AleminRenkleri.com’dan takipçilerine Ramazan İmsakiyesi. İster bilgisayarınıza indirin, ister bastırın. Dağıtmak, çoğaltmak serbest. :) Resmin üzerine tıklayarak ya da buraya tıklayarak imsakiyenin orijinal haline ulaşabilirsiniz. Fikir için dostum Kemal’e teşekkürler…
Şu tarihteki tüm yazılar listelendi: Eylül, 2007
Aslında size bu şarkının orjinalini dinletmek isterdim. Ancak ben ve bu işte ehil olan arkadaşlar sanal alemin altını üstüne getirmemize rağmen maalesef bulamadık. Yurtdışından, amazon.com’dan sipariş verip getirtmeyi dahi düşündüğüm, masrafından dolayı vaz geçtiğim şarkının demosu elimde mevcut tabi ki. Ve dinleyesiniz diye buraya ekledim. Her ne kadar kısa olsa da idare eder, buyurun dinleyin…
Blueberry filminin soundtrack albümü olan Blueberry Soundtrack içinde Welcome To Palomito adlı şarkı. Jean Jacques Hertz – Francois Roy – Welcome To PalomitoHem diyorum ki, belki vardır birinde, bu satırları okur da, gönderir bize. (:
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Hayallerim gerçekleşmeden bitmesin diye
Şarj etmeye çalışıyorum hayatı
Bildiğin gibi değil nine
Senin derdin bir tek kahvaltı
Bense bir dikiş tutturamadım hala
Gerçi pek keyfimde kalmadı
Diyorum kaçsam şöyle uzaklara.
Göremeyeceksin mürüvvetimi
Ne gelin getireceğim ne düğün masrafları
Hep ağırdan alacağım kendimi
Gözükmesin gözüme dünya
Arkadaşların planları var daha
Sen örmeye devam et saçlarını
Gelirken haber verirler nasıl olsa.
Yarıda kesilen görüşmeler gibi
Diyorum kontörüm vardı daha
Ne çabuk bitti
Hayallerim ve dünyanın kirası
Lütfen bırakın beni
Vereyim diyorum neyse parası.
Şeker yuvarlak ya, dünya da öyle olmalı…
Merak ediliyor neden ıssız yerde gezdiğim
Korna çalıyor ve gülüyor birkaç adam
Merak ettirdiğim için özür dilerim bayan
Malzeme topluyorum
Kendime yeni bir kalp yapmak için
Hani son model
Basınca açılan ve basınca kapanan.
Kimselerin dinlemediği
Her şeyin tam ortasında duruyorum
Tek ortalı defterin en ortası gibi
Aşk sızdırıyor kalbim
Delinmiş olmalı dibi.
Uçmayı öğretiyorum küçük serçeye
Diyor annem, bu kimin nesi
Diyorum bu, çatıların neşesi
Toprağa düşerken su
Islanıyordu uykusu
El ele tutuşup geldik bir çorbaya
Kuşlar çorba sevmez mi.
Ta ki çiçekler konuşana kadar
Şimdilerde ben senin kimsenim
Kaplumbağalarla bile tanışıklığım var
Küçük olan Peyami, büyük olan Reşat
Bırak uyusunlar.
Gezmemin ve alakasız şeylerden bahsetmemin
Ve onca bocalamamın sebebi:
Bulutlar terliyordu göğün kırılmıştı vazosu
Aşık olmamak için tutuyorum nefesimi
Hepsi bu…

Yüksek baslı oynak ritimlerle bozuyorum aklımı
Katlanıyor dolaplara istifleniyor aşklarım
Karantinaya almalı kalbimi dikenli tellere sarmalı
Cellatlar koparmalı kellesini bana göz kırpan gülün
Zakkum arkadaşı olmalı narin sümbülün.
Boynu kırılacak gölgemi seyredenin
Güzel seslerin yerini matkap gürültüsü
Tiner kokusu saracak tamirdeki ruhumu
Sineklik çaktırmalıyım gözlerime haşere kaçmasın diye
Güzel söz etmesin diye yapıştırmalıyım dilimi kanepeye.
Taş üstünde taş gönül köşelerinde aşk tortusu kalmamalı
Kazımalı sevgi sözcükleri karalanmış duvarları
Karalara boyamalı eskilerden kalan renkleri
Sonra tablolar duvardan inecek
Kitaplarda ki notlar silinecek
Arka bahçeye gömülecek anılar
Yeterince kirlendi ilaçlamalıyım ellerimi
Kalıplara girmeli sertleşmeli cümleler
Keskin uçurumlarda tıkanmalı sinsi gölgeler
Hizaya girip tekmil verecek temiz düşünceler
Süvarilerin ardından gitti heceler.
Susuzluktan öldüreceğim çiçekleri
Fesleğenin yanaklarına kireçler süreceğim
Kurtlanmasını izleyeceğim utangaç menekşenin
Barbar kelimelerden bir ordu toplayıp dalacağım
Dağıtacağım çenesini pusudaki aşkların
Kelepçelenmeli nükseden sızılar
Sivri taşlarla müzmin acıların kafası ezilmeli
Darağacına göndermeli ağaca isim kazıyanı
Belki evden harfleri de kovmalıyım
Aldırmalıyım suratımda ışıldayan gülümsemeyi
Kapıya “dikkat tehlike” yazdırmalıyım.
Belki halıları yıkanacak beynimin
Süpürge makinesinin çekemeyeceği kadar büyük konular
Benzin dökülüp yakılsın
Okyanusa savrulsun geri kalan tortular
Artık sulamayın bahçemi
Yeni aldığım köstebeklerin yuvalarına su girmemeli
Elektrik vermeliyim zihnimin çitlerine
Sonra polisi aramalı
İntihar ettiğini söylemeliyim vuslat denen şeyin
Aslında ben de kesecektim bileklerimi
Usta yedek parçamın olmadığını söyledi
O halde iyice eskimeden ölmeli…
Bu yazım Körpe Kalemler’de yayınlanmıştır.
