vur patlasın
dudaklarım
çal oynasın
aklım yerinden.
buralar bizim değil
söz lazım değil bu aralar
tut elimden.
dünya denen gölgelikte
misket takası
ayaküstü biraz sevinç
ve biraz hüzün
ekmek arası…
(Bu şiir senin)
vur patlasın
dudaklarım
çal oynasın
aklım yerinden.
buralar bizim değil
söz lazım değil bu aralar
tut elimden.
dünya denen gölgelikte
misket takası
ayaküstü biraz sevinç
ve biraz hüzün
ekmek arası…
(Bu şiir senin)
Harika iki satır okudum, film gibiydi. Gözlerimin önünde yaşandı herşey. Dünyanın esnaflığına tanıklık ettim.
Dükkanın müşteriler içeri girmeden de alışveriş yapabilsinler diye yapılmış o küçük penceresine yanaşan adam, başını içeriye doğru uzatıp, biraz nefes alıp dedi ki;
“ve biraz hüzün
ekmek arası…”
…
Ekmeğe katık edercesine ısıtmışsınız bu dizeleri… Teşekkür ederim.
“Hüzün” söylenince bile üzülen bir kelimedir ve şairin dediği doğrudur:
“yalnız hüznü vardır kalbi olanın
hüzün öylece orta yerdedir
tuhaf bir yarma yaşanıyordur
”
ve devam eder…
”
bu hüznün
mesnevisi yazılmadı
gürbüz tarhlar öldü ”
(İ. Çiçek)
…
sayın kibritçi bi önerim var sizin zevklerinizi severek takipteyiz..diyorumki hanii sinemaya dair önerilerinizi de bulabileceğimiz bir bölüm açsanız buraya ? yorum yapsanız ve izledikçe yapsak bizlerde. sakıncası yoksa düşünmenizi isterim uygulamanızıda..
Selamlar. Sitenize hatice.wordpress.com dan ulaştım. Burayı dolaşırken güzel vakit geçirdim. Emeğinize sağlık, hoş bir site.
Mahsuru yoksa kendi blogumda komşularım bölümüne sizi de eklemek isterim.
bu şiir mi(?)
şiirin arası mı(?)
dertlenme mi…
ve bir dipnot: şiir ya da değil,yazılan her neyse senden başka kimsenin olamayacaktır.
bu şiir benim.. (:
seni sanki bir yerden anımsıyorum, aynı pastaydı gösterdiğimiz…