektedir. Böylelikle sistem kendi işleyişini garantiye alır ve sistemin korunmasını, muhafızlığını, işlerinin patronu olduklarını zanneden bu üyelere yaptırır. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde de görüleceği üzere, her üye sistemin gönüllü muhafızıdır. Muhafız: yani kendi işinin patronu!
Sistem, hiyerarşik eğitim mekanizmasını işletmiş ve ancak bunlar var olduğu sürece ayakta kalacağını bildiğinden kapitalist zekâyı sonuna kadar kullanmış, kişisel gelişimcilerin yıllardır ürettikleri bilgileri de kullanarak kendilerine özgü bir dil geliştirmiştir. Bu yüzdendir ki birçok soruyu cevaplanmış olarak sunar. Örneğin ilk derste (tanıtım), henüz sisteme katılmamış olan müstakbel üyeye kâğıt ve kalem vererek sorularını not almasını isterler. Herkes kafasına takılanı sormalıdır. Hatta soru sormayı teşvik ederler.
Çünkü bilirler (ve beklerler) ki, tanıtıma gelmiş müstakbel muhafızın soracağı sorular:
“dünyada kimse kalmayınca ne olacak?”, “ürünlerin fiyatları ederinden pahalı değil mi?” ve benzeri yüzeysel, sığ, komik şeylerdir. Bu ve benzeri sorulmuş birçok sığ sorunun sığ cevabı hâlihazırda sizi beklemektedir. İşin özüne, hakikatine ait, tahliller ve sarsıcı sorular sormak ancak derin ve Müslümanca düşünmenin sonucudur.
Pathman Senatrijah yine bir dersinde mealen şöyle der: “size sorular sorup ikna olmamak için ısrar eden insanlara, evet ben de benzer tedirginlikler yaşadım ancak bulduğum şey şudur, diye bir çıkışta bulunun”. Buradan anlaşılıyor ki, üye olacak bireyden derin düşünmeksizin basit sorular sorması beklenirken, liderin de koşullu bir şekilde düşünmeksizin cevap vermesi beklenir. Sizin sorduğunuz sorunun ve takıldığınız meselenin çokça bir önemi yoktur. Yani sistemin üyeleri ve liderler, dışarıdan gelebilecek tüm karşı fikir ve tahlillere baştan kulak tıkamış her durumda haklı olduklarını varsaymışlardır. Oysa Pathman soru soran kişinin haklı olabileceğini hiç düşünmemiştir bile. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu sistemin üyeleri körü körüne haklı olduklarına inanmışlar ve inandırılmışlardır. (bunun sebeplerini yazının sonuna doğru training meselesinde anlatıyorum) Kendileri bazı sorularda takılsalar bile, tüm soruları cevaplayabileceğine iman ettikleri üst düzey liderler tanıyorlardır. Onların her şeye bir cevabı vardır. (!)
Bu sistemin tarikat yapısına benzer yönleri bulunması sistem mimarlarının, psikologların yıllardır geliştirdikleri stratejiler ve eğitimler sonucudur. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin bekası için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin devamı için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin sağlığı için işletilir!
Eğitimlerde, kendi işlerine (şirketin gönüllü muhafızlığı) güvenmeleri, yeni üye olacakları veya olmuşları takip edip haberdar olmaları, bu işi hayatlarının işi olarak görmeleri öğütlenir. (sadece quest.net için değil neredeyse tüm N.M.’lerde böyledir) Sistem, üyelerinden samimi olmalarını ister. Quest.Net, kazanabilmek için ilim (eğitime devam etmek), amel (sisteme yeni üyeler getirmek), ihlâs (özverili çalışmak) aşamalarından tüm üyelerini geçirir, geçirmek zorundadır!
Burada üstat Dücane Cündioğlu’nun sözünü hatırlatmakta fayda var: “Kapitalizm, kendine iman edenlerden ihlâslı olmalarını ister.”
BEN KAZANIYORUM SİZ DE KAZIKLANIN!
Sisteme katılmış biri, size, kendisine öğretildiği üzere “çok kazandıran bir iş var, sana söz vermiyorum (!) ama eğer kafana yatarsa beraber çalışabiliriz” derken, aslında şunu diyordur: “benim para kazanabilmem için seni ikna etmeye ihtiyacım var lütfen sen de bize katıl”.
Elbette bunu bu şekilde dile getirecek değildir. Çünkü “sana söz veremem” cümlesinin muhatap üzerindeki etkisi dahi hesaplanıp, ikna yönteminin bu ve benzer şekillerde yapılması, eğitim sisteminden geçenlere öğretilmiştir. Görüldüğü gibi sistemin eğitim şekli, kendi devamını sağlayabilmek için hizmetçilerine taktikler vermekten ibarettir. Üyeler bu taktikleri kendi arkadaşları ve dostları üzerinde deneyeceklerdir. Denilebilir ki, “insanlar bu gibi teknikleri kişisel gelişim kitaplarından öğrenip hayatlarında uygulayabilirler, bu salt quest’in sorunu değil”. Burada anlatmaya çalıştığımız quest.net’in modern zamanlarda türeyen kişisel gelişim, etkilime teknikleri, çekim yasası gibi sapkın metotlardan sonuna kadar beslenip eğitim sistemini bunlarla beraber inşa etmesidir. Quest.net, modern algının bu gibi tekniklerle oltaya geleceğini iyi bilir!
Sistemin üyeleri diyebilirler ki “biz kimseyi ikna etmeye çalışmıyoruz, sadece insanları davet ediyoruz, isteyen katılır isteyen katılmaz”. Oysa kendileri de bilmektedirler ki, para kazanabilmek için birilerini mutlaka ikna etmelidirler. Üstelik ikna ettiği kişi, sağlam (!), güvenilir (!), kendi ‘etkin çevre’sini bu sisteme katabilecek dirayette olmalıdır. Hatta ikna aşaması tamamlanıp denek (üye) sisteme girmeyi kabul ettiğinde, lideri ondan sisteme kaç kişi tanıtabileceğine dair sorular sorar. Ve günde/haftada bu işe ne kadar vakit ayırabileceğini söylemesini ister. (onlar taahhüt diyorlar) Çünkü bu aldığı bilgilere bağlı olarak lider altına baskı uygular. Eğitimlerde, liderlerden, sisteme yeni katılanlardan bu bilgileri edinmeleri özellikle vurgulanır. Böylece lider altına ne kadar baskı yapabileceğini ayarlar. Örneğin, üye haftada üç gününü ayıracağını söyledi ama bunu aksattı, lideri daha önce edinmiş olduğu ‘üç gün’ bilgisi neticesinde baskı uygular, onu uyarır. Sistem mimarları bunun neticelerini iyi bildiğinden “herkese verdiği söze göre baskı uygulayın” talimatı vererek hem baskı unsurunu işletir, hem bireyin bunalmasını engellemeye çalışır, hem de ‘söz vermek’ gibi ahlaki bir etkiden beslenir. Kendini ‘işinin patronu’ sanan zavallı üye, üstünde onlarca etkinin, yönlendirmenin, kullanılmanın, psikolojik çatışmanın farkında değildir. Gördüğümüz gibi sistem, birçok arka faktörü kullanarak her üyeyi sistemin sağlıklı çalışabilmesi için hizmet edecek düzeyde eğitmeye çalışır.
Beyni ofislerde quest.net fikirleriyle doldurulan birey, bir canlı bomba misali sokağa çıkar ve insanlara karışır, öğretildiği üzere pimi çeker (yani ikna tekniklerini uygular) ve kendiyle birlikte öbür dünyaya (quest.net’in para dolu gizemli mistik dünyasına) onlarca arkadaşını götürür!
Denilebilir ki, buradaki herkes kendi isteği ile bu sisteme girmiştir, onları kimse zorlamamıştır. Elbette deriz onlara, elbette; şeytan da kendine uyanlara yaptığı vaazda demiyor muydu: “ben size sadece vesvese verdim, sizi bu hale kendi nefsiniz düşürdü”.
Bu sistemde (eğitimi almış terbiye olmuş insanlar tarafından) size bir soru yöneltiliyor ya da bir yaklaşım biçimi tercih ediliyorsa, tüm bunlar daha önce üyelere ezberletilen şeylerdir. Her yaklaşım, her soru, her cevap neredeyse ezberletilmiştir. Bu konuda hiçbir fikrimiz olmasaydı dahi, tüm quest.net üyelerinin benzer davranışlar sergilediğinden bile anlayabilirdik. Sistem, çark işlerken, üyeler çarkın işlemesine katkıda bulunacak şekilde eğitilirken, sistemin nasıl işleyeceği konusunu kimsenin inisiyatifine bırakmaz. Yani sistem kendi varlığını korurken işini şansa bırakmaz, üyelerinin zekâlarına da güvenmez, böylelikle davranış biçimlerini ve stratejileri kendi belirleyip üyelerini buna göre eğitir. Ancak temel unsur ve yaklaşım biçimlerini ezberleyen lider, bir aşamadan sonra kendi metotlarını kullanabilir, gerek kalırsa!
ARKAMDA LİDERİM.. ÖNÜMDE DİRECT’LERİM.. RABITAM QUEST’E.. KENDİMDEN GEÇERİM..
Doğru kaynaktan bilgi almış ve sistemi özümsemiş liderler tarafından eğitilen herkes bilir ki bu iş (işe vakıf olmayan insanların zannettiği gibi) kolay bir iş değildir. Sistemin çarklarını kurulu düzene göre, senden istenildiği şekilde işletmen gerekir. Kimse (işi yalan yanlış öğrenmişler dışında) size azıcık çalışıp çok para kazanacağınızı söylemez. Çalışmadan para kazanacağını zanneden insanların türemesi network marketing sistemlerinin içinde quest.net için nadir bir durumdur. Çünkü quest.net bu algıyı başka algılarla değiştirmiştir ve zaten kısa zamanda para kazanamayan kişinin usanacağı ve sistemin çarkları bozulacağı gibi sonuçları olduğundan mantıklı da değildir. Ancak quest.net dışındaki network marketing sistemleri ‘kolay para’ meselesini iyi yönetememişlerdir. Quest.net zeki bir yapıdır, ‘bilginin tahrif edilmesini’ engellemek için üstün gayret gösterir. Onun stratejileri sistemin işleyişinin ana kaynağıdır ve kutsaldır. Tahrif olursa hidayete ulaştırmaz! (sistem işlemez!)
Gerçekten de zaman ayrılması, bilgilerin eksiksiz olarak alınıp aktarılması ve başka birçok fedakârlık yapılması gerekir, kazanabilmek için. Ancak ilk başta sizden az bir zaman ayırmanızın yeterli olacağını söylerler. Belli bir süre sonra daha fazla zaman ayırmanız gerektiğini hissedersiniz. Zaten aşamalar ilerledikçe ayırmanız gereken zaman dilimi fazlalaşır. Kişileriniz (direct) vardır, onların getirdiği kişiler (indirect) vardır, onların tanıtımları vardır. Sokak ağzıyla söylersek ‘direct’leriniz ‘indirect’lerinizi kafalarken ikna esnasında tecrübeli bir bilge olarak yol göstermeniz gerekmektedir. Lakin komik olan şey şudur, sisteme katılan kişiler, (şimdilik) kendileri için çalışmadıklarını, ikna ettikleri kişilerin kazanması için çalıştıklarını çokça söylerler. İkna edilen kişiler henüz toy olduklarından yeni kişileri iknada zorlanırlar, liderleri onlara yardım eder. Liderin kendi altlarına yardım etmesi için de, quest.net çift kollu ilerleyen bir yapı kurmuştur, üyenin birebir getirdiği kişi ile kişilerinin getirdiği kişiler (yani altlarının altı) arasında quest.net için bir fark yoktur.Sadece sistemin dengeli bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir. Yani asıl olan zaten budur, ne şekilde olursa olsun üye kendi çıkarı için çalışır. “kişilerime kazandırmak için çalışıyorum” lafı ise, insanların sisteme hizmet ederken kendilerini iyi hissetmeleri ve ihlâslı olmaları içindir! Bunun böyle olmadığını iddia edecek bir quest.net üyesi muhtemelen dersine iyi çalışmamıştır. Çünkü quest.net’in ağır toplarından ve ilklerinden Joo Fabrikas şöyle der: “eğer onlar için zaman ayırır ve onlara yardım ederseniz onlar da etkin çevrelerini getirirler”. Kişilerinize tüm vaktinizi ayırdığınızda onlara yardım ettiğinizde ‘ne olur’u anlatmaya çalışır Joo ve şöyle devam eder: “öyle kişileriniz var ki, tam anlamıyla bu işe inanmışlar ve bu iş için sürekli olarak çalışıyorlar, sizce bundan kim faydalanacak?”. Sonrasında cevap verir: “siz, elbette siz!”. Ve yine devamında W.I.F.M diye bir kavram atar ortaya Joo: “What’s in it for me?” yani: “bunda benim yararıma olan ne var?”
(bu “bunda benim yararıma olan ne var” yaklaşımına Dr. Ali Şeriati Utilitarizm –menfaat üstünlüğü ekolü- demiyor muydu?)
Ayrıca Joo Fabrikas ne kadar kapitalist olduğunu ispatlarcasına, ‘insanın her koşulda ilk önce kendini düşündüğünü’ iddia eder. İşte sistemin ham maddesi böyle maddeci, kapitalist, materyalist bir felsefedir. Ancak bunu böyle sunamayacaklarına göre ahlakla, erdemle, duygusal tepkilerle süslerler ve öylece sunarlar. Quest.net’in burada örneklerini verdiğimizden çok daha fazla hatta yüzlerce böyle materyalist yaklaşımı vardır. Bunları teker teker anlatmak gereksiz olacağından ve asıl maksat anlaşıldığından bu kadarla yetindik.
Bu arada birçok yerde bahsettiğimiz ‘etkin çevre’nin ne demek olduğunu da açıklayalım. Henüz konuya yabancı olanlar da anlayabilsin ve anlatmak için de yine sevgili (!) Joo Fabrikas’a başvuralım bakalım neler diyor: “sen iyidir dersen ben de kabul ederim, diyenler etkin çevredir.” (circle of influence)
Kime karşı kimi kullanıyorlar, olayın vahametini fark ediyor musunuz?
Üyeler kişilerine yardım edip onların yeni kişiler getirmesine vesile olmazsa sistem işleyemez ve bunun yolunu şöyle tıkarlar daha doğrusu Joo şöyle itiraf eder: “Eğer bu işten para kazanmak istiyorsanız kendinizi unutun, organizasyonunuzu düşünün, liderinizi düşünün”. Sanıyor musunuz ki Joo ahlaklı bir şey söylüyor, hayır, sistemin olmazsa olmazını fark etmeden itiraf ediyor. Joo tatlı bir elemandır, onu seviyorum (!), ileride “liderinize rabıta edin” falan diyebilir. Çünkü quest.net için lider gerçekten önemlidir. Aydınlanmış ve inanmış kişilik, insanları tecrübesiyle aydınlatır yeni aydınlar (muhafızlar) türetir. Yeni türeyen (üretilen) muhafızlar olmazsa sistem nasıl işleyebilir?
OFİSE GEL İRŞAD OL HATMEYE KATIL MÜRŞİT (para) GÖR!
Bir de ofis olayı var tabi! Ev ofislerde (home office) cemaatleştikleri için quest.netçileri eleştiren insanlar gördüm, bu noktadaki eleştiriler yersiz olsa gerektir. Quest.net salt iş olarak işlemez, eğitim en önemli şeydir, iş: eğitimdir, çünkü ürün: insandır. Sistemde ürün olmadığını, ürün diye bahsedilen şeyin aslında insan yani üye olduğunu ilerleyen safhalarda anlatacağız. Ev ofisler bir zaruret üzerine doğmuştur. İnsanların terbiye edilmesi için gerekli eğitim kafe gibi ortamlarda uluorta verilemez. Dershane gibi bir yere ihtiyaçları vardır. Yeni gelen, henüz işi bilmeyen kişiye yapılacak olan tanıtım için sessiz sakin bir odaya ihtiyaç vardır.
Sen, tanıtımı yapan kişi ve seni oraya getiren sevgilin arkadaşın odaya girdiğinizde; sevgili arkadaşın yanına tanıtımı yapacak kişi karşına oturduğunda; ortanızda bir masa ve masanın üzerinde sürahi ile bir bardak su bulundurduklarında; telefonların sesini kapatıp mübarek (!) eğitime (tanıtım) başladığınızda; ortamın maneviyatına (!) kapılıp gittiğinizde; tanıtım ilerledikçe içinizdeki para ve kazanma aşkı kalbinizi kaburgalarınıza dayayıp dışarı fırlaması için zorladığında, ortalık sessiz ve sakin olmalıdır. Bunun için ofis idealdir. Ama şart değildir (global stratejiye göre). Evlerde toplanıp toplu tanıtımlar yapılabilir.
Ofisler için farklı stratejiler geliştirmişlerdir. İşleyiş ve mekanizma yine belirli bir amaçla belirli bir kurallar bütününe göre yapılmaktadır. Bir ofiste bir liderin altları belli bir sayıdan sonra farklı kollar halinde ofisler açabilirler. Elbette liderlerinin gözetiminde…
QUEST.NET NE ALIR NE SATAR?
Bir diğer yanılgı da quest.net’in bir şeyler sattığı efsanesidir. (“aha işte şimdi çuvalladın” dediğinizi duyar gibiyim, acele etmeyin) Bilindiği gibi, bir çok ülkede somut bir karşılığı olmaksızın (hizmet yahut nesne) yapılan network marketing ticareti (ticaret mi dedim, özür dilerim) yasaktır. Ayrıca ürün olmaksızın yapılan ticaret İslam’da da yasaklanmıştır. Böyle iki büyük engelleyici unsur varken elbette ki network marketing sistemleri ürünsüz piyasaya çıkamazlar. Sizden aldıkları paranın karşılığı olarak bir ürün vermeleri gerekir. Ayrıca böyle yaparak birçok eleştiri noktasını da tıkamış olurlar.
Evet, quest.net de üye olurken bazı ürünleri size (güya) satar. Lakin bu ürün satma olayı yukarıda bahsetmiş olduğum sebeplerden dolayı var olan bir etkendir. Asıl olan insandır, yani üyedir. Quest.net sistemine daha çok insan katmak ister, daha çok ürün satmak değil. (itirazı olan?)
Bunu her sisteme katılan bilir. Ancak nedense bunu bir türlü kabul etmezler. (aslında hiçbir şeyi kabul etmezler, bunun sebebini ‘düşünme’ ve ‘training’ bölümünde anlattım)
Quest.net ürün odaklı bir firma olsaydı, üyelerine (muhafızlarına) insanları nasıl etkileyeceklerini (kandıracaklarını), ne gibi taktiklerle saldıracaklarını, hangi şeytanca yöntemlerle insanları sisteme katacaklarını değil; ürünleri nasıl pazarlayacaklarını anlatırdı. Quest.net gerçekten ürün satsaydı, üyelerine; ürünlerinin nasıl güzel olduğunu, ödediğiniz paraya ne de çok değdiğini, ne kadar kaliteli ve sağlam olduklarını anlatırlardı seminerlerinde. Ki üyeler bunları bilsin ve insanlara satarken bu bilgileri kullansın. Oysa quest.net eğitimlerinde ürünlerin yeri yoktur. Tanıtımda ürünler hakkında verilen fiyat ve bilgiler üstünkörüdür. Biz burada ürünlerin verilen ücrete değip değmediğini tartışmıyoruz, bu göreceli bir kavramdır, alınan ürün o fiyat etse de etmese de quest.net’in meselesinin ürün satmaktan öte olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, lüks tüketim mallarını ihtiyacı olmayan insanlara satmak gayri ahlaki bir durum olduğu gibi ayrıca da caiz değildir. (bu konuda Hayrettin Karaman hocanın fetvasına bakabilirsiniz)
Quest.net için ürünlerin bir önemi olmadığı gibi, sisteme katılan kişiler için de bir önemi yoktur. Sisteme hiçbir kimse sadece ürün almak için katılmaz. Sisteme katılmak için ürün alır. Bu sisteme girip çok para kazanacağına inanan insanlara eğer ürün vermemiş olsaydınız yine de sisteme katılırlardı, öyle ya, verdiği paradan çok daha fazlasını kazanacaktır nasıl olsa! Bu açıdan bakıldığı zaman zaten ürün versinler ya da vermesinler sisteme katılmamak aptallıktır, nihayetinde ucunda çokça para vardır. (bu arada, quest.net üyelerine; sistemi kabul etmeyen, sistem hakkında kötü konuşan insanlardan uzak durulması gerektiğini çünkü onların negatif insan olduğunu söyler. Zeki sistem bir çırpıda bizi negatif insan olarak etiketlemiş bizden uzak durmuştur, sevgili arkadaşımızdan da bunu istemektedir. Umarım bu taktik kadim bir dostluk anlayışı olan Türk insanında işlemez)
Quest.net üyelerinin internet ortamında tartışmalarda çokça kullandıkları bir söz vardır: “isteyen gelir, isteyen gelmez, zaten herkesin gelmemesi daha iyi, herkes gelse biz nasıl kazanalım”. Türkiye’de buna benzer onlarca söz ve davranış gelişmiştir. Genellikle sorulan sorulara ya da yapılan eleştirilere cevap vermek için zamanla doğal olarak türetilmiştir bu fikirler. Oysa bu fikir quest.net’in fikri değildir, derslerine biraz çalışmış olsalar quest.net itikadına da uymadığını görürler. Öyle olsa insanları ikna için kullanacağınız onca teknikleri size neden öğretsinlerdi? Şirketin fikirlerini özümsemişseniz ve iman etmişseniz, organizasyonunuza daha çok kişi katmak için çalışırsınız. Şirketin de öngördüğü budur ve sizden bunu ister. Ve herkes organizasyonuna daha çok kişi katmak için çalışır. (siz “kişilerime yardım ediyorum” demeye devam edebilirsiniz) Quest.net küçük planda sizden ‘etkin çevre’nizi getirmenizi ister. Büyük resme bakarsak milyonlarca kişinin ‘etkin çevresi’ demek, herkes demektir. Yani quest.net sizden ‘etkin çevre’nizi isterken aslında herkesi istiyordur. (“hayır canım, biz on sekiz yaşından küçükleri ve ‘etkin çevre’si mezar taşı olanları kurban etmiyoruz” mu dediniz? Anladım, küçüklerle ve ölülerle çalışmak resmi prosedüre uymuyor değil mi?)
Eğitimlerde ürünle alakalı dersler olmamakla birlikte, üyelere tanıtımlarda yanlarında ürün bulundurmamaları tavsiye edilir. (evet, ciddiyim) Böylelikle hem ürünlerle ilgili detay ve dertlerden kurtulacaklar hem de asıl önemli olan şeye odaklanmaları daha rahat olacaktır: mesele ürün değildir, sisteme katılmaktır.
Quest.net’in sermayesi domates/patates/saat/kolye/altın değildir, insandır. Quest.net antika saatleri nasıl depolayacağını düşünmez, insanları evlerde/ofislerde nasıl toplayacağını düşünür. Quest.net tatil paketlerinde oluşabilecek aksaklıkları değil, eğitilen insanların yeterince iyi terbiye edilememesini dert eder. Quest.net bir ürünü nasıl satacağınız konusunda değil, bir insanı nasıl ikna edeceğiniz konusunda size eğitim verir.
Anlayacağınız üzere quest.net’de ürünün bir yeri ve anlamı yoktur, var olması gerektiği için vardır. Quest.net’in ürünleri ve sermayesi insandır. O yüzden her üye aslında bir üründür! (Kemale ermiş ürünlere ‘lider’ denir)
Ürünle bir alakası bulunması münasebetiyle Türkiye’de Network Marketing’in bir yaklaşımını da burada zikredelim. Network Marketing kavramını açıklarlarken “network marketing reklam yapmaz, reklama vereceği parayı üyelerine komisyon olarak verir” diyorlar. Quest.net’in reklam vermiş olma ihtimalini düşünsek karşımıza komik hikayeler çıkacaktır, böyle bir şey zaten mümkün değildir. “Şu fiyata kol saati satıyoruz” mu diyecekler? Satmak istedikleri bir ürün olsa, zaten reklamını yapar ve satarlar. Peki şöyle mi reklam verecekler: “sisteme gelin üç-üç yapın 250 dolar kazanın”. Ne kadar komik değil mi? Network Marketing sistemleri zaten marka bilinirliğini ve güvenirliğini artırmaktan başka bir amaç için reklam veremezler, böyle bir şey elbette saçma olur, çünkü dertleri (birçoğunun) ürün satmak değildir, insan toplamaktır. Ürün, insandır… Quest.net’in futbol takımlarına sponsor olması ve benzeri gibi durumlar da söylediklerimizi teyit eder niteliktedir. Hayal edemeyeceğimiz kadar parayı bu işlere harcamalarının sebebi elbette tüm dünyada güvenilir imajı elde edebilmeleri içindir. Tanıtımlarda bu sponsorluklardan elde edilen imaj kullanılır, quest.net’in güvenilirliğini artırmak için bir argümandır sadece bu, ikna etmeyi kolaylaştıran…
DÜŞÜNMENE GEREK YOK EMREDİLENİ YAP YETER!
Şimdi size quest.net’in eğitimlerde kullandığı “yarınların liderleri bugün yetişir” başlıklı bir metni noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
“Training ile Teaching in farkı; Teaching öğretmektir. Bu belirli bir zamanda başlar ve belirli bir zamanda biter. Ama Training eğitmektir ki bunun zamanı yoktur, sürekli tekrarı vardır. Neden yarınların liderlerine bugün eğitim veririz? Eğer bugün kendi kişilerimize doğru eğitim vermezsek yarın organizasyonumuz büyüdüğünde kişilerin çoğu düzgün eğitim almayacak ve sistemde sorunlar çıkabilecektir. Eğitimde niyet kişilerin daima eğitim veren kişiden daha ileri olmalarını sağlamaktır. Dolayısıyla iyi bir lider tüm tecrübelerini tam olarak kendinden sonrakilere aktarmalıdır.”
Görüldüğü gibi quest.net üyelerine teaching (öğretmek) ile değil de training (eğitmek) ile yaklaştığını söylüyor. Eğitmek; ezberletmek demektir, sorgusuz sualsiz, tekrar ettirmek, ezberletmek! Sadece sizi nerede ve nasıl davranmanız gerektiği konusunda terbiye ederler, sistemi sorgulamak, konumunuzu, kendinizi sorgulamak onların işine gelmez. Ve zaten eğitim (bir manası da terbiye demektir) ‘nasıl’ sorusuna cevap verir; öğretim ise ‘neden’ sorusuna…
Bu işi neden yapıyorum, kim için yapıyorum, yaparken iç dünyamda ve dış dünyamda neler oluyor, kimlere hizmet ediyorum; bana ezberlettikleri gibi “kişilerime yardım ediyorum” derken tutarlı mıyım, yoksa kendimi mi kandırıyorum; bana “arkadaşlarınızın bu işe sizden daha çok ihtiyaçları var” derlerken ne demek istiyorlardı; benden ‘etkin çevre’mi isterlerken yakın arkadaşlarımı, babamı, annemi, kardeşlerimi, dostlarımı daha kolay ikna edebileceğimi biliyor olabilirler mi, onların sadece bir sözümle bu sisteme gelebileceğini hesaplamış bir zekanın mı hizmetindeyim, ve benzeri soruları sormak zaten training (ezberletme) aşamasından geçmiş insanların işi değildir. Training (ezberletme) tarzı eğitim neticesinde üyeler sadece kendilerini öğretileni yapacaklardır, nasıl terbiye edilmişlerse öyle davranacaklardır. Şimdi bu bilgiler neticesinde, Pathman’ın soru soran insanlara nasıl davranılması gerektiğini anlatan mutaassıp düşünmeksizin yaptığı konuşma; neden sistemin üyelerine ‘muhafız’ dediğimiz; neden üyelerin körü körüne itaat ettikleri ve neden benzer davranışlar sergiledikleri daha da anlaşılır oldu. Tekrar edelim mi: (quest.net tercihi) training “nasıl” sorusuna, teaching ise “neden” sorusuna cevap verir!
(“ama bizimde nedenlerimiz var, pathman öğretti, bizimde hayallerimiz çalışma nedenimiz” mi dediniz? O halde bu kısmı anlaya anlaya derinlemesine birkaç kere daha okuyunuz ve Shiraz’dan A’bdou Habib Ghandoura dinleyiniz, An Evening In Beirut albümünde bulabilirsiniz)
MODERN OL DEĞİŞTİR DÜŞÜNCENİ AMA DÜŞÜNME GERİSİNİ
Elbette buraya kadar anlattığımız birçok şeyi, deşifre ettiğimiz birçok yaklaşımı, quest.net yeni üyelerine türlü metotlarla sunmaktadır. Hem şirket politikaları için geçerli hem de Türkiye’deki quest.net muhafızları için geçerli birçok kalıp vardır. Fikriyatlarını bunlar üzerinden temellendirirler. Ya da insanları bunlar üzerinden kandırırlar. Örneğin: “artık dünya değişti, bu yüzyılın ticaret şekli network marketing’dir” veya “network marketing geleceğin mesleği, son zamanların en popüler ve en kazandıran işidir” gibi söylemler vardır. Bunlar, üzerinde düşünülmeden direk kabul edilir ve aktarılır. Oysa, network marketing ne kadar yaygınlaşır ve popülerleşirse o kadar da tekelleşme olur, zaten bozuk olan güç ve para dengesi iyice bozulur. Network Marketing insanların bir şirket adına (ya da birkaç şirket) çalışıp, o sisteme yeni insanlar katmasıdır ve yeni insanların da başka yeni insanlar katmasıdır, böylelikle sınırsız olarak ilerleyerek tüm herkesi içine dahil etmeyi amaçlar. Herkesin fark edebileceği gibi bu, milyonlarca insanın birbirini kandırıp sisteme katarak şirkete para kazandırmasıdır. Güçte ve parada tekelleşen firmaların kölesi olmaktır. Kapitalist sistemde tekelleşmenin olması gayet doğaldır ama Network Marketing kapitalizmin zirve noktasıdır. Kapitalizmin gerekliliklerini yerine getirmekle ve hızlı sömürü gücüyle ‘geleceğin mesleği’ (!) network marketingler aynı zamanda işgal gücüdür. Ancak görüldüğü gibi bu popüler kavramlar ve yaklaşımlar anlaşılmadan iyi, ahlaklı ve güzel zannedilmiştir. Network Marketing geleceğin mesleği Networker ise geleceğin tüccarıdır, öyle mi? Oysa Networker “özelleştirilmiş insan”dır. (bkz. Özelleştirme)
Düşüncelerimiz ya kadim bir gelenekten beslenir ya da modern bir etkileşimden. Quest.net için zaten kadim olan her şeyi reddetmek gereklidir, ancak modern etkileşimlerden de kendisine uymayan şeyleri reddettiği olur. Bir fikir, bir yaklaşım kendine uymuyorsa; kurduğu sistematiğe engel oluyorsa; sistemine katmak istediği insanların zihinleri ve düşüncelerini bunlar, yani kendi işine gelmeyen şeyler belirliyorsa, tüm bunları değiştirmeye yeltenir. Her şeyi sistemin işleyebilmesi için yontarken insan zihni ve düşüncesini de yontmaları gereklidir. Aksi halde, henüz fikri birliktelik sağlanmamış insanın orduya nasıl katkısı olabilir? İşte bu yüzden, sistem kendi menfaatine uymayan fikriyatı bir başkasıyla değiştirmek üzere üyelerine eğitim verir. Buna “Paradigm Shifts” derler. Yani “Düşünceleri Değiştirmek”. Üyelere, ticaretin yapılış şeklinden insanlara yaklaşımına kadar birçok noktada klasik metotlardan kurtulmaları ve düşüncelerini değiştirmeleri söylenir. Sadece düşüncelerini değiştirmeleri söylenir, düşünmeleri değil. Üye; sorgusuz sualsiz düşüncelerini değiştirir, hayranlıkla sistem mimarlarının tekniklerini dinler, eğitimlerde bu şeytanca ticaret bilgileri karşısında mest olur. Mest oldukça canına dişine takar çalışır, çalıştıkça insanları sisteme katar, liderleri sayesinde sisteme kattığı insanlar da mest olur, onlar da çalışırlar; biraz para kazanır, para kazandıkça imanı kuvvetlenir. Ve zamanla ihlas mertebesine ulaştığında ona lider (üstün muhafız) derler, e tabi biraz da yetenek olmalıdır… Bunların hepsi bir zekâ tarafından (quest.net) sistematik olarak kurgulanmıştır. Bu yeni köle sistemi, denildiğine göre yeni yüzyılın mesleği imiş. Network Marketing uzun yıllardır var, ama böyle bir köle sisteminin geleceğin mesleği olması konusunda net fikir sahibi değiliz, dedikleri gibi köle sistemi revaç bulabilir, kendi kendine yok olup gidebilir de… Zira haklı olmamız kazanacağımız anlamına gelmez. Tıpkı bu yazıyı yazmakla kaybedebileceğim birçok şey olduğunu bilmem gibi…
EVE DÖNERKEN
Sistemi savunan üyeler de sistemi reddeden insanlar da tüm bunları sistem hakkında yeterli bir bilgileri olmaksızın yapıyorlar. Televizyonda ve internette bu sistem anlaşılmadan tartışılıyor, övülüyor veya reddediliyor. Bu yazıyı yazmama sebep olan etkenlerden biri budur. Bir diğeri ise, Quest.net’in son zamanlarda hızlıca yayılması ile birlikte birçok insanın, alimlere, hocalara bu konu hakkında fetva sormalarıdır. Ancak problem şu ki, bu sistemler şeffaf değildir, üyeye verilen bilgi az ve sınırlıdır. Sistemin yapısı ve nasıl işlediği şematik olarak anlatılır. İnsanlar da bildikleri bu kadar bilgi ile hocalara başvurmaktadırlar. Bu kadar bilgi ile ne konu anlaşılabilir ne de üzerinde düşünülebilir. Olayın künhüne vakıf olmak gerekir. Biz ise, işin derinine inerek aslında neyin ne olduğunu anlatmaya çalıştık elimizden geldiğince. Kimseyi haddinden fazla rencide etmemek için asli üslubumuz olmasına rağmen bizim için zor olsa da ironiden kaçabildiğimiz kadar kaçtık, ancak yer yer parantez içlerinde ve başlıklarda az da olsa kendini mecburen gösterdi. Sistem hakkında bahsederken söylentilerden, hurafelerden ve ehil olmayan insanların sözünden sakındık. Quest.net adına resmi olarak konuşan insanların (belgeli ve delilli) yaklaşımlardan, tekniklerinden ve yazılarından faydalanarak hazırladık bu yazıyı. Bu sebeple anlattığımız şeyleri burada biz uydurmadık, ya da sistemin üyelerinin sözlerine bakarak üzerinde konuşmadık. Ancak bilgileri quest.net eğitimlerinden ve quest.net adına konuşabilecek salahiyette olan v-team eğitimcilerinden aldık. Bazı yerlerde Türkiye’deki üyelerin genel tavırlarından bahsettiğimiz de oldu, ancak orada da bunu belirttik. Bahsettiğimiz konulardan hiç haberi olmayan quest.net üyeleri olabilir, bu ancak o kişinin yaptığı işi yeterince bilmediğini gösterir ya da bu bilgileri alabilecek bir seviyeye henüz gelmediğini. Bizim edindiğimiz ve açıklama gayreti içine girdiğimiz bilgiler sahihtir.
Daha önce de dediğimiz gibi quest.net şeffaf bir şirket değildir. Bu sebeple henüz ulaşamadığımız birçok bilgi vardır. Ancak elbette biz de yazının fazla uzaması ve meramın bu kadarla anlaşılıyor olması sebebi ile bildiğimizin ancak bir kısmını anlattık.
Bu yazının muhatabı ister sistemin üyesi olsun ister muhalifi olsun bu işin anlamını ve içyüzünü merak eden mütedeyyin insanlardır. Anlattıklarımızla alakası olmayan, zaten erdem, ahlak ve insanlık gibi hasletleri umursamayan, ne olursa olsun ancak para kazanmak uğruna savaşan insanlar muhatabımız değildir. Anlattıklarımız düşünmenin, derin düşünmenin ve bununla beraber ahlaklı düşünmenin üzerine kurulu olduğundan “ne olursa olsun fark etmez” diyen insanlar için zaten bir işe yaramayacaktır, onlar için neyin ne olduğu önemli değil neyin ne kadar kazandırdığı önemlidir.
Yazının amacı insanları yolundan döndürmek değil, ne yaptıklarını bilmelerini sağlamaktır. Sistem üyeleri için yer yer “muhafız”, “ürün”, “denek” dememiz quest.net’in kendi üyelerine bakış açısını anlatmak içindir. Yine de zarureten kullandığımız için, eğer okumakta olan sistem üyesi varsa özür dileriz.
Bu yazıyı hazırlamaya başlarken internette quest.net hakkında üretilmiş olan tüm bilgileri okumaya çalıştık. Meselenin etrafında dolaşan basit polemik soruları sormak yerine işin özüne ve derununa dair şeyler anlatan bir üslup belirledik.
Bir de yazıyı yazarken bol bol Jamal Slitine’den Hobbi Lak, Niyaz’dan Hejran, Ahmed Kaabour’dan Beirut Ya Beirut, Koptu Kervan’dan Bhala Ksika, Savina Yannatou’dan To Yasemi-Cyprus, Vampire Weekend’den Walcott dinledik.
Abdullah Kibritçi – 22 Ocak 2010 – İstanbul
Eğer yazıya katkıda bulunabilecek ya da eleştirebilecek bir yorum yazacaksanız, yazacağınız yorum tutarlı, anlaşılır, zihnimizi açacak bilgileri muhteva eden, demagojiden uzak bir yorum olmalıdır. Bu şartlara uymayan, sadece cevap vermiş olmak için yazılan sığ yorumlar onaylanmaz. Ayrıca “çok güzel bir yazı olmuş” ya da “böö berbat olmuş” gibi olaya katkısı olmayan saçma yorumlar da onaylanmayacaktır.





bunların hepsi sahtekar kan emici orospu çocukları, amına soktuklarım….
YA BUNLAR BİZİM KÖYE GELMİŞLER ORADAKİ BAZI FAKİR GENÇLERİ KANDIRMIŞLAR, BAKMAYIN SİZİ ŞİMDİ KİMSENİN BEĞENMEDİĞİNE SİZİ YILLAR SONRA HÜSEYİN BEY, AYŞE HANIM DİYEÇAĞIRACAKLAR DEMİŞLER, ONLAR DA KANMIŞLAR TABİ OLANCA PARALARINI VERMİŞLER ŞİMDİ ADAM BULACAĞIZ DİYE YALVARIYORLAR ETRAFLARINA ARTIK İNSANLAR BUNLARDAN KAÇAR OLDU, HER SEFERİNDE BİZE İŞ TEKİLF EDİYOR DİYE. BİR PÇ VARMIŞ HEP ONUN BAŞININ ALTINDAN ÇIKMIŞ. KÖYE GELİRSE ONU HERHELDE BU SEFER MİLŞLET LİŞNÇ EDECEK. FAKİRSENİZ FAKİR KALIN AMA ONURLU KALIN..
Merhaba Arkadaşlar bu QuestNet gibi bende Qazık Net i kurdum. :) katılım ücreti 100 € ve çiçek sepeti,meyve sepeti, Nano teknolojili Kol Saati veriyorum hepsi paket olarak oldu olacak bizde köşeyi dönelim Quest Net tekiler gibi :)
zengin olmak için yapmadıgımız bir bu iş kalmışdı buda oldu tamam tanıtımı daha dün aldım o kadar insan bana ne kadar çok kazandındıklarını ballandıra ballandıra anlatdı en sonunda kararın ne dediler bier şey söylemedim ertesi gün arkadaşım zorla tekrar götürdü ben olumsuz deyince e senin hayalerin yokmu ulaşmak istemiyormusun dünya degişiyor sen neden degişmiyorsun diye bu gibi kelimelerle tabiri caizse üstüme saldırdılaree dedim ben ha diye2700 bulamam kredi çek dediler ödeyemedigin zaman biz öderiz bile dediler 3 gündür beni arıyorlar karar için ama artık sıkıldım bu yazıyıda okuyunca girmeyecegimi söyledim ben girsem bile en yakın arkadaşımı oraya girmesi için o kadar parayı vererek zorlayamam allahdan korkarım yarın o adam bana senden geldi bu demicekmi intden inceledim de bu iş avrupada yaygın deil hep asya ülkelerinde agırlık verilmiş nedeni biz dahi diger asya ülkeride ya çok saf yada çok çabuk zengin olma hevesi içerisinde yaşamaktayız bu işin içinde olanlar sen bu kafayla yaşamaya devam et diyebilirler desinler umrumda bile deil zengin yaşamışım fakir yaşamısım ölümlü dünya arkadaşımı satmadan kimsenin ahını almadan haram para ve kul hakkı almadan yaşarım daha iyi benim işim deil allah herkeze alın teri olan parayı güzel bir şekilde harcamayı nasip etsinn
Al Buda Soğuma Turun olsun yada kapak olsun yaa
Alın size gerçek gazetecilik tebrikler sky türk
http://www.skyturk.net/dalga-mi-gectiniz/
Dalga mı geçtiniz ?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek‘in uluslararası networt satış ağı quest.net için “Gereken yapılacak” şeklindeki açıklamasının ardından bir ay geçti. Konuyla ilgili olarak yaptığımız araştırmada, bakanın açıklamasının ardından hiç bir işlemin yapılmadığı ortaya çıktı.
Binlerce quest.net çalışanının sert tepkisine neden olan açıklamanın ardından sadece Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde iki müfettiş tarafından yapılan ön inceleme bulunduğu ortaya çıktı.
ORTALIĞI AYAĞA KALDIRMIŞLARDI
Quest.net ile ilgili ilk haber geçtiğimiz aylarda Zaman gazetesinde yer almıştı. Quest.net’in çoğu ülkede yasaklandığı iddialarını gündeme getiren haberde Türkiye’de yaygın bir satış ağı kuran quest.net’in aslında bir tür saadet zinciri olduğu 90′lı yılların en büyük vurgununu yapan Titan benzeri bir yapılanmanın içinde olduğu iddia edilmişti.
SANAYİ BAKANLIĞI HAREKETE GEÇTİ
Bu haberlerin ardından Sanayi Bakanlığı tarafından başlatılan ilk araştırmada konuyla ilgili detaylı bilgi edinilmesi için iki müfettişin görevlendirildiği ortaya çıktı.
Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü, söz konusu site hakkında inceleme başlattı. Kurum müfettişleri, sistemle ilgili ilk incelemelerini bakanlığa sundu. Buna göre, merkezi Hong Kong’da bulunan şirketin Türkiye’deki işlemleri Tüketici Kanunu’na aykırı bulundu. Kapsamlı raporun, şirketin para hareketlerinin belirlenmesi ve Türkiye’deki sorumlularının tespitinin ardından hazırlanacağını belirten bakanlık yetkilileri, önümüzdeki birkaç ay içinde bunun tamamlanabileceğini dile getirdi.
MASAK TA KONUYU ARAŞTIRIYOR
Yurtdışı kaynaklı şirketin Türkiye’de internet aracılığıyla satış yaptığını belirten yetkili, bunun için de şirketin Tüketici Kanunu’nun 9/A maddesi kapsamında değerlendirildiğine dikkat çekti. Tüketicinin satış öncesinde, açık, anlaşılır ve kullanılan iletişim vasıtasına uygun bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan bakanlık yetkilisi, ürün tedarikçisinin ayrıca erişilebilir bir veri taşıyıcısıyla bilgilendirme formunu tüketiciye ulaştırmak zorunda olduğuna işaret etti. Türkiye’de her geçen gün mevcut sisteme yeni katılımların olduğunu da hatırlatan yetkili, “Bakanlığımızca inceleme sürdürülmekle birlikte, mesafeli satış yönünden Quest.net sisteminin Tüketici Kanunu’na aykırı faaliyette bulunduğunu belirledik. Şirketin Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili denetimlerimiz devam etmekte. Ayrıca diğer istihbarat birimleri ve emniyet tarafından da konu yakından takip ediliyor.” dedi. Mali Suçları Araştırma Kurulu yetkilileri de Hong Konglu şirket hakkında sorumlu bakanlıklarla hummalı bir çalışma yürüttüklerini aktardı.
MALİYE’DE İNCELEME YOK
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklamanın izini süren skyturk.net, Şimşek’in Afyon’da yaptığı konuşmanın rdından her hangi bir araştırma yapmadığı bilgisine ulaştı. Konuyla ilgili olarak görüşünü aldığımız Maliye Bakanlığı yetkilileri Bakanlık Bünyesinde bir araştırma başlatılmadığını Bakan Şimşek’in konuşmasının ardından kendilerine bir talimat verilmediğini söylediler. Quest.net bilgisinin kendilerinin de Bakan Şimşek’in konuşmasıyla ilk kez ulaştığını belirtene Bakanlık yetkilileri “Biz Türkiye’deki ticari faaliyetlerle ilgileniriz, bu konuda bir eksiklik, usülsüzlük varsa bunun hakkında inceleme yaparız, işin niteliği hakkında araştırma soruşturma yapma yetkisi Sanayi ve Ticaret Bakanlığını ilgilendirir, bir suç unsuru varsa Emniyet ve polis buna zaten göz yummaz” yorumunu yaptı.
SANAYİ BAKANLIĞI RAPORUNDA NE VAR?
Sanayi Bakanlığı, quest.net sisteminin aksayan yönlerini bir rapor halinde ilgili kurumlara iletti. Buna göre quest.net satış sisteminin eksiklikleri şöyle:
1.Satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri net olarak yer almıyor..
2.Sözleşme konusu mal ya da hizmetin temel özellikleri hakkında bilgiler bulunmuyor.
3.Sözleşme konusu mal ya da hizmetin tüm vergiler dahil satış fiyatı net belli değil.
4.Satıcı veya sağlayıcının fiyat dahil tüm vaatlerinin geçerlilik süresi hakkında bilgi yok.
5.Tüketicinin ödemelerinin nasıl yapılacağına dair bilgiler yetersiz
6.Teslimat ve ifanın nasıl yapılacağına ve varsa buna ilişkin masrafların tutarı ve kimin tarafından karşılanacağına dair bilgiler yer almıyor.
7.Tüketicinin talep ve şikâyetlerini iletebileceği satıcı veya sağlayıcının açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri bulunmuyor
hepiniz koyunsunuz toplum uyuyor bu iş kendine inanan için büyük bir nimet ticaret işi bu .. mal satıyorsun sonuçta peygamberimiz de ticaret yapıyordu .. insanlar silkelenin ve kendinize gelin quest 10 yıl sonra büyük bi patlama yaratacak o zaman yüzünüzdeki ifadeyi görmek için yaşıyor olacağım !
bnm anlamadığım nokta şu o kadar laf ediyorlar yasal değil, işte haram para beni çok değiştirdi ve ben kendime çok şey kattım herkes illa katacak bir şey diye bir şey yok ama vergileme sistemi geliyor bu işe konuşun bakalım anti-questciler vergi kesilio bize gelen paradan
gülüyorum ya sadece ya avoncu ya aloeveracıymışız :DBanana arkadaşm avondan aloeveracıdan :D bu adamlarn işi belli hiç değilse tvdede bangır bangır reklamları var:D bide biri demş yok kedi uzanamadğı ciğere mundar dermş fln filan :Dgörücem bakalm sizi 1-2 sene sonra zengn olcakmşsınz ya ;)berber örneği ayrıyetten çok saçma berberlkle bu işin benzer bi tarafı yok :) ayrıyetten ben olaya din yönüyle hiç bi şeklde bakmıyorm mantık yoruyorz..hadi bak bi iş düşünelm madem sana iş vericek niye sana zorla ürün alma zorunluluğunu koyuyor?Direk sana niye demiyor benim ürünüm için müşteri bul diye :)
Merhaba arkadaşlar.. Öncelikle şunu belirteyim ki; bende bir Q.net mağduruyum. Çok yakın bir arkadaşıma güvenerek bu sisteme dahil oldum. Şimdi ikimizde çok pişmanız. Ama sistemdeki tek gerçek “köprüyü geçene kadar ayı geçtikten sonra dayı” mantığı var. Eğer Q.Net tanıtımlarında yeterli derecede objektif olsaydı bi bu hataya düşmezdik. Ve en çok şuna kızmışızdır ALLAh-KİTAP korkusu olan insanlar kazanacakları 250$ için insanların gözünün içine bakarak YALAN söylüyorlar…
anlaşılan o ki, bir de network marketing meselesini, özel olarak anlatmak gerekiyor. neymiş bu geleceğin mesleği dedikleri şey. kim iyi olduğunu kabul etmiş ki? geleceğin mesleği orospuluk da olabilir, bize ne!
neyse, yazacağız inşallah… kıracağız dişlerini…
Öncelikle; “kedi uzanamadığı ciğere murdar dermiş!” Düşünün bir berber dükkanı açıyorsunuz ama işi tutturamıyorsunuz ve kapatmak zorunda kalıyorsunuz.. Şimdi bu kimin suçu Dükkanı açanın mı yoksa berberlik sektörünün mü? Yani Queste giripte başarılı olamayan arkadaşlar suçu kendinizde arayın. şirkette değil.. Herşey açık bizim işte. Yalanı şirket atmaz, kişi atar! Kimisi yalan konuşarak bu işi yapmaya çalışırki zaten belasını bulur. Kimiside işi olduğu gibi anlatır ve seçimmi girmek isteyene bırakır. Kimse zorla sokulmaz . Zorla güzellik olmaz zaten..
Diyanetin verdiği her fetvayla amel ediyormusunuz? Yada diyanetin verdiği fetvaya ne akdar güven olur? Çünkü diyanet anlaştığı bankalrın faiziyle geçinen bir kurumdur. Bizim işe lüks tüketim olduğu için caiz değil demiş!! Bizim işte sadece kolyeler saatler yokki. Tatil paketleride var. Tatil bir ihtiyaç değil midir? İhtiyaçtır.. Ve nano teknolojisiyle üretilen biodisc adında çok ailece çok fayadsını gördüğmüz bir kolye vardır.. Bunun faydalarını biz gördükten sonra insanalra tavsiye ediyoruz. Vede alanlarda faydasını görüyor. Bu ne oluyor? faydasını gördğün bir şeyi başaksınada tavsiye ediyorsun! değil mi? tabikide ewet. Ayrıca saatler altın paralar; bunların çoğunun koleksiyonel özelliği vardır ve herbirnin yanında her ürüne ait uluslar arası geçerliliği olan bir sertfika yer almaktadır. Bu sertifikada ürün hakkında bilgiler kaç gr. olduğu, ayarı, büyüklüğü,kaç adet ve bu ürünün kaçıncı ürün olduğu hakkında bilgiler yer almaktadır. Yani bu ürünler “koleksiyonel” yani zaman geçtikçe değernin artması gibi bir değer katmaktadır. Tıpkı postanelerdeki pullar gibi. Bu pullarda koleksiyoncular tarafından takib edilir. Allah için birşey yazarken başkalarının ekmekleriyle oynamayın. Network marketing sistemi geleceğin işidir. Bunu herkes görcek Allahın izniyle. AYrıca şu sözüde unutmayın “meyve veren ağaç taşlanırmış” bakın o kadar aleyhte haberler çıktı tutuklanmalar oldu ama biz dimdik ayaktayız Allaha şükür. Ve göz altına alınan kişilerden 18 tanesi tutuklanmış, doğru ama neden tutuklanmış hiç araştırdınız mı? bunların kişisel suçları var yani şirketle alaksı yook. Şirkein ismini kirlettiler bunlar. Şirkette zaten 1 kişinin sözleşmesini iptal etti. Diğerlerinide inceliyor.. Yan kişilerin yaptığı yanlışlar yüzünden şirketi kötülemek karalamak ayıptır ya.. Allah için birşey yazarken dikkati yazın. İnsanların kafasına neden şüphe sokyyorsunuz? Neden ekmeklerine mani oluyorsunuz? Bazılarıda demiş; “emek yok”. ARkadaş emek illa sırtında çuval mı taşımak yada kazma kürekle terleyinceye kadar kazmak mıdır? O zman bestecilerde emek sarfetmiyor harammı? adamın içinden bir anda geliyor ve notaya alıyor. şimdi bu besteyi satınca harammı kazanmış oluyor (hani dediniz ya emek yok alın teri yok) ah çok cevap varda bu kadarcık yeter. Ama bizim millet böyle içeriğini bilmediği şeylerde atıp tutmayı o akdar seviyor ki.. Ama bunun vebalide var insanların kafasını bulandırıp yanlış bilgiler veriyorsnuz.
merhabalar.Öncelikle, kişinin ücreti çalıştığının karşılığııdr diyerek başlamak istiyorum. beni bu uçuruma düşmekten kurtaran yüce Rabbime şükür,ve bu yazıyı ve yorumları yazan arkadaşlara teşekkür ediyorum.network marketing i daha önce sadece duydğum ve hiçbir bilgi sahibi olmadığım halde sevdiğim bi arkadaşım tarafından davet edilerek gittim bi ev ofiste, bana alel acele anlatılanların güvenir olduğuna innamadım.ama arkadaşıma bi şey söylemdim.ama bu yazılardan yola açıkarak düşünüldüğünde bu olayın tamammen kandırmaca olacağı anlaşılıyor.kimse kimseye boş yere bu kadar para vermez.patron dedikleri ise müslüman biriymiş.acaba hristiyan ve başka din guruplarına da farklı dinde olarakmı tanıtılıyor. olabilir.ben zaten anlatılanlardan ne yapacağımı naladım.ama işin ne olduğunu anlamadım.yani bi para ödüyoruz, bişey alıyoruz, insanları davet edyoruz böyle devam edyor.hizmet varmı yok.iş nedemekti? cevap”birşeyi biryerden alıp farklı biyere götürmeye iş nedir.ama burada böle bişey yok.sadece kandırabilme sanatı var.zaten ben insanları kandıramam.
böle teklif alan arkadaşlara dikkatli olmalarını tavsiye ederim.iki üç bin lira belki bişey değildir ama bu kandırma zincrine halka olmasınlar.herkese saygılarımı sunarım iiy gceeler.
evet arkadaşlar bende bu quest.net denilen insanlara öncelikle yakın çevresine kazık atmayı kendilerine bir iş olarak görenlerin arasındaydım ama allaha çok şükür gerçekleri geç de olsa kendi yaşadıklarımla gördüm. sakın arkadaşlar sizede zengin olacaksın bize katıl çok para kazan diyen insanlar kanmayın bu kişi kim olursa olsun itimat etmeyin. allınız teri ile kazanın ama helal kazanın ama az kazanın böylesi daha bereketlidir.benim altımda kimse yok iyiki olmamış benim buraya verdiğim paradan inşaallah komisyon alacak kim varsa bereket görmesin rabbim bunun hesabını ahir dünyada da sorsun. evet eğitim diyorlar ,eğitim dedikleri şey sadece insanları nasıl taktik kullanarak kadırıp bu sistemin içine sokmaktan başka bir şey değil …..ben bu işe güvendiğim insanlar olduğu için hiç bir şeyi araştırmadan girdim ama yalnış yaptım ve başkalarınında bu konuda yalnış yapmasını ıstemıyorum ……
Bir arkadaşın söylediklerini okudumda teknolojik aletlerden bahsetmiş bu işin netten satış olayıyla pek bi alakasını göremedim.Çünkü sürekli yüzyüze ısrarcı tavırlarla ofise götürülmeye çalışılan bir sektör..Net üstünden falan en fazla takibi yapılıyordur.Benim görüşümse bu sistem karşısındakinin hayalini öğrenip sora aynı kişiye yine bir ‘hayal’ olarak satan bir sistemdir..2.cisi bu toplanan paralarn hepsi milli gelire bi katkıda bulnmadan yabancı ülkelere gitmiyor mu yanlşsam düzeltin lütfen
arkadaşlar bende quest.net le arkadaşların davetiyle tanıştım ancak inanın ofise gidene dek abartısız iki arkadaş birbirinden habersiz 100 ler ce kez ısrar ettiler kırmamak için gittim tanıtım aldım ancak katılmadım sebebi ki bu benim düşüncem katılmış veyada katılmayacak insanları etkilemesin bikere matematiksel olarak para kazanmak için neredeyse küçük bir serveti(sisteme davet edip katılan kişilerin topanan paralarından bahsediyorum)şirkete aktardıktan sonra kibence en önemlisi bu para ülkemizden yurt dışına karşılığında kayda değer katmadeğer katmadan kaçan paralar milli sermayemize vede ülkemize ne katıyor iş deniyor emek alın teri yok hedef kitle gençlerin istediği gibi öğlene kadar yat saat 15 00 16 00 ofise git otur ezberle itaat et eve gel yok lidermiş yok hayaller miş oradaki arkadaşlara gerçekten üzülüyorum öyle kapılmışlarki anlatamaam çok zengin olacaklarına öyle inanmışlarki başka bişey göremiyolar hırsların dan yazık arkadaşlar gözünüzü dört açın sorgulayın kendinize sorun kalbinize sorun cevaplar orada dışarıya itiraf edemesenizde doğruları size vijdanınız söyller saygılarımla emre.
Merhabalar,
Öncelikle yazını çok beğendim. Fakat sorun şu ki bende bir quest.net bağımsız temsilcisiyim. Doğal olarak cevap yazma hakkımı kullanıyorum.
Öncelikle size dünyadan bahsedeyim. Teknolojinin insanları ne hale getirdiğinden haberiniz yok sanırım. Basit bir şekilde düşünürsek; sahip olduğumuz bir çok bilgiyi teknolojik aletler üzerinde saklıyoruz (Telefon, bilgisayar, cep bilgisayarı, netbook vb.). Doğal olarak bu tür cihazlara daha çok bütçe ayırmamız gerekiyor ve zaman ilerledikçe bu bütçe dahada artacak. Siz bunun ne kadar büyük bir tekel olduğunun farkında değilsiniz. Ya bu çok hoşunuza gidiyor ya da bunu görmezden geliyorsunuz. Çünkü işinizi kolaylaştırıyor. Hayır! Bence işinizi kolaylaştırmıyor aksine kültür yoksunu olan birçok insanı hatta milyonlarca insanı köreltiyor. Kör ediyor, mahvediyor.
(Editörün cevabı: Teknolojiden bahsetmeniz, teknolojik ürünler üreten firmaların devasa büyümesi ve kapitalizmin başat unsurları olarak ekonominin zirvesinde yer almasından dolayı, anladığım kadarıyla. Elbette haklısınız, teknoloji, orantısız güç kullanarak insana saldırıyor, insanı ve inanın cebini esir alıyor. Bunlar ayrıca anlatılabilir, bunlar için tefekkür edip yazılabilir. Ve zaten çokça yapılmıştır da. [bkz. Ali Şeriati – Kapitalizm] Ancak biz burada meseleyi quest.net özelinde ele alıp değerlendirdik. Bunda nasıl bir problem olabilir ki? “o kadar kapitalist var neden bu kapitaliste çatıyorsunuz” demek hakkınız değil ayrıca. Bu, questnet, yeni bir meseledir ve insanların aydınlatılması gerekmektedir. Biz de bunu yapmaya çalışmaktayız görüldüğü üzere. Eleştirilecek başka kurumlar ve sistemler olması bizim eleştirimizi geçersiz kılmaz, değil mi? Kapitalizm genel olarak zaten yıllardır berrak zihinler tarafından eleştiriliyor. Ama questnet için benim bakış açımla yazılmış tek bir metin yok, bu gerekliydi, öyle… Ayrıca şunu da belirteyim ki televizyon ve cep telefonu kullanmıyorum. Gezilerimi de en az teknolojik olan tren ile yapıyorum. İşim bilgisayar ile alakalı olmasa bilgisayarı da terk etmeyi çok isterdim.)
Ortada bunun gibi insanları, insanlığı ziyan eden binlerce sistem varken sizin quest.net’i hedef seçmeniz ne ilginç. Değerli zamanınızı bizim işimizi araştırmaya ayırmanız ne ilginç. Sanki bu kapitalist sistemi yalnızca Network Marketing sektörü kullanıyor gibi göstermeniz ve doyasıya abartmanız ne ilginç geliyor bana biliyor musunuz? Bu benim canımı sıkıyor, hemde fazlasıyla.
İyi niyetinizin hangi yönde olduğunu görebilmek çok zor. Muhtemelen sizde bilmiyorsunuz. Çünkü eğer öyle olsaydı kapitalizm ve insanı ürün niyetine kullanma stratejileri üzerine geniş kapsamlı bir yazı okumuş olurdum. Malesef yazını öyle değildi.
(Editörün cevabı: Evet sebebini anlattım. Binlerce kişi questnet üzerine bir şeyler merak ederek bu metne ulaşıyor kapitalizmi merak ederek değil. İleriki yıllarda kapitalizme de bir Osmanlı tokadı sallarız inşallah)
Daha çok araştırın, daha çok okuyun, zeitgeist’i mutlaka izleyin ama mutlaka izleyin ve quest.net’in dünyanın sonunu getirmeyeceğini sizde görmüş olun. Bu tür strayejiler dünyada ilk defa kullanılmıyor. Defalarca, sayısızca ve benzersiz ortamlarda farklı farklı kişiler tarafından uygulandılar. Hiçbiri stratejiyi uyguladığı insanı bu kadar geliştirmemiştir. Bunun korkusuyla yanmıştır hep.
Bu muhasebe arzusuyla, zarar ziyanın hesabını yaparken keşke tablonun diğer tarafına kârlarınıda yazsaydınız. Eliniz gidermiydi yazmaya?
(Editörün cevabı: Tablonun diğer tarafı para kazanıp coşmuş insanlar ise beni çok ilgilendirmiyor. Tanıştıkları her insana referans gözüyle bakıp, herkese kartvizit vererek çevresini genişletip ve böylece satış potansiyelini yükselten insanlar var tablonun öbür tarafında. Kendini tanrı zanneden onlarca arkadaşım var tablonun öbür tarafında. Henüz istediği arabayı alamamış ama arabası olan birinin hikayelerini kendi hayatıymış gibi yaşayan ve kendini böyle tatmin eden arkadaşlarım var tablonun diğer ucunda. İşi kabul etmedim diye aramızın bozulduğu arkadaşlarım var tablonun öbür ucunda. İnsanların, dostların, arkadaşların arasına nifak sokan iki arkadaşın arasına ticareti sokan bu salak sistemin kirli donları var madalyonun arka yüzünde. Meselemiz zaten kandırılmış masum insanlar değil. Onlar tüm kandırılmışlıklarına rağmen başımızın üzerindedir. Ancak o insanları kandıranlar, sömürenlerdir küfrümüzün muhatabı)
Birde “Training” hakkında birkaç şey yazmışsınız. Bunun sayesinde kaç insanın yaratıcılığını geliştirdiğimi bilseydiniz gözleriniz dolardı. Eğer bu memlekette herkes işini bizim kadar kaliteli ve inanarak yapsaydı şimdi batıya ya da asyaya dönerken “kıçımız açıkta kalmazdı” sizin tabirinizle. Ama malesef ağzımız hiç susmuyor, mevzu bahis iş olunca ağzı olan konuşuyor. Lafım size değil, umarım beni anlıyorsunuzdur.
(Editörün cevabı: Şiir, çok ayrı bir dünyanın metnidir. Anlamamışsınız, yanlış yerde kullanmışsınız cümlemi. Bırakın!)
(Editörün cevabı: Yabani atı alırsınız, eğitirsiniz, eğitimli, terbiyeli at olur. Konfeksiyondan körpe çocuğu alırsınız, eğitirsiniz, ailesinin arkadaşlarının ve akrabalarının parasını sömürürsünüz. İşim sanat ve edebiyat olduğu için çok iyi bilirim ki, aptal bir eğitim mekanizması kimsenin yaratıcılığını falan geliştirmez. Demek istediğiniz, insanların hayatını değiştiriyor, onları çok farklı bir insan yapıyor… ise biraz olsun anlarım. Kişisel gelişim kitaplarının kapaklarında okursanız hayatınızın değişeceğine dair metinler olur. Okursunuz, hayatınız bir süre değişir. Birkaç kişisel gelişim kitabı okuyup hayatı değişmiş böylece kişisel gelişim kitabı yazıp satarak para kazanılacağını çözen elemanın yazdığı kitap size bir müddet gaz verir, söner, olur, biter. Birkaç tane kurnazlık tekniği öğrenirsiniz. Ne kadar komik olduklarını fark etmeden bedava peynir fare kapanında bulunur gibi, ucuz bayağı metinlerle sizi bolca çalışmaya, doyumsuzca kazanmaya şartlarlar. Sömürürler güzelce… Size fare muamelesi yaparlar, peynir peşinde koşturup komisyonlarını alırlar. Bu da, işte böyle kardeşim… Ne yapayım yani, canım istiyor ki bir yazı daha yazayım, hatta daha uzun olsun. İnsanların bu meseleye neden çabucak kandıklarını ve nasıl böyle amansız savunduklarını; gelen yüzlerce olumlu, olumsuz, yerinde ya da küfürlü yorumu inceledikten sonra çözdüm nihayetinde, onu anlatayım.)
Örf, adet aramayın. Yakında isimleri bile hatırlanmayacak. Bu bir evrim. Düşünce evrimi, yozlaşma. Yazacak konuşacak çok şey var ama böyle mangalda kül bırakmayacak kadar yazarak cevap beklemeden sayfalar doldurmak hoş olmuyor. Muhabbet etmek gerek, samanlıktaki iğneyi değil samanlığı konuşmak gerek.
(Editörün cevabı: Eh, biz de burada yozlaşmaya karşı yumruk sallıyoruz zaten. Ayrıca böyle temiz, imlası düzgün, kurgusu düzgün, çözümlemesinde mantık problemi olmayan başka bir metin daha yok gelen yorumlar arasında. Böyle bir yaklaşımla münazarada bulunmak, çatışmak elbette haklı olan taraf (biz) ile haksız olan tarafın (siz) düşüncelerini geliştirmesine vesile olur, ayrıca. :) Questnet’i savunan yorumların neredeyse tamamına yakını, o insanların sosyal durumunu, eğitim ve zeka seviyelerini de aşikar etmekte. Öyle ki, beş kelimelik bir cümle kurana kadar kırk beş ayrı hata yapanlar, hiç cümle kuramayıp sadece küfür kelimelerini sıralayanlar, küfür ederken bile gerekli zekadan yoksun olup bana küfür etmeye çalışırken kendilerine küfür edenler ama bunun farkında olmayanlar, imla hataları ile bezeli olmasına rağmen cümle kurabilmiş ama mantık sorunlu yorumlar yazanlar, bağıntı denen şeyden habersiz olup bağlantısız ve alakasız şeyler anlatanlar…
İşte böyle, yüzlerce onaylanmamış yorum… Tamamına yakını cümle kurmaktan, çözümleme yapmaktan aciz. Böyle insanlarla tartışacak kadar deli değilim herhalde. Üstelik mangalda kül bırakmayan ben değilim questnet’tir. Her yerde, her alanda, her evdeki üyeleri ile insanların psikolojik açıklarını liderlerine öğretip saldırı emri veren, tartışmaya açık olmayan sistem quest.net’tir. Güçlü olan, sponsorlukları ile göz boyayan, her yere eli uzanan, seminerler verip insanların zihnini iğfal eden, seminerlerinde profesyonel hatiplerle insanların kanına gülümseyerek ve paranın ucunu göstererek giren sistem quest.net’tir. Ben değilim. Ben yalnızım. Kendi halinde, dağ bayır gezen, bolca okuyan (ama hayatın içinde, ama şehrin ortasında, ekonomiden, kapitalizmden, sosyolojiden, teknolojiden sonuna kadar haberdar ve bilinçli) bir gencim. Ama yalnızım, tek başımayım. Questnet’in milyonlarca üyesi, lideri var. Trilyonlarca parası, imkânı var. İşte benim metinlerim söylediğinize göre canınızı sıkıyor. Quest.net milyonlarca insanın canını yakıyor, biz burada on sayfa saldırı yaptık, canınız sıkılacaksa sıkılsın. Orantısız güç kullanan onlardır, quest.net’tir. Bu kadarını da söylemezsek, tüm arkadaşlarımız elimizden sökülüp alınacak. Benim de canım sıkılıyor, para kazanıp insanlıklarını dostluklarını yitiren eski arkadaşları görünce…)
Mail adresim yazıyor gerekli görülen bölümlerde. Konu ne olursa olsun konuşmak isterim sizinle.
Sevgiler.
(Editörün cevabı: Teşekkür ederim, böylesine temiz yorum hiç gelmeyecek sanmıştım.)
ne o ne bu ne şu benim eşimde bu işi yapıyo yazılanlar hepsi doğru sadece kazık yiyorlar ama bunun farkında bile deyiller yazık vallahi akılsızlar kanmayın bu gibi yalanlara
kardeşim yazılarından dolayı sana teşekkür ediorum …. böle insan piskolojisini yönetebilen ve senin para kazanman için her türlü eğitimi hatta insan piskolojisini bile çözebileceğim seviyeye getirebileceğimi öğrendim. ben bu işin tanıtımını yeni aldım bu denli bilmiyordum işi bu kadar büyük olduğunu bilmiordum kardeşim allah razı olsun senden bende şimdi girmeye karar verdim sanada teşekkürü bir borç bildim yoksa inan girmiyecektim bu işe …
Yazıyı sıkılmadan okudum.Bazı sözler üyelere ağır gelebilir.Tıpkı üyelerin üye olmayanlara ‘çok şey kaybediyorsun yazık sana,nasılsa arkadaşların kazandığında sen de ah be ben neden daha önce girmedim bu işe vb’ dedikleri gibi.Gerçekten işle ürünün hiç bir alakası yok herkes sadece takımına birini sokmanın peşinde be arkadaş madem bana ürünü satıcaksın niye sadece kendini başarı hikayeni ya da sistemin akışını anlatmaya çalışıyorsun.Biraz kafa yorcak olursak kişinin hem ortalama 1.500 $ verdiği ve karşılığında mal aldığı bir paketten üstüne ayda iyi çalştıktan sonra ortalama 15.000 $ gibi bir para alması bana mantıklı gelmiyor.ha dedilerki zaten sürekli altına biri geliyor normalde işte 40.000 $ alması gerekiyordu ama sadece 15.000 alıyor şirket bu sebeple kar yapıyor falan eyvallah.Arkadaşım o zaman bana paketten bahsetmeyin.Paket sadece bu işi legal yapmanın yolu gibi geldi bana. kimse ürünü anlatmıyor ki zaten!herkes takım şöyle olcaz ofisi böyle açıcaz..Dikkatimi çeken başka bi unsurda olayın direk en yakın arkadaşlarla bağlantılı olması hep.Anlatanlar bak bana en yakn 20 yıllık arkadaşm teklif etti bu işi sırf ona güvendiğim için girdim diyorlar.İşte o olmasa bende bu durumda olmayacaktım falan diyorlar.Ve herkese de bunu öyle bir işlemişlerki bana gelip kardeşim dediğim adam bak sen bana güveniyorsun dimi güveniyorsan bu işe gir diyor.ona da kızamıyorm o da benim iyiliğim istediğini düşünüyor.İyi bi geleceğim olacağını düşünüyor.Çünkü şirket herkese bunu aşılamş.Ya sen niye kalkıp kardeşim dediğim adamla aramı bozuyorsunki..Temel kural ya kardeşini getir yada onla muhabbeti kes mi?!Umarım bizim yüzümüz kara çıkar çünkü değer verdiğim insanlar bu işte onların üzülmesini istemem ama insanlara biz bir aileyiz bir şöyleyiz herkesi getirin insanlara yardım edin,insanları kurtarın o hayatlarından deyip te bu iş batarsa bu kadar kişinin vebalini nasıl taşırsınız br kere daha düşünün..Yazdıklarımda bi saygısızlık ettiysem ki etmedğimi düşünüyorum şimdiden affola..Hakaret içeren bi cevap olmazsa sevinirim..
yazılanları çizilenleri okudum…….gerçek şu ki 21.yüzyılın ticareti internet üzeriden evrim geçirecektir… işte bu evrim insanları ek iş konusunda kendi ev ofisinde daha özgür kılacaktır…sanırım bu herkesin ortak paydası………
ayrıca home um home um güzel home um oficisciğinizden her an dolandırıcılıkla suçlanıp yaka paça götürüleceğiniz sistem.
şu an itibariyle quest.net yöneticilerinin 18i tutulanmış 200 polis gözlatına alınmış olan, sisteme kattığı kafası yıkanmış insanlarla hukuksuz olarak faaliyet gösteren şirket.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=984582&title=questnette-18-tutuklama
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/14738650.asp?gid=373
Arkadaşlar
Bu QuestNet e üye olan ve toplantı yapılan bazı evlere polis baskın yapıp 54 kişiyi gözaltına almış Milliyet gazetesinin haberine göre baskın yapılan yerler Bakırköy,Küçükçekmece,Güngören gibi semtler…
Merhaba Arkadaşlar,
yukarıdaki yazıları ve diğer sitelerdeki yorumları okudum, aynı olayı benim yakın arkadaşım yaklaşık 2 aydır üye yapmak için çaba sarfediyor, bu konudan ilk bahsettiği zaman çok zengin olacağız hayeller gerçek olacak falan filan yani yalan dolan hani derlerya olmayacak duaya amin demek… öyle birşey ben hemen o gün konuyu internette araştırdım ve işin düzmece olduğunu bir emek ve zamn harcamadan insanların çok para kazanamayacaklarını söyledim ertesi gün bana tavır koymaya başladı… bu olaydan 3 gün sonra eski mahallede çocukluk arkadaşım belki 10 yıldır görüşmediğim beni aradı ve bir iş yapıyorum ve bu işte benimle ortak olurmusun bunu seninle yapmak istiyorum falan dedi iş nedir diye sorduğumda telefonda olmaz eğitime gelmen gerekir dedi.. yani arkadaşlar birazcık akıl ve mantık sahibi olan insanlar bu ucuz numaralara kanmaz tabii mutlaka giren arkadaşlar da vardır onlarda en yakınındaki güvendikleri dost bildiklerini kırmamak ve onlara kanarak bu zincire dahil olmuşlardır lütfen arkadaşlar böyle saçmalıklara kanmayın…
herkese saygılar.
Şimdi quest net in tanıtımından geliyorum..Beni oraya götüren ağbime üzülmekten başka bişey yapamıyorum ve onu asla suçlamıyorum insanlığını biliyorum kandırıldığını biliyorum öyle ki bana mevzuyu anlatmadı bile biryere para verdiğini bir zincir olduğunu söylediği anda ona networkmu dedim şaşırdı ve biliyormusun dedi sakın ha ağbi dedim!.. yapma be! harbidenmi dedi.Öylece sustuk…birini çağır dediler gelirmisin geleyim ağbi dedim.çok değerli bir ağbimin ricası üzerine gittim ancak giderken network sistemini biliyordum yani bana büyük paralar vaadedecekler falan elbette ikna olmayacaktım ama en azından orda böyle görünmem gerektiğini biliyordum.Editörün yazdıkları aynen ceyran etti…içimde bir para hırsı olmamasının sebebi sistemle ilgili herşeyi öngörebilmem ve aslında sadece kurban aradıklarını bilmemden kaynaklanıyordu.Beni oraya çağıran ağbimin verdiği para içimi cızltsada elimden geldiğince heyecanlı dinledim ve ne cevap vereceklerini bildiğim sorular sordum vay be falan yaptım.Beni çağıran ağbi işi çıktığı için izin isteyip gitti.Ardından eğitim bitti şimdi sohbet edelim dediler çay ikramı sigara ikramı ile birlikte 3 kişi oda içinde biyandan bana bu işe başladım çok memnunum yakınlarımızı çağrıdık onlarda başladılar gibi telkinde bulunuyorlar biyandan da psikolojimi anlamaya çalışıyorlar.Bende para kazanmakla ilgili internette değişik metodlar olduğundan ve bu metodları denemiş bir blogcudan bahsettim ve onun bu sistemle ilgili neler yazdığını araştıracağımı söyledim.Bizde bugün internet bağlantısında sorun vardı yoksa biz seni ques.net’le tanıştıracaktık dediler.Neyse ki evimde internetim var dedim eve gidince bakarım.Quest net’i iyi anlatan bir blog bulmak çok zor olmasa gerek diyordum ama şimdi asıl zor olan ben ofisten çıkarken bana evet araştır eğer kazıklanıyorsak gel bize söle bizide uyandır diyen lider ve ekibine bunu söylemek.Burdaki yazıyı alsam ve onlara versem onların önüne bir dinamit koymaktan farkı olmaz.Ancak bu yazıyı okuyupta hala beni ikna etmeye çalışacakları kuvvetli ihtimal ne de olsa sisteme para vermiş insanlar var ve bu zararın neresinden dönersen karı YOK.Şimdi bu sistemde olanlara şunu söylemek istiyorum para hırsı ile en yakınlarınızı dahi kandırdığınızı kapitalist bir sisteme muahfız olduğunuzu kendini düşünen çıkarcı bir insan olduğunuzu kabul edip sevdiklerinizle aranıza girmelerine izin vermeyin.
ben bu sisteme girdim bundan sonra bu sisteme gırenınde yapanında bu sistem iii diyeninde yedi sulalesını ……. hepsi sahtekar netwrk şirketlerinin quest net herbılıfe avon enw hepsi ama hepsi yalan soyluyor sonrada sana soyletıyor yalan soylemesen kazanamassın yalan soylersen az kazanırsın sonada oda gıder daha ilerleyemessin . benım tanıgım sadece 100 kışı var bu işten ailesi ile arası bozulan ne olursunuz en azından tanıtım aldıktan iki ay düşünün bakın sonra sızı tanıtıma getıren kışı ne yapmış b sistemeaklı plan gırmesın yazık verdıgınız paraya yazıkhele artık bıttı
keşke bu zımbırtıya kayıt olmadan önce insanlar bu yazıyı okur.ve bu yazıyı yazan arkadaşa çok theşekkür ediyorum. akıllı olun arkadaşlar
ben bugun eğitime gittim … ve yukarıda ki yazı da ki tüm tırnak işareti ve özellikle belirtilmiş cümlelerin aynısının hepsini duydum…
bu yazıyı bulup okuduğum için çok rahatım…
çünkü yukarıda yazan tüm psikolojik çabanın hepsi benim üzerimde oynandı üye olmam için çaba gösterildi.
bu yazıyı yazan kişiye çok teşekkür ediyorum ayrıca…
bana verilen örnekler çok uç örnekler duyduğunuz zaman rüyalar aleminde ve ya başınıza devlet kuşu konmuş gibi hissediyorsunuz
mesele: yok haftada belli bir sayıya ulaşınca 5000 dolarmış yada altınıza 512 kişi yerlektiğinde alacağınız para 85 000 dolar yada başka bir örnek: ya benim geçengün tanıştığım biri var adı emrah bu sisteme gireli 3 yıl olmuş. sisteme girdikten sonra 8 ay içinde eski parayla 420 milyar kazanmış altında lamborjini arabası bodrumda yeni aldığı evi falan filan çok feci derecede sallıyorlar…
zaten bu örnekleri verdikleri zaman bu işin yalan olduğu ortaya çıkıyor.
bu işten bu kadar para kazanan adam yok mudur?
tabi ki de vardır ama o kişiler benim gibi kişiler değil bu şirketin sahibi ve onun diğer ülkelerdeki temsilcileri olabilir.
ben bu sisteme girmek için 1200 tl verecem sonra 3 ve ya 4 yıl çaba sarfeecem sonra 400 milyar kazanacam :))))
vayyyy beeee neee güzel iş
size komik gelmiyor mu Allah aşkına :)))
selam arkadaşlar bende bu network marketing denilen sisteme tam 6 ay önce girdim.ben amcaoğluyla beraber tanıtım aldım ve sonra o girdi ve ben onun koluna girdim.kayıt oldmadan önce içimde çok heyecan vardı sabırsızdım ama o kadarda değilde o kadar ballandıra ballandıra anlattılarki öyle oldum işte.neyse kayıt olmadan önce onlara dedimki yaw ben bu işi yapamam tamam işin ne olduğunu anladım ama ben kimseye laf falan yapamam kimseyi geitirp kaydedemem kimseyi bulamam dedim ama onlar dediki senin hiçmi etkili çevren yok bende etkili çevrem var ama ben yapamam dedim.2 kişidemi yok dedi ben var dedim ama ben adam bulamam dedim ama bana dedilerki sen sisteme gir gerekince biz sana adam buluruz.ve ben kaydoldum.ben kayıt olur olmaz o kayıt yapanların gözlerindeki o heyecen bitti yani insan anlar ne bileyim anlar işte ve baktım eskisi gibi değiller.ve neyse yarın gel eğitime gdediler ve bende eğitime gittim ve eğitim başlar başlamaz anladım neyin ne olduğunu ve hayallerim yıkıldı.adam cd de anlatıyr falanda filanda ama bakın yemin ederimki eğer içinde insan sevgisi olan o eğitimi aldıktan sonra kimseye bu işten söz bile etmez hatta insanları bu işten uzaklaştırmazk için ellerinden gelen herşeyi yapar.toplantıya giriyoruz adam bize diyorki işte tanıtımlarınıza komisyon gözüyle bakmayın yoksa kaybedersiniz.diyoki çoktan görmediğiniz arkadaşınızı bi kere ziyaret edin sonraki ziyarette anlatın hatta bekleyin elinizde bir ajanda falan alın onun size sormasını bekleyin yada eğer adam sormazsa bilerek ajandayı unutmuş gibi yapın ve sonraki gün ajandayı almak bahanesiyle adamla buluşun yada yanına gidin ve artık konuşun bir yerden bbaşlayın.ben o kadar sizin bildiğiniz vatan sefer yani ırkçı bir insan falan türkiye sevdalısı değilim ama şunu düşünüyorum hatta bu cümleyi bu sisteme kötü diyen bir akrabamdan duydum” dediki ,yaw şunu üşünün sisem ne kadar para veriyor ve ne kadar para alıyor.ve şunu mesela bu işle türkiyeye ne kadar para giriyor ve ne kadar para çıkıyor.baksanıza arkadaşlar diyelimki 5 bin nufusu olan bir belede köy şehir falan işte burda bu sistem var ve bu işi yapıyor bu yere NE KADAR PARA TRANSFERİ OLACAK VE BURDAN NE KADAR PARA TRANSFER EDİLECEK YANİ BU YERİN PARA KAZANCIYLA PARA KAYBINI Bİ HESAPLAYIN BU KOY ŞEHİR YADA BELDE ZENGİNLEŞİYORMU FAKİRLEŞİYORMU.TABİKİDE FAKİRLŞİR ÇÜNKÜ ÇIKAN PARA ÇOK ÇIKAN PARA.AYNEN BÖYLE TÜRKİYEYE 10 ÇUVAL PARA KAZANDIRIYOSA 100 ÇUVAL PARA KAYBETTİRİR.VE TÜRKİYENİN EKONOMİSİ KÖTÜYE GİDE.yani insanlık öldü herkes paranın esiri oldu.arkadaş arkadaşı sattı (ama bilerek ,ama bilmeyerek.) eğer bu işe girmemişseniz girmeyin girdiysenizde elinizi sadece vicdanınıza koyun ve eğr vicdanınız rahatsa yapın ama sanmam çünkü eğer elinizi vicdanınıza koyacak kadar iyiyseniz bu işin ne olduğunu nasıl olduğunu ve insanların bu ile nasıl kandılırldığını anlarsınız ve vazgeçip yapmazsınız.boşverin paranız gittiyse gittsin yerterki insanlığınız gitmesin.dostunuz akrabanız gitmesin.giden paraysa ve helal paraysa geri gelir unutmayın.HERKESE TEŞEKKÜR EDİP BEN ARTIK SON KARARI SON SÖZÜ SİZE BIRAKIYORUM.İSTER YAPIN İSTER YAPMAYIN.BAŞKA BİŞEY İÇİN BU KADAR UZUN YAZMAM SİZİN İÇİN İÇİN İNSANIM HALKIM MİLLETİM İÇİN YAZIYORUM BU YAZIYI FAYDALI OLSUN DİYE YOKSA YAZMAZDIM UĞRAŞMAZDIM BİLE.SİZE TEŞEKKÜR EDİP AYRILIYORUM.KANMAYIN…KANMAYIN…KANMAYIN…KANMAYIN..SAKIN.BİDE ŞU VAR İŞE BAŞLAYIP ŞÜPHE DUYARSANIZ Bİ DAHA SİZİ KANDIRMALARINA İZİN VERMEYİN HEMEN BIRAKIN SAYGILARIML. İNSANLIK ÖLMESİN ÖLMESİN,ÖLMESİN.
ya arkadaşlar kerkeze nekadar kolay geliyor boş boş konuşmak ben herkez gibi çok çok uzun yazmayacam az ve öz adam okukurken sıkılmasın diye edebiyatımda iyi değildir cevat arkadaş gibi ama olsun .şimdi önemli olan bu şirket kime hizmet ediyor 3 tane yahudi 1 tane iranlıymış ve kazanan arkadaşlar kimim parasını kazanıyorsunuz.hep kendi kendinizi şu anda istanbula 500bin oldu sayını 2 sene sonra ne kazanacaksınız.ha birde bu şirket ne kadar çok uzun sürersen o kadar çok kazanacak sizin başınızda olalar sen en basit örneği ile sen 2.700 karşılığında 90 kazanıyorsun yani 100%3 siz devam edin bu şekilde birbirinizi kandırark bu şirketi büyütmeye bu ekide giderse çok değil 40 seneye kalmaz o başınızdaki 4 kişi varya dünyanın sahibi olur .şimdiki amerika gibi haaa birde dip notun var :…:..:amerikada bu yasaklandı tek sebebide budur bunu unutmayı akıllı adamlar kendilerinden başka para sahibi olan istemiyorlar ama biz amale tarafı hep burdayız sazan bir milletiz bu kadar :
Bende daha dün girdim tanıtıma anlattılar tatil dediler avantajlar dedileri arkadaşım tavsiye etti olum rıfat çok güzel işler yapıcaz dedi bende araştırmadan simit bile satamayız dedim bana güldü sen hele bir gel dedi anlatmaya başladı.Anlatan kişide grafik tarasım bitirmiş müdürlük bırakan biri olayın nasıl gerçekleştiğini nasıl büyüdüklerini anlatıyor dinledim ve sonra çok mantıklı geliyor sana başta insanların yapmak istedikleri hayallerinden vurarak insanları aciz bir duruma düşünüyorlar sonra tanıtım bitiyor ve sevecen bir ortam tanıtılıyor tabi anlatılanlar ben fabrikada müdürdüm bıraktım geldim ben orda mühendistim bıraktım geldim insanların ağız kokusunu çekmiyorum artık mutluyum (tabi bunları duyunca iyice uçuyorsun) kafana bir soru takılıyor önce (bunca insan neden burda bu kadar insan varsa bir anlamı olmalı) bu senin ikna olma başlangıcın tatilden bahsediyorlar 5 yıl boyunca 3 defa tatile gidebilirsin gösterilen yer bir yazlık 500 tl kiralayabileceğin bir yer ama tabi araştırmadan atlayanlar için çok vahim 1830$ herkesin bulabileceği birşey değil arkadaşım bana kredi çekdiğini söyliyor arkadaşımın hırsı ilkten beni şaşırmıştı ama araştırdıktan sonra çok üzüldüm anladım ki atlamış direk işe düşündüğün zaman ne yapsın diyorum hak veriyorum bugün benden yanıt bekliyorlar ve buradan okuduklarım ve yaptığım araştırmalar sayesinde vazgeçtim TEŞEKKÜR EDERİM
ben bu işe 2 hafta oldu gırelı ama şimdi çok pişmanım arkadaslar ben yandım siz yanmayın bu işin içinde çok üçkagıtcılık var sana en yakın arkadasın guvenıyo bu işe gırıyo ama boş çıkıyo ve o iş sayesınde en yakın arkadasınıda kaybedıyosun benım tavsıyem aldanmayın yalana dolana hayal ettıyınız seyı kendı kazancınızla yanı alın terınızle kazanınkı mükafatını kendınız verın bu işte ne alınterı var nede baska bıse neyse benden bukadar arkadaslar sahte hayelllere aldanmayın sızı en can alıcı yerınızden yakalıyolar yanı hayellerınızden umarım hayellerınıze yenık dusmessınız::::::::::::::?d
yıllardır görüşmediğim eski bir dostum beni telefonla aradı ve çok acil bir mesele olduğunu ve görüşmemiz gerektiğini söyledi.uzandığım yataktan fırladım.Evet görüşmüyorduk ama bunun yaşam sıkıntısı gibi büyük bir sebebi vardı. Zor durumda kaldığını düşünerek sözleştiğimiz yere gittim. Bana yeni işyerini göstermek istediğini söyledi.Kızdım içimden ama inşaatlarda yıllardır ter döken arkadaşımın bir işyeri sahibi olduğunu görmek beni mutlu etmişti. İşinin neyle ilgili olduğunu sordum yol boyunca;ama ısrarla söylemek istemedi.Arkadaşıma kendim kadar güvenmeseydim yürüdüğümüz yolları,çıktığımız merdivenleri büyük bir tedirgenlikle kat ederdim muhtemelen.Nihayet içeri girdik. Etrafa bakındığımda işyerinden çok bir bekar evini andırdı. İçeride bir başka arkadaşımı gördüm.Elinde dosyayla geldi ve bir pazarlamacı gibi bana bir saat kadar işle ilgili klasik pazarlamacı cümlelerini sarf etti… (bu boşluğa arkadaşımızın yazısındaki bölümleri kopyalayıp yapıştırabilirsiniz)
Nihayetinde insanları bir dilenci haline getiren büyük kapitalist sistemlerin değerli çocukluk arkadaşımın da ruhunu teslim aldığını gördüm.aklıma titan saadet zinciri geldi.O kadar inanmışlar ki anlatılanlara bir yandan dinliyorum bir yandan da çocukluğumdaki arkadaşımı düşlüyor şu anki durumunun, içinde bulunduğu ekonomik darboğazın bir sonucu olduğunu geiçiriyordum aklımdan. Esas mesele bu şirketin var olup olmadığı değil önemli olan gizli bir kölelik sisteminde kızaran yüzümüze köleliğin bu denli vurulması.
ALLAH HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.
kesinlikle uzak durulması gereken bir olay bu sistemde altta kalan binlerce insan birgün madur kalacak bunun aksini kimse iddaa edemez edenin Allah korkusu yok demektir hersey sokana kadar insanların saf duyguları sömürülüyor bence hem uzak olun hemde çevreniizdekileri uyarın…gidin helaliyle çalışın kazanın…
hem çok bilmişlere soruyorum alınan ürünlerin garantisi nerede saati aldın bozuldu kim yaptırcak ? site kapatılsa çökse paranızı kımden alacaksınız nerde garantısı o garantısını şu verıyor dıye kullandıgınız fırmanın garantısı nerde kımın elınde yazılı garantı var ?? geçin bu düzmece işleri…kac kısı aldıgı tatıl yerıne gıtmıs turkıyedekı tatıl yerı nerede kım gıtmıs görmüş ?
bu ve benzeri sistemlerdeki “isteyen giriyor istemeyen girmiyor. zorlamıyoruz ki biz” ifadesine de bayılıyorum. istemeyen heralde girmicek sonuçta “mantıklı argümanlar” ile açıklanıyor sistem. yalnız adam öyle bi katakulleye getiriliyo ki farkında olmadan istemeye başlıyo zaten.
herkes buna üye olsun oyle düşünelim kimse çalışmasın herkes birbirinin parasınımı yiyece ne iş yaa oldu üretim dursun kimse çalışmasın o zaman boyle bi saçmalık mı olur yok caizmi yok ne mi neyin ticaretini yapıosunki caiz olsun ne satıyosun senn… hiçbişi sende alıyosun millattede aldırıyosun üstelik pahalı ürünler evdeki çoluğun çocuğun rıskını 1000 usd lik saate verince caizmi oluyo yada verdirince ticaretmi oluyo bu çok kotü bi sistemdir. gerçekten süper bi yazı canı gonulden kutluyorum.. bu sistem çok akıllı insanların çok un altını çiziyorum normal insanları psikolojik kandırmasından başka bişi değildir.para kazanmak isteyen çalışır yada bişe alır satar ticaret yapar sadece almaz ne diyimki daha 10 dakka once gittim bende ark aradı hakan seni zengin yapayım dedi anladım direk ama kırmamak için gittim bir yığın işsiz güçsüz insan ordan burdan borç bularak gelmiş genç arkadaşlar ona güvenerek iş arama zahmetine bile girmiyo çok yazıkkk bence yasaklanmalıHA BİDE DAVA AÇARIZ DİYEN FALAN VAR HODRİ MEYDAN KİM KİME DAVA AÇIYO
Ayda 45 bin dolar vaat ediyorlar
(Hürriyet’in Haberi)
Hüseyin Koyuncuoğlu / hurriyet.com.tr 22 Nisan 2010
Türkiye’de daha önce yüzlerce insanı kandıran saadet zinciri benzeri gruplar İstanbul’un kenar mahallelerinde yeniden faaliyetleriyle gündeme gelmeye başladı. Son olarak Yılmaz Erdoğan’ın ‘Neşeli Hayatlar’ filmine de konu olan bu gruplar insanları yüksek kazanç vaatleriyle kandırıyor.
Bir sisteme sonradan üye olanların yatırdığı paraları kısmen daha önce üye olanlara devretmek şeklinde yürüyen, Türkiye’de daha önce gündeme gelen saadet zinciri benzeri olan gruplar yeniden faaliyetleriyle gündeme gelmeye başladı.
Bunlardan bir tanesi ise son dönemlerde İstanbul’da Bağcılar, Şirinevler, Zeytinburnu ve civar ilçelerinde faaliyetini artıran Quest.Net isimli şirket.
İstanbul’un kalabalık ve varoş semtlerinde kurdukları merkezlerde kendine üye kazandırmaya çalışan bu zincirlerde kişilere haftada yaklaşık 10 bin dolarlık kazançlar vaat ediliyor. İşin bir pazarlama ve satış gibi tanıtılıyor olması ise şirketi görünürde yasal hale getiriyor.
Bir ürün satın alarak girilen ve o ürünü başkalarına da satarak para kazandıran bir sistem gibi görünse de işin mantığında, yeni üyeler kazandırarak bu zinciri genişletme uğraşı yatıyor. Zincir yeni üyelerle büyüyor ve her yeni sisteme kattığınız kişilerinde kazandırdığı yeni üyeler üzerinden belirli bir oranda kazanç sağlanmaya devam ediliyor.
SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Kenar mahallelerde ofis şeklinde kurulan son derece şık dekore edilmiş daireler, insanları sisteme sokmak için ikna etmek üzere bir merkez olarak kullanılıyor. Bu merkezlerde görüşmeler yapılırken telefonlar kapattırılıyor ve konuşulanların dışarıya sızdırılmayacağı sözü de alınıyor.
Daha çok gelir seviyesinin düşük olduğu semtlerde kurulan bu merkezlerde vatandaşlara aylık binlerce dolar kazançlardan bahsediliyor. Bu sistemle zengin olan, lüks arabalar, evler alan kişilerin hikayeleri anlatılıyor. Bütün bu kurgunun ardından sisteme üye olabilmeniz için sizden bir ürün almanız talep ediliyor. Tatil paketleri, lüks eşyalar, kişisel bakım ve beslenme ürünlerini olduğundan daha yüksek fiyatlara satın almanız isteniyor. Bu ürünleri satın aldıktan sonra yeni üyeler kazandırmaya başlayabiliyorsunuz. Kazandırdığınız kişi sayılarına göre çeşitli pozisyonlara ulaşıp daha fazla gelir sağlayabileceğiniz vaat ediliyor.
Bu gruba dahil olan bir yakının daveti üzerine bu merkezlerden birisine giden bir vatandaş olayı şöyle anlattı:
“Bana bu sistemi öneren arkadaşla birlikte özel bir arabayla alınıp sıradan bir apartman dairesi olan ofislerine gittik. Bizim gittiğimiz dairedeki büyük salonda çoğunluğu 20-23 yaşları arasında, üniversite öğrencisi olan 20′ye yakın kişi bulunuyordu. Salonda bekleyenlere bayan garsonlar tarafından çay kahve ikramları yapıldıktan sonra görüşme yapılmak üzere odalardan birisine alınıyorsunuz.”
SIRADAN BİR SAATİ BİN DOLARA SATIYORLAR
Sisteme katılmak için değerinden çok daha pahalıya satılan ürünlerden birisini almak zorunda olduklarını anlatan vatandaş şöyle devam etti: “Sistemde size 3 paket sunuyorlar. Bu paketlerde bin dolara gelecekte antika değerine sahip olacağını iddia ettikleri bir saat, diğer pakette Hindistan Bağımsızlık Hareketi Lideri Gandhi’nin resmi bulunan çok değerli bir hatıra parasını 3 bin dolara ve son pakette de 9 bin dolara uluslararası bir tatil sunuyorlar. Bu ürünlerden birisini alıyorsunuz. Daha sonra da ürünü sattığınız her 2 kişi için size 250 dolar ödeyeceklerini vaat ediyorlar. Ayrıca sizin sisteme kattıklarınızın kazandırdığı müşterilerle bir zincir oluşturmuş oluyorsunuz. BU zincir üzerinden de belli oranlarda para kazanacağınızı söylüyorlar.”
BİR AYDA 45 BİN DOLAR KAZANÇ VAAT EDİYORLAR
Bu kısa sunumu çeşitli kitaplar ve kaynaklarla destekledikten sonra çok cazip bir soruyla tekliflerini ilettiklerini belirten vatandaş, “Bu zincir hiç bozulmadığı takdirde size ayda 45 bin dolar vaat ediyorlar” dedi. Bu sistemi kabul eden vatandaşların ödemeyi de Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bir bankaya ait bir hesap numarasına yapmaları isteniyor. Ödeme yapılıp ürün alındıktan sonra para iadesi ise mümkün olmuyor.
SANAYİ BAKANLIĞI TÜKETİCİ KANUNU’NA AYKIRI BULDU
Sanayi Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yaptığı araştırmada yurtdışı menşeli şirketin Türkiye’deki işlemlerinin Tüketici Kanunu’na aykırı olduğunu açıkladı.İlk incelemenin ardından bakanlık hazırladığı raporda, “Söz konusu sistemin Türkiye uygulayıcılarının Tüketici Kanunu’nun 9/A maddesine aykırı davrandıkları tespit edilmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Öte yandan şirketin para hareketlerinin ve Türkiye liderlerinin tespiti için de Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) denetimlerini sıklaştırdı.
ŞİRKETİN TİCARET SİCİL KAYDI BULUNUYOR
İlgili şirketin QNET Promosyon ve Pazarlama Limited Şirketi adı altında İstanbul Ticaret Odası’nda kaydı da bulunuyor. Perakende Ticaret meslek grubuyla İstanbul Ticaret Odası’na bu yılın şubat ayında kayıtlara giren şirketin iş konusu ise şöyle belirtilmiş:
“İthal ve yerli pazarlardan tedarik edilen her nevi elektronik cihaz kişisel bakım ürünleri ve hediyelik eşya başta olmak üzere bilumum kişisel ürün ve bakım hizmetlerinin nihai tüketiciye pazarlamasına aracılık etmek ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler”
7 ÜLKEDE YASAK
Bu şirketin ise dünya üzerinde 7 ülkede faaliyet göstermesi yasaklanmış durumda. Bu şirketi yasaklayan ülkeler ise şöyle, ABD, Endonezya, Malezya, Arnavutluk, iran, Afganistan, Sri Lanka.
DÜNYACA ÜNLÜ ORGANİZASYONLARDA SPONSOR
Hong Kong’da faaliyet gösteren QuestNet tüm dünyada mağdurlarının sayısı artmasına rağmen dünyanın önde gelen etkinliklerine de sponsor oluyor. Bunların arasında Formula, Atina 2004 Olimpiyatları, Euro 2002-2006 futbol şampiyonası gibi organizasyonlar bulunuyor.
SİSTEM YILMAZ ERDOĞAN’IN FİLMİNE KONU OLMUŞTU
Geçtiğimiz aylarda vizyona giren Yılmaz Erdoğan’ın Neşeli Hayatlar filminde de buna benzer bir olaya yer verilmişti. Neşeli Hayatlar filminde Yılmaz Erdoğan, eşinin altınlarını satarak sisteme giren ve daha sonra şirket kapatılmasıyla dolandırılan bir karakteri canlandırıyordu.
herkese selam arkadaşlar sağlıklı bilgi veren tüm arkadaşlara teşekkürler ama üstünde bu kadar tartışıp yorumyaptığınız konunun çok basit ve mantıklı bi açıklaması var aslında tabiki bu genelde söylenir ama ben bi tekrar olsun ve çokta uzun düşünme gerektirmeden mağdurların cevabı bulmasına yardımcı olsun diye yazmak istedim daha hızlı ve daha kolay para kazanmayı vaad eden bütün sistemler kesinlikle içinde bir hile barındırıyordur kolay yoldan kısa zamanda hayalindeki herşeye ulaşabileceği fikri ve iddiası tüm nefsi duyguları olan insanların iştahını kabartır buda çabuk kanmasını sağlar ideallerinizden sapmanızı uzun yoldan gitmek yerine kestirmeden gitmeyi denemenizi önerir kaybedeceğenizinde fazla bişey olmayacağana dikkat çekerek eğer sizinde de dolandırılıdığınız gibi sizde dolandıramıyorsanız kazanamayacağınızı anlatır aslında bu sistem tabi bu benim fikrim herkes özgür isteyen istediğine amel edebilir.not
herkese slm..
Sayfayı tamemn sıkılmadan okudum baya uzun geldi:D
quest net ile ilgili yazıyı yazan arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. verdği bilgiler hakikaten çok doğru.
yorumlara katılan arkadaşlar da çoğu zaten olayı anlamış..
ben 11-04-2010 yani bu pazar saat 8 gibi birarkadaşın aracılığı ile bu eğitimin ilk basamağını aldım.
tavsiye eden arkadışım 3 ay öcesinden bana söylemişti ve sürekli gelde gel al şu tanıtım dersini diyordu, o kadar inanmışki kıramadım ve eğitime başladık daha doğrusu tanıtımdı bu; elinde bir dosya ve resimler çzimler vs.. gibi bir argüman ve sistemi anlatan br adam, o anlatıyor ben beden dilimle onaylıyorum yada aklımda olanları soruyorum ama aktif dinleyici modundayım. kuruculardan sistemden bahsediliyor ve kazançlardan tabiki..İşn özü etkileme, inandırma çabası ve karşısındaki insanın (yani benim) psikolojsini algılaam çabası dır.
çok ünlü bir teknloji mağazasında çalışıyorum, tavsiye eden arkadaşta orada çalıyordu ama bu işlere girdi ayrıldı şimdi ne zamn konuşsak sürekli hep aynı muhabbet slm vermeye gelmiyor..
yani insanlara ek iş diye 2 saat 3 saat çalış kendi patronun ol vaadi kesinlikle yalan..
İşin ahlaki boyutuda bencede benim nefsime kültürüme vicdanıma uygun değil, hacıya hocaya saygımız sonsuz fakat ben sorma gereği bile duymadım.
tamamen kapitalist sistemin işleyen bir parçası canlı organizması oluyorsunuz.. birileri üretmeli birileri emek harcamalı birileride değerini ödeyerek almalı ekonomi temeli çzü bu değilmi zaten..
network marketing sistemi kapitalist emek sömürüsü yapan, ekonomi düşmanı bu böyledir kimsede bulaşması derim ben..
bu arada eğitim veren lider bana göre çok vasattı, hızlı konuşuyordu ve sallıyordu..
iyi geceler
merhabalar:ben quest net sistemi içinde birisiyim.bu iş için kimse kiseyi zorlamıyor.sadece sistemin nasıl çalıştıgını ve işleyişini detaylı bir şekilde anlatıyor ve tavsiye ediyorsunuz o kadar.gerisi kişilerin kendi mantıgına ve tercihine kalıyor.isteyen giriyor isteyen girmiyor.zaman ayırıp emek verip çalışan ve de sabırlı olan kazanıyor.sistemi dogru ögrenen ve dogru ögreten her zaman kazanıyor.hem bilgisi olmayan hemde çalışmayan kazanamıyor kışacası.kim nasıl anlarsa anlar bu bir ticarettir.kazanmak isteyen ve emeginin karşılıgını bu zamanda almak isteyen bu işi yapar.lütven bu konuda yorum yapanlara soruyorum başka yapacak işiniz yok mu?millete akıl dagıtıyorsunuz.peki nasıl para kazanılacagını neden göstermiyorsunuz?kimse kimseyi zorlamıyor ki.bu rahatsızlık niye hiç anlamadım.bu memleketin kanunu var bu işi takip ediyorlar elbette.bırakında bu işi yetkili merciler inceleyip karar versinler.saygılar.
selamlar
ve şukadarını söyliyim arkadaşlar alın teri akıtılmayan bir işş helal değildir millerti hayalci yapmayın beden ve akıl aynı anda çalışır beden oturup akıl çalışmaz marketing koskoca SAÇMALIK bence bu millet nezaman akıllanacak allah mantık versin zira tek eksiğimiz o!
çok zekice. gülmemek elde değil :)
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18151979
berk arkadaşım çok geriden geliyorsun şirketin türkiyede faaliyetleri sürdürmesinin bir sakıncası olmadığı açıklandı ve yasallaştı hatta şirket türkiyeye ofisini açmak için çalışmalarını hızlandırdı. bakanlar dedikleri gibi gereken neyse yaptılar ve şirketin herhangi bir yanlışının olmadığına karar verdiler. ayrıca caizlik konusuna gelince de sadece yeni üye girişine bağlı olduğu gerekçesiyle caiz olmadığı ilk girenlerin kazanıp sonradan girenler için risk barındırdığını söylemişlerse bu yüksek mertebeli kişiler hiç araştırmadan bir genelge yayımlamışlar ki bu da birçok kişinin kendilerine olan güvenlerini sarsmıştır ıpkı artık zaman gazetesine güven kalmadığı gibi… bu iş sadece yeni üye girişine bağlı değildir. isterseniz sadece ürünleri satark da para kazanabilirsiniz eski usul ticaret yaparak da yani ki bunda bir sorun yok değil mi ya da şirketin reklamını yaparak yaptığınız reklam üzerine her dengeli alışveriş de para kazanırsınız ki bu yolla ömür boyu değil de belli bir vakit sonra emekli olabilirsiniz. ne yazık ki sadece ezberci bir milletiz ne yazıkki sadece hayata hep negatif bakıyoruz bu işi kendimize fırsat bilip her şeyi değiştirme imkanımız var ben bu işsayesinde türkiye genelinde 500 ün üzerinde insan tanıdım ve hepsine gözüm kapalı güvenebilirim emin olun bu iş sayesinde insanlar arasında ki birlik beraberlik de artıyor .. bakış açısı dervişin fikri neyse zikri de o dur…..
Diyanet, QuestNet’e son noktayı koydu: Caiz değil
Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’de uzun süredir faaliyet gösteren Hong Konglu QuestNet sitesiyle ilgili tartışmalara son noktayı koydu.
Yurtdışı menşeli şirketin haksız kazanca sebebiyet verdiğini belirten Diyanet İşleri Başkanlığı, sitenin çalışmalarının caiz olmadığını belirtti. Başkanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada “Network marketing diye adlandırılan sistem üzerinden işlem yapmanın, İslam’ın öngördüğü haksız kazançtan sakınmak, kazancın meşru mal, üretim ve emeğe dayanması ve zarar vermeme gibi genel ilkelere uygun düşmediği mütalaa edilmiştir.” denildi.
İnternet aracılığıyla gençleri zengin etme vaadinde bulunan Hong Konglu QuestNet sitesiyle ilgili incelemelere Sanayi ve Maliye Bakanlığı’nın ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da katıldı. Haberin 21 Şubat’ta Zaman Gazetesi’nde yayınlanmasının ardından incelemelerine ağırlık veren kurum, Türkiye’de faaliyet gösteren ‘Titan’ ve benzeri yapılanmalarla ilgili kapsamlı bir inceleme yaptı. Özellikle bu işle uğraşan kişilerin ‘Diyanet’ten fetva aldık, caizmiş’ söylemlerinden yola çıkan Din İşleri Yüksek Kurulu, Başkan Prof. Dr. Hamza Aktan imzasıyla bir genelge yayımladı. Aktan, yazılı açıklamasıyla hem kurulun hem de ilahiyatçıların ismini kullananların tüm söylemlerini çürüttü. Sadece yeni üye kaydetme esasına dayalı sistemin, kaydedilecek üyelerin istismarına kapı araladığına dikkat çeken Prof. Dr. Hamza Aktan, yalnızca sisteme ilk katılan küçük bir azınlığın kazanabildiğini, sonradan katılanların kazançlarının ise ‘yüksek risk’ oluşturduğuna vurgu yaptı. Kurul, yaptığı bu incelemeler neticesinde şirketin Türkiye’deki pazarlama esasının dinimizin temel prensipleriyle bağdaşmadığı sonucuna vardı. İlk bakışta sistemin temelinde bir alım ve satım işlemine benzer bir uygulamanın olduğunu hatırlatan Aktan, sistemin detaylarına inildiğinde haksız kazanca kapı aralayabilecek bir yapının varlığının fark edildiğinin altını çizdi. Sistemin işleyiş tarzının birçok mağduriyetlere sebebiyet verdiğini de hatırlatan Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Aktan, bundan dolayı yapılan bu ticari işlemin ‘caiz’ olmadığını dile getirdi.
Öte yandan QuestNet sitesinin ‘Titan’ benzeri bir yapılanma olduğu yönündeki iddiaları araştıran Sanayi Bakanlığı, yurtdışı menşeli şirketin Türkiye’deki işlemlerinin Tüketici Kanunu’na aykırı olduğuna karar vermişti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bu şirketle ilgili ‘Gereken neyse yapılacak.’ açıklamasında bulunmuştu.
merhaba….. tüm yazıları okudum………
şu gerçeği unutmayalım,herkes çalışmaya devam etsin. sanal ortamdan para kazanmak hayatınızda riskleride beraberinde getirir….
quesnete üye olanda olmayanda herkes hayatına devam etsin
KOLAY PARA SADECE HAYALLERDE KAZANILIR..HERKES HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİREMEZ.GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLSAYDIK DÜNYA YAŞANMAZ OLURDU..
SAYGILAR SEVGİLER…..
yazık ya gerçekten questnetin kılıf uydurduğunu düşünerek bütün her yapılan şeylere kılıf uydurmuş bu yazıyı hazırlayan arkadaş… daha ticaret ne demek dünya nereye gidiyor haberi yok vatandaşın . hani sen bilirsin katalogda anlatılıyor henry ford zzamanından sanayi devrimine geçilme dönemiydi de herkes gülmüştü henry ford a yaptıklarının fikirlerinin ne kadar yanlış olduğunu dalga geçerek söylemişlerdi. senin ne farkın kaldı bu gerilerden?
bakkalın yanına bir alışveriş merkezi açılırsa muhakkak kapanmak zorunda bu vahim bir durum ama bunun önüne geçilemez burda bakkal da yeniliklerden hebrdar olup nasıl nereye yatırım yapması gerektiğini bilseydi böyle olmazdı … yok caiz değilmiş de.. biliyorum bu yorumu okumak bile artık herkese sıkıcı geliyor çnk heerkes questnete saldırmış durumda heryerde aynı tartışmaları aynı konu üzerine açılmış siteleri görüyor. ama artık bizim de içimizde bişeyler doluyor çok yakında herkes anlayacak da pişman olacak bari siz işi beğenmediniz başkalarınn kafasını bulandırmayın onlarda sizin yüzünüzden ilerde çok pişman olacaklar . bu ticarettir bu işin ürünleri dünya kalitesindedir ve ürünler hakkında devamlı eğitimler alıyoruz hatta resmi sitemizdede herşey açık bir şekilde hatta artık türkçesi de var . birascık okuyun EĞİTİM ŞART. !!!!!
Niye nezaket çerçevesi içinde cevap vermek yerine avazın çıktığı kadar bağırarak hakaretler savurduğuna bir anlam veremedim :) Kişisel gelişim diye birşey dolamışsın diline habire ondan dem vuruyorsun :) Benim konuştuğum dil kişisel gelişimle alakalı değil aldığım İslam Terbiyesi’ nin gereği… Kişisel gelişimciler işlerinin gereği küfür etmez sizse işinize gelmeyince küfür edersiniz değil mi..? Benim yazdıklarıma ara vererek düştüğünüz notların yazdıklarımla kurduğunuz alakası da zeka seviyenizin tavan yaptığının göstergesi :) Hani birkaç paragrafta benim yazdıklarımla ilgili birkaç cümle serpiştirmişsiniz yoksa bir an benim yazdıklarıma cevap vermiyorsunuz zannettim :)
SİTE EDİTÖRÜNÜN NOTU: Osmanlı’da Reklam üzerine bir şeyler okumanız gerekiyor sizin.
Osmanlı da reklam üzerine birşeyler mi okumam gerekiyor :) Yıl 2010 kardeşim ;) Hani senin komşun varya Ahmet amca Niyazı abi onlardan söz ediyorum ;) Ahmetzade, yada Niyazi Bey’ den söz etmiyorum…
Herşeyi neden Osmanlıyla ilişkilendiryorsun ki kardeşim :) Osmanlının Allah ın hükümlerine sıkıca sarıldığı dönemlerdeki adaleti büyüklüğü zaten su götürmez ama Osmanlı niye yıkıldı… Dinin arkasına saklanarak kendi yorumlarını empoze eden Asilzadeler yüzünden ;) Hala torunları yaşıyor o asilzadelerin ;)
—————————–
EDİTÖR NOTU: E, işte, tam da bu yüzden Osmanlıdan bahsediyorum. Ticaret ve mülkiyet konularında uyguladıkları politikalar, kapital oluşumu engelleyici zekice uygulamalar… Ve tüm bunlardan alınacak dersler. Kapitalist kafayla bakarsanız bunlar aptalca görünecektir elbette, geçmişte kalmış çocukça şeyler gibi gözükecektir. Tabi, öyle ya, şimdiki zamanın, modern dünyanın gereklilikleri farklıdır. Ilımlı, uzlaşmacı, mümin kapitalist falan olmak gerekir değil mi artık. Uymuyorsa uydurmak gerekir kitabına. İdare etmek gerekir hacı, ekmek parası falandır. Çoluk çocuk rızkıdır, kitaba uydurmanın bir yolu bulunmalıdır artık değil mi? Osmanlı nasıl olsa yıkılmıştır, şimdiki Müslümanlar Ahmetzade gibi değildir tabi. Daha ılımlıdır, gavurla, modernizmle, kapitalizmle daha uyumlu olmak zorundadır. Çünkü bu vakitte ekmek böyle kazanılıyordur, ihaleler, dalavereler… Artık işe ticaret olarak bakmalıdır canım, dimi ama… Umarım bu sefer anlamışsınızdır, neden Osmanlıya dönüp bakmamız gerektini? Çünkü Osmanlı tekelleşmeyi önleyecek, mirasla malın şahıslar elinde toplanıp güç dengelerini bozacak şekiller almasını engellemiş, sağlıklı ve Müslümanca bir sistem kurmuştur. Getirilip şimdiye uyarlanamasa bile, en azından tavır olarak, duruş olarak, erdem olarak alınacak dersler vardır… Bunu anlamak zor değil. İslam terbiyesinden bahseden biri için ise, kabullenmesi zor değil.
Bu arada, neden kişisel gelişimden bahsettiğimi anlayamamışsın. Çünkü sistemi yeterince tanımıyorsun. Questnet’im tüm eğitimleri kişisel gelişim öğretileri üzerine kuruludur. Questnet’in her taktiği ve stratejisi kişisel gelişim öğretileri üzerine kuruludur. Bir kaç kişisel gelişim kitabı okuyarak ve questnet’in eğitim politikalarını bunlarla karşılaştırarak bunu anlamak gayet kolaydır.
——————————
Questnet in yetkili temsilcileriyle konuşmuşsun nerdeymiş o yetkililer :) Questnet in 6milyonun üzerindeki bağımsız temsilcisi aynı zamanda yetkili temsilcisidir :) Sen hangisini kast ediyorsun :) Belgeli delilli birde üstüne öyle mi :) Senin belge dediğin sektörle firmayla ürünlerle yada eğitimle ilgili bilgilerse onlardan ben de düzine düzine var :) Şu söylediğin belgeler her neyse kargoyla bana gönderir misin kopyasını kargo parasını ben ödeyecem merak etme :) Msn i biliyorsun temasa geçersin davanın o kadar arkasındaysan eğer :) Anlatış tarzınız öyle muhteşem ki sanki normal ticaretin internet üzerinden yapılanı değil de gizli ayinler düzenleyen bir topluluğun varlığından söz ediyorsunuz :) Zaman gazatesinden bahsedenler olmuş hani şu sürekli İslam sömürüsü yapıp arka sayfasını komple Coco Cola ya ayıran Zaman dan mı söz ediyoruz :) Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu :) Abdullah kardeşim hani demiştim ya böyle bir konuyu saygıyla dile getirdiğin için teşekkür ederim diye o sözümü de geri alıyorum :)Yazdıklarımla alakasız cümleler kurarak edebiyat parçalamaya çalışan biriymişsin sadece… Bu yorumumu da yayınlamayabilirsin patron sensin çünkü değil mi Kapitalist düzene karşı çıkan Asi Çocuk :) Yine de Saygılar Arkadaşlar… İt Ürür Kervan Yürür…
——————————-
EDİTÖR NOTU: Questnet Network Marketing yetkili temsilcileri ile konuştuğumu falan söylemedim. Lütfen saçmalamayınız. questnet’in 6 milyonun üzerindeki bağımsız (!) kölesi de beni ilgilendirmiyor pek. Questnet adına, seminerlerde, panellerde konuşan, konuşma ve ders verme yetkisi bulunan, V-Partners ve V-Team danışmanlık şirketlerinde rütbeleri bulunan öğreticilerin sözlerinden, videolarından ve yazılı metinlerden aldım bilgilerimi. Bunu da, söylediklerimi, anlattıklarımı uydurmadığımı anlatmak için ifade ettim. Alınan bilgiler de kayıtlı materyaller olduğu için, belgelidir dedim. Bana özel bir şey değil. Her questnet üyesi bunların bir kısmını elbette görmüştür. Belgeleri bana gönder falan demene kesinlikle gerek yok, çünkü aynıları mutlaka sende de vardır. Eğer yazımı okursan, göreceksin ki, video kayıtlarından ve metinlerden alıntılar vardır. Hangi sözü kimin söylediği de yazılıdır. Elindeki dökümanlara bakarak neyi nereden aldığımı anlaman pek zor olmasa gerek.
Zaman Gazetesi ya da başka birisi, kim olursa olsun, size doğru bir şey söylüyorlarsa, “e canım onlarda coca cola reklamı yapıyorlar ama”, “ama bu yazar da küfür ediyor”, “ama anne nagihan da kilotlu çorap giyiyor” diyerek, kendinizi rahatlamanız ne işe yarayacak ki. Bu düpedüz işi çürüğe çıkartmak. Aynı şey burada vuku buluyor. Anlamamak için yoğun çaba sarf edenler, yazdıklarımı hiç okumamış gibi, “lan madem öyle bunca insan mal mı lan” diye yorumlar yapıyorlar. İnanın gelen yorumların en çoğu bu minvalde. O kadar insan yapınca iş doğru oluyormuş. Eleştirecek bir şey bulamayanlar ise, tüm herşeyi kabul etmelerine rağmen “tamam da gidip burger king de kasiyerlik yapıp, bu firmalara kölelik mi edelim, bunu mu istiyorsunuz” diyorlar. Bu minvalde yine onlarca yorum var. Bu nasıl bir mantık yürütmedir? Biz kimseyi şu işi yapın falan demiyoruz. Belki öyle firmalarda kölelik yapmak daha ucuz ve daha ağırdır, olabilir. Onlara da küfür etmek gerekiyordur, olabilir. Ama bizim burada konumuz questnet’in yapısı ve mantığı. Questnet’in insanı tanrılaştıran sistemi içinde para kazanmak senin için problem olmayacaksa orada dur, fark etmez. Sadece bilgilendirmek istiyoruz, o kadar. Ha bunun bize, insanlığa ayrıca zararları var. Asıl olan, gerekli olan, questnet’i ve benzer sistemleri ve bunlarla beraber kişisel gelişim orospuluğunu yer yüzünden kaldırmaktır. Çünkü buralardan yetişen insanlarla beraber, dünya daha da çekilmez hale geliyor. Şimdi benim bu anlayışı yeryüzünden kaldırmaya gücüm yetmez, o yüzden en azından bilin diyorum, neyin ne olduğunu. Yemin ediyorum, valla bak :)
Kervan yürür elbette, şu modern zamanda, kervanın bok çukuruna doğru yol almasına ne engel olabilir…
bana da bu işi cocukluk arkadasım yaklasık 23 senelık arkadasım teklıf ettı..soyledıklerı soylenenlerle aynı..muhafızı olmus questnet ın.ve acıkca soylıyım kendını kaptırmanın otesıne gıtmiş..tabii bu tercıh meselesı para için veya kişisel desarj için veya başka bişey için bilemem..hayali para para para.. işin guvenilirliğiymiş,kazancıymış,yok sponsurluklarıymış benı hiç ilgilendirmiyo..valla benım dusuncem ve hayalım sağlıklı huzurlu mutlu ritmi sabit bı yaşamdır..ne fazla para da ne fazla çevrede gozum yok..hele hele dost dıyebıeceğim insanlarla arama iş ticaret para mevzuu sokmaya niyetım hiç yok..bu işi yapabilenlerı hayretle izler,kolay gelsın der,saygılarımı sunarım..
arkadaşlar bu bahsedilen eğitim falan filan benimde başıma geldi 29 mart 2010 akşamı. bana güven gerisini düşünme denildi.güzel bir slayt gösterisi hazırlanmış benim için ama 2 arada kaldım ama bu yazıyı okuyunca ben vazgeçtm ürün almak içinde paramı hazırlamıştım. bunu bana tavsye eden can ciğer arkadaşlarım ama alcağın ürünün parasını illa kendin vereceksin gibi konuştular. madem can ciğer kişileri güvenicez ve bu sisteme dahil edicez.Bu katılanlar kazanmışlarsa yeni katılcak olan dostlarına yardım ederler.olay burda anlamsız bi kere canciğer sevdiğniz kişileri kaybetmek istemiyorsanız hiç katılmayın…
quest.net’i kötülüyen arkadaşlar; siz başarısız oldunuz diye neden sistemi ve questneti kötülüyorsunuz. ya o zaman AVON yada ALOAVERA cısınız.