top-image

Şu tarihteki tüm yazılar listelendi: Temmuz, 2007

Zaman zaman dinleyip mutlu oluyorum, bir tuhaf oluyorum, hafif gülümsüyor biraz hüzünleniyorum. Ne garip!

Hababam Sınıfı Filminden — Son Verdim – Adile Naşit

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Hababam Sınıfı Filminden — Sen Gidince – Adile Naşit

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Gülen Gözler Filminden — Veriyor musun – Şener Şen

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Ne haber – Kemal Sunal

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

(Merve Büşra* yazdı)

Rüyalarıma giriyorsun artık
Evcilik oynuyoruz birlikte

Sen bana öğretiyorsun kuralları
Şiir yazıyoruz beraberce

Geleceğe…

Ben sana çay yapıyorum şakacıktan
Sonra olmamış diyorsun, tekrar yapıyorum

Gülüyoruz, defterlere resimler çiziyoruz

Annen gelir diye korkuyoruz ama

Oyuna da hiç ara vermiyoruz…

Telefon ediyoruz sonra bilmediğimiz numaralara,
Komşunun ziline basıp kaçıyoruz,

Sonra sen benim saçımla oynuyorsun
Tokalar takıyorsun, okşuyorsun…

Ne de güzel saçların varmış diyorsun… …yazının devamını okumak için tıklayın.

Mekan bir metro. İçerisi oldukça kalabalık. Bir İbrahim Tatlıses şarkısı çalıyor. İlk önce sesin kaynağını bulamıyor ve sonra herkes gibi gülümseyerek fark ediyorum. Yirmi beş yaşlarında bir bayan, çantasına asılı bir walkman, kulaklıklar kulağında ve sesin hoparlörlerden (walkman üzerinde bulunan) dışarı çıktığının, tüm vagona yayın yaptığının farkında değil. Üstelik şarkıyı radyodan dinlemesi sebebi ile ara sıra frekanslar karışıyor, şarkı hışırtılı bir şekilde çalmaya devam ediyor, bazen de sadece hışırtı duyuluyor. Ama bayan sanki kulaklıklardan farklı şeyler dinliyormuşçasına mutlu ve kendinden emin. Nasıl olsa kimse duymuyor havalarında. Sesin gidip gelmesi ve şarkıyı çekilmez hale getiren hışırtılar bayanın çehresinde bir değişikliğe sebep olmuyor. Tüm vagonda neredeyse çıt yok. Bir çoğunun suratına hafif bir gülümseme hakim. Neyse ki birkaç durak sonra iniyor. Bayan inene kadar gülmemek için büyük çaba sarf eden birkaç kız doyasıya gülüyorlar ve gerçekleşen olay hakkında ufak bir muhabbet başlıyor.

Garip… Sanki daha önceden görmüş gibi, daha önceden tatmış gibi sanki, tanımadığım şehirleri özlüyorum. Kafkaslara varmayı, Taşkent’i, Semerkand’ı, Buhara’yı özlüyorum. Taşkent’te kumda pişmiş kahve yudumlamayı, dümdüz yollarda bir otobüste olmayı. Özbekistan’ı, Kazakistan’ı.

Suriye yollarında uyuklamayı, bir sabah Şam’a varmayı. Sonra Ümmü Gülsüm dinlerken bir akşam vakti Mısır’da olmayı. Eli taşlı çocukların yanında yer almayı özlüyorum, yıkık duvarların ardına saklanmayı, Filistinde ağlamayı. Bağdat’ı özlüyorum, hep haberlerde gördüğüm her gördüğümde özlediğim Bağdat’ı. İran’ı özlüyorum. Lübnan sokaklarında yürümeyi ve Feyruz dinlemeyi özlüyorum sonra.

Rengarenk elbiseler içindeki Hintlileri özlüyorum, Hindistan’ı… Renkli sarıklar takan adamları, sokaklarda satılan çeşit çeşit çayları. Kabil’i özlüyorum biraz, sarp dağlarını Afganistan’ı. Nusrat dinlerken Pakistan’a ayak basmayı.
Afrika’yı özlüyorum, Mali’yi, Cezayir’i. Siyah tenli insanları Darfur’u, Sudan’ı..

Ah, Bosna’yı özlüyorum en çokta. Neretva Nehrini, Mostar köprüsünü. Duvarları kurşunlarla süslü şehri Srebrenica’yı, Saraybosna’yı. Dağlarını, taşlarını ve Dino Merlin’i…

Malezya’nın yemyeşil ovalarını, ormanlarını, dağlarını, çay tarlalarını… Açe’yi, Jakarta’yı özlüyorum, Endonezya’yı… Kamboçya’yı özlüyorum sonra, Çin’i. Budist rahipleri, Sri Lanka’yı, Tayland’ı. Tibet’in yağlı ve tuzlu çayını özlüyorum… Daha bir sürü şey…

Biliyorum, çok şey özlüyorum. Ne olacak bu halim bilmiyorum.

Sayfa: 11 2 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi