top-image

Şu tarihteki tüm yazılar listelendi: Ekim, 2006

Polis merkezine yapılan bir ihbar bomba etkisi yaratmıştı. Koridorlarda koşar adımlarla gezen polislerin yüzlerinde korku ve heyecandan terler oluşuyordu. Son zamanlarda bu tür olalar sık sık olsa da, böyle ihbarlar paniğe yol açardı merkezde.. Haber komisere ulaştığında yine sinirlenmiş, elleri titremeye başlamıştı.

Komiser Cemal, orta yaşlarda, kır saçlı, biraz göbekli olmasına rağmen dinç bir adamdı. Her zamanki gibi çekmecesinden hapını çıkartıp içti. Oturduğu yerden hızla kalktı ve ardında iki polis olduğu halde odadan çıktı. Sonra aklına bir şey gelmiş gibi durdu ve ardında gelmekte olan polisin birine dönüp “askeriyeden yardım isteyin, bölgeye de iki helikopter gönderin” dedi. Hazırlık hızlı bir şekilde tamamlanmış, polis konvoyları yola çıkmıştı. Komiserinde operasyona katılıyor olması işin ciddi olduğunu anlatmak için yetiyordu. Polis konvoyları hızlı bir şekilde ilerliyor, bu arada merkezle bağlantıya geçip uydudan alınan bilgilere göre düşman unsurlarının harekete geçip geçmediğini öğreniyorlardı.

Birazdan olay yerine ulaşılmış, büyük bir bahçesi olan tek katlı bir evin etrafı sarılmıştı. Polisler, komandolar, özel harekat timleri mevzilerini almış ve gaz maskelerini takmış oldukları halde harekete geçmeyi bekliyorlardı.

…yazının devamını okumak için tıklayın.

Hayatın bir kırbacı olmalı, sorgularken beni şaklayan ensemde.
Issız bir çölün ortasında susuzken, dilim damağımda, unuttuğum susuzluğumu hatırlayamadım.

Eksikliğini hep hissettiğim yitiğin/susuzluğun bir çölün ortasında dahi aklıma gelmeyişi, hayatın güzel taraflarına kayışı zihnimin, bir seraba kapılıp gidişim, kaybettiğim yolumu aramak yerine, oturup kumdan kaleler yapmak gibi..

Kaybettiğim ama ne olduğunu bilmediğim bir şeyi gecenin karanlıklarında hissederim.
Kapılıp gittiğim anlamsız duygularım, sonunu bulamadığım tünellerde hayata dair şeyler düşünmek, hala güzel şarkılar söylemek ve tatlı hayallere gömülmek..

Gecenin kül kokusu var üstümde, gülümser bir çehre var yüzümde ve neden güldüğümü bilmeyişim, bilinmezliğe doğru aldırmadan gidişim, buzulların üstünde kır çiçekleri toplamak gibi..

Kandırışlarım kendimi, belki bazen hiç hissetmeden ve unutup her şeyi yola koyulmak, nereye gittiğini bilmeden, herkes gibi olmayı farz etmek, poşetten uçurtmalar yapmak gibi..

Sayfa: 3« 1 2 3
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi