
Rutin gezmelerim, İstanbul’un cadde ve sokaklarını kapsıyor. Ve bu gezmeler genellikle akşam sonrası zamanlarda oluyor. Yeni şeyler görmek, başka yerlerden geçmek ve sonra yürümek birçok insan için olmasa bile benim için zevkli.
Dikkatimi çekenler; vitrinler, yeni açılan nargile kafeler, farklı tasarıma sahip tabelalar, yaşlı insanlar, metroda/otobüste kitap okuyan adamlar, pek nadir de olsa ailecek gezmeye çıkmış insanlar.
Yine öyle günlerden biri…
Akşam saatlerinde gezmek için evden çıkıyorum. Az bir zaman sonra bulunduğum ilçenin büyük bir kısmının elektrikleri kesiliyor. Ve insanların çoluk çocuk yavaş yavaş sokaklara döküldüklerini fark ediyorum.
Bu sokakların ve benim pek alışık olmadığım bir durum, şaşırıyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın..





katılmıyorum size. dar gelirli ailelerin tek eğlencesi televizyon.ayaklarını uzatıp tv izlemek kimileri için alternatifi olmayan bir keyif.insanlar günlük koşuşturmaların ardından bu şekilde stres atıyorlar.bu yüzden tvden kurtulmak yerine yayınların içeriği konusunda daha özenli olunmalı.öyle ya da böyle insanlardaki bu tv çılgınlığının önüne geçilmiyor çünkü.her şey amacına uygun kullanılırsa sorun olmaz:tv,internet,cep telefonu…
http://www.youtube.com/watch?v=ug2-DxPnOQ0
Bu link Bir Demet Tiyatro’nun yeni bölümlerinden birinin bir parçası. Oldum olası çok sevdiğim Yılmaz Erdoğan’ın işlediği konu seninkiyle aynı. Türkiye’de elektrikler gidiyor ve halk sokakta kendi özüne dönüyor. Sokakta eğlence sırasındaki Yılmaz Erdoğan’ın oyunculuğu çok kaliteli. Sanatın aslında 2. bir doğa kurmak değil doğayı yorumlamak olduğunu hissettiriyor. Umarım sen ve site misafirlerin bu linki beğenirsiniz.Selametle.
daha mantıklı.. ama elektriklerin kesilmesi ile yorumlamak ve o anı zihne yaklaştırmak daha etkili.. (:
elektriklerin kesilmesini beklemek yerine tv leri kovsak evlerimizden ?!