Hayatın bir kırbacı olmalı, sorgularken beni şaklayan ensemde.
Issız bir çölün ortasında susuzken, dilim damağımda, unuttuğum susuzluğumu hatırlayamadım.
Eksikliğini hep hissettiğim yitiğin/susuzluğun bir çölün ortasında dahi aklıma gelmeyişi, hayatın güzel taraflarına kayışı zihnimin, bir seraba kapılıp gidişim, kaybettiğim yolumu aramak yerine, oturup kumdan kaleler yapmak gibi..
Kaybettiğim ama ne olduğunu bilmediğim bir şeyi gecenin karanlıklarında hissederim.
Kapılıp gittiğim anlamsız duygularım, sonunu bulamadığım tünellerde hayata dair şeyler düşünmek, hala güzel şarkılar söylemek ve tatlı hayallere gömülmek..
Gecenin kül kokusu var üstümde, gülümser bir çehre var yüzümde ve neden güldüğümü bilmeyişim, bilinmezliğe doğru aldırmadan gidişim, buzulların üstünde kır çiçekleri toplamak gibi..
Kandırışlarım kendimi, belki bazen hiç hissetmeden ve unutup her şeyi yola koyulmak, nereye gittiğini bilmeden, herkes gibi olmayı farz etmek, poşetten uçurtmalar yapmak gibi..





s.a. Abdullah abi,ben de istiyoyum msn adyesinizi..:)
a.s. – pışııık…
çok güldüm yaaaaaaa……
yazıya yorum yazmam gereklimi bilmiyorum ama. ben hiç sevmem böyleee uzun uzun düşünülerek anlaşılması zor yazılar olarak gördüğüm edebi yazıları…(yukarıdaki yazıda inşallah edebi bir yazıdır:) ) neyse ama uğraş verilmiş o kadar pc başında emeğinize sağlık.kolay gelsin size.
a.s. – pışııık…
s.a. Abdullah abi,ben de istiyoyum msn adyesinizi..:)
a.s. fayuk… veyeyim abisi… mailine attım. öşledim ben şeni bu ayada (:
edit: mailin kullanılmıyor gözüküyor canım. hakkımda bölümünden mail adresimi alıp bana mail at…
S.a. Abdullah abi merhaba ben Faruk OLUK lütfen bana msnni wer ! ! ! . . . ! .
cümlelerde dans etmişsiniz adeta..
“hala güzel şarkılar söylemek ve tatlı hayallere gömülmek..”
ikiside iyi afyonlardır…biri kalbinizi diğeri beyninizi afyonlar ..ve her insanın düştüğü çıkmazdır kendini farklı hissetmek.kendini diğerlerinden başka özel bir yere koymak buda afyonlanmanın başka bir türüdür .
diyesim geldi yazıyı okuyunca.
Gecenin kül kokusu var üstümde, gülümser bir çehre var yüzümde ve neden güldüğümü bilmeyişim, bilinmezliğe doğru aldırmadan gidişim, buzulların üstünde kır çiçekleri toplamak gibi..
çok güsel bir anlatım..yüreğinize sağlık..yazılarınızdaki başarının devamını dilerim.. gerçekten çok anlamlı..
“Kapılıp gittiğim anlamsız duygularım, sonunu bulamadığım tünellerde hayata dair şeyler düşünmek”
eyw. o tünellerin sonunda ışık olmuyo nedense. belki de bizim beyinlerimiz karanlık kim bilir. bir de şu var tabi dünya bize derse naber lan abdullah, naber lan merve, naber lan sudenaz..
(:
nbr lan dünyaa?bosverr