Parkta oturuyoruz… Etrafta onlarca, yüzlerce insan..
Dikkatimizi çekenler ise göbekli olanlar.
“Bakın bizimde göbeğimiz var” diye, bunu ispatlamaya çalışan on yaşından elli yaşına kadar karı – kız, göbek deliklerini piyasaya sunmuş..
Bunlar hakkında konuşurken “bunlar neyi anlatmaya çalışıyorlar, herkesin göbeği var” diyen arkadaşım beni güldürüyor.
Arkadaşım bilmiyor aslında, bunlar bir tarikat, bir ordu..
Göbek delikleri makyajlı ve estetik olanlar ise kumandan , komutlar yağdırıyorlar ekrandan. Çıplak Göbekliler Derneği bildiriler dağıtıyor, göbek açma konusunda halkı bilinçlendiriyor.
- Standartlar nelerdir?
- Badinin boyu ne kadar olmalı?
- Düşük belli pantolon mu daha iyi gider yoksa mavi kemerli tayt mı?
- Göbeğin daha narin gözükmesi için hangi kremler kullanılmalı?
Yarışmalar düzenleniyor..
“Haydi kızlar Göbek Açmaya” sloganıyla..
Yarışmayı kazananlar ödüllendiriliyor, onlar artık Çıplak Göbek Ordusunun yeni komutanları. Yarışmayı kazanamayanlar; göbeği, sümüklü böceğin yuvasını andıranlara ise öğütler veriliyor: “daha çok egzersiz yapıp, daha çok çalışın, bir gün sizde kazanacaksınız…”
Bu bir Göbek Savaşı..
Sokaklara çıkıp taarruza geçiyorlar. Caddelerde ayinler düzenliyorlar.
Kara bir balgama benzeyen göbeklerini milletin gözüne saplamak için yüzlerce teknikleri var:
Göbeklere metaller yada renkli boncuklar takılır, yahut aşağı doğru bir ok işaretiyle gösterilen, “göbeğime bak” yazılı tişörtler giyilir. Bazıları da daha çok ilgi çekebilmek için göbek bölgelerine kurukafa resimleri çizdirir..
Kendi aralarında guruplaşırlar; bir çok dernekleri vardır.
(MBGD) Manda Boku Göbekliler Derneği, (KSGD) Kıvrılmış Solucan Göbekliler Derneği bunlardan bazıları..
Bayramlarda ve özel günlerde birbirlerine, ulu önder – yüce bilge saydıkları Hülya Avşar ve Gülben Ergenin göbek resimlerini kartpostal olarak gönderirler.
Zamanla kendi kültürlerini üretmiş, farklı bir anlayış biçimi geliştirmişlerdir.
“Bir göbeğin nesi var, iki göbeğin sesi var” gibi bir çok özlü söz bunlardan türemiştir.
Espri anlayışları da çok farklıdır. “Hülya Avşar ne demiş? Göbeğin varsa açacaksın demiş” diyerek birbirlerinin göbeklerine şaplak vurular.
Derneklerde veya evlerde toplanıp, ayinler düzenlerler.
Büyük bir patatesin ortası bıçakla oyulur ve bu temsili Shakira göbeğine tanzim ve hürmet gösterilip sırayla üçer kere öpülür. Bu şekilde Shakira ile kendi göbekleri arasında bir iletişim kurduklarına, böylece bir gün göbeklerinin pürüzsüz ve narin olacağına inanırlar.
Birde erkekler vardır. Çıplak Göbek Ordusunun peşinde dolaşır, ayrılmazlar.
Onlar bu kızların göbeklerinin kutsal olduğuna inanırlar. Onlar göbek savaşının esirleridir; Çıplak Göbek Ordusunun bayrağını yalarlar.
Zamanla kafataslarının içindeki beyin kıllı bir göbeğe dönüşür.
Göbekten başka bir şey görmez ve bilmezler,
artık FenafilGöbek olmuşlardır..
2004





Zuhaha xD Çok güzel…Doğrusu iğrenç…Ama iğrenç olan göbekler güzel olan yazınız… Neyse anladınız sanırım …eyvallah (:
hiç sevmedim ya.iğrenç bi yazı..mide bulandırıcı..
tabi yazar gördüğünü yazmalı..gördüğü derken..bir yazarın gördüğüyle normal bir insanın gördüğü arasındaki fark;yazarın gördüğünü iyi yönde yada kötü yönde abartması..(burda kötü yönde bir abartı görüyoruz)..normal insanın gördüğü ise…neyse konumuz bu değil..
“Diliyle adam dövenlerden” sevdim bu sözün doğruluğunu…
Hay Alah razı olsun…Bu arada kalkıp bulaşıkları yıkamazsam vay halime.Zira annem sizden iyi olmasın diliyle adam dövenlerdendir.Hele sabahları bi uyandırışı vardır abo düşman başına!Annemin bahsi geçen her konuşmam da olduğu gibi söyleyeyim:Ben annesine aşık bi evladım.Allah onun yokluğuyla imtihan etmesin.Naçizane bu da benden bi öğüt(hep siz nasihat verecek değilsiniz ya):Annenizin kıymetini sağken bilin.Hatta bu yazıyı okuyanlar mümkünse koşup annesini öpücüklere boğsun…
bir şairin şiiri sizin için güzelse hayata bakışı da sizin gibi olmak zorunda değildir. bana söylediklerinizin benzerlerini (araştırırsanız göreceksiniz) ibrahim tenekeci için yüzlerce defa diyorlar. tatlı, bıdık bıdık, hoppala, şinanay şeyler yazmak zorunda değiliz her zaman. incelik ve sertlik gerektiği yerde gerektiği kadar… Bir eleştiri yapmışsınız buna cevap veriyorum, tutarlı olarak, bunda ne var. Aynı şeyi size de salık veriyorum, samimi yorum yazıyor olabilirsiniz, eleştirirken gözetmeniz gereken şeyleri söyledim yukarıda…
Dilim kopaydı da yorum yazmayaydım.eşek kafam…Hayal kırıklığı derken tam da bunu kast etmiştim.Gerçekten cevaplarınızdaki soğukluk,aşırı güven o kadar nahoş ki… Şiirlerinizdeki naiflikten eser yok.O canım şiirlerin size ait oldğunu bilmek canımı yaktı.Ne var yani gibi geliyo dediysem;aman incileriniz dökülüverdi.Yorumlarım şiirleriniz kadar samimiydi,süslü cümleler arasına saklıyamıyorum düşündüklerimi kusura bakmayın biraz dandundurum.Sizin de neyseleriniz yorumlara verdiğiniz değerle(!) eşdeğer olsa gerek.tavsiyenize uydum, gavura kızıp oruç bozmak,pire için yorgan yakmak adetim değildir; fakat ilk paragrafta sıkıldım.Sonra yazarı tarafından paylandığımı unuttuğum zaman bi daha okuyacağım.Eminim diğerleri kadar güzeldir.
“Eğer öyleyse zahir olan bir şeyin beyanına ne gerek vardır.” demiştim zaten… Neyse… Evet genç hatta belki çocuğum. (: Şiirim ve eleştirilerim için görüşünüzü beyan ettiğiniz için teşekkür ederim. Ama ben bir şeyi eleştirirken bir enerji harcayıp anlatıyorum, deşiyorum, gerekirse ironi yapıyorum, falan. Bana yapılan eleştirilerin de olumlu ya da olumsuz olsun, “gibi geliyo”, “dır falan”, “vardır” gibi muğlak şeylerle ifade edilmesi hoş değil… Yine de hakkımda sayfasını okumanız neden hayal kırıklığına uğratacakmış sizi anlayamadım.
“sokaklardaki hangi hakkınız açık göbekliler tarafından gasp ediliyor.Çok merak ettim doğrusu.”
şimdi… kimsenin göbeğini görmek zorunda değilim. inancım gereği ve estetik gereği… bana “bakmayın canım olsun bitsin” derseniz, size “sokakta çıplak dolaşan adam” teşbihini yapmak zorunda kalırım. öyle…
bu yazıya da fazla takılmayın, tarzınız değilse şuradan okumaya devam edebilirsiniz.
http://aleminrenkleri.com/2007/10/03/ilaydasiz-hayat-ve-kucuk-bir-ev/
Hak verirsiniz ki içinizdekileri açıklamam için içinize girmiş olmam gerek, hani o göbeği yuttuğunuz yere.”Hakkımda” yazısını okumadım; çünkü şiirlerinizden zor beğenen biri olarak o kadar etkkilendim ki…Eğer orada yazılanları okursam büyüsü bozulur, hayal kırıklığına uğrararım diye düşündüm.Zihnimde kurguladığım şekilde kalmanız daha hayırlı.O yüzden yaşınızı bilmiyorum,ama genç olduğunuzu tahmin edebiliyorum.Şiirlerinizdeki hassasiyet,çoğu insanın idrakına varamayacağı derinlik…Ne bileyim sanki erken farkına varmışlığın,hayatın rutin evrelerinden önde olmanın yorgunluğu var üzerinizde.Bunları kast etmiştim kendi içinizde başka şeyler var derken.Söylediklerim şiirlerinizi okurken hissettiklerim; yoksa sizi size anlatmak gibi gereksiz bir gayret içinde değilim, sonuç itibariyle sizi tanımıyorum. Ayrıca sormadan edemeyeceğim ,sokaklardaki hangi hakkınız açık göbekliler tarafından gasp ediliyor.Çok merak ettim doğrusu.
Masum olduğumu(zu) iddia etmiyorum zaten. Evet Shakiranın göbeği ilgimi çekti ve bilumum göbekler (kıllılar da dahil) ilgimi hep çekerler. (sapıklık diyebilirsiniz) :) Bir çok şey ilgimi çeker, dikkat eder, deşer, irdeler yazarım. Bu böyledir. Yeri geldiğinde kendimle de dalgamı geçiyorum, masum değiliz zaten.
Yalnız şurayı tam olarak anlayamadım: “Kendi içinizde başka şeyler var; bunları da hayat grüşünüzle ters bi görüntüyle karşılaştığınızda kusuyomuşsunuz” İçimde neler var mesela? İçimde olan “o” şeyi görüşüme ters bir olay karşısında kusuyorsam, o şey yazı/ironi/eleştiri midir? Eğer öyleyse zahir olan bir şeyin beyanına ne gerek vardır. Öyle değilse o içimdeki şeyi açıklamanız cümle alem için faydalı olacaktır. Mesela bir göbek yutmuş olabilir miyim. :)
Öfkelendiğim açık göbeklilerin şahsı değil elbette. Bu furya ve sokaklardaki hakkımızın açık göbekliler tarafından gasp edilmesi. Bu karşılıklı bir olay. Gasp edilen feryad eder. Ya da zekası yeterliyse makarasını geçer…
gibi geliyo… (:
shakiranın göbeği için pürüzsüz ve narin sıfatlarını kullandığınıza göre sizin de ilginizi çekmiş olmalı, pek masum sayılmazsınız yani.Şiirlerinizdeki içtenlik eleştirilerinizde yok.Öfkelendiğiniz o açık göbekler değil sanki.Kendi içinizde başka şeyler var; bunları da hayat grüşünüzle ters bi görüntüyle karşılaştığınızda kusuyomuşsunuz,zehrinizi akıtıyomuşunuz gibi geliyo
Allah ellerine, parmaklarına kuvvet versin… Çoooooooook güzel…
gerçekten çok güzel olmuş,ama doğrusu ilginç.yorumlarıda okudumda 2008 kimse okumamış galiba yorum yokta.şimdi benim yorumum var:)
Selam,bende bir bayan olarak bu göbek savaşından hiç hoşlanmıyorum.Ama bazı yerlerde uslubunuz sert olmuş.Keşke karı-kız tabirini kullanmasaydınız.Geleceğin usta yazarı olmaya aday kardeşim yazarken kelimeleri doğru seçelim bu tarz argolar senin kalemine yakışmaz.Yazılarını kendi yaş gurunuza hitap ediyormuş gibi yazmayın sizden çok büyüklerde bu yazıları okuyor.(MBGD) Açılımı olmamış senin seviyeli kalemine olmamış.Bunları yakın bir dostunun önerileri diye kabul et amacım tenkip değil dostça uyarı başarılar…
kaleminmi kuvvetli diyelim klavyen mi bilmiyorum ama güzel bir yeteneğe sahipsiniz. Allah vermiş. bu nimetin şükrüde böyle güzel yazıların artırılmasıyla olur kanımca. başarılarınızın devamını diliyorum. sa
şey yha ben pek anlamadım.bıraz buyumem lasım galıbaa. ama kesın ccok gusel bi yazıdır:D ….
şimdi ben bu yazıya aslında bir hanım olarak yorum yazmaktan hicab duyuyorum …AMA !!! hep merak ettiğim bir soruydu hemcinslerimin o hallerini görünce benim gibi bundan tiksinen erkekler ne düşünür nasıl tahammül eder diye ..cevab buldum …setr etmek s.t.r harfleri tılsumlı harflerdir tesettür kelimesinin köküdür. sütre de aynı kökten gelir.örneğin askerler savaşırken sütre gerisinde yatarlar ve kurşunlardan konunurlar tıpkı tesettürlü hanımların kendilerini setr ederek “nazarlardan” korunduğu gibi.(bu nazarlar sizin onların nefislerine hep hizmet etmenizi bekleyen ,sizi sömüren, dirhem dirhem çürüten nazarlardır, sizi metalaştıran, mankenleştiren,erkeği kız kardeşine yabancılaştıran ve islam gözlerinizi harama bakmaktan sakının der çünkü bakış bir ip olur baktığına sizi bağlar.)
allah yüreğinize güç kuvvet versin..
harika bir yazı olmuş insanı hem güldürüyor hem düşündürüyor
rabbim sonumuzu hayr etsin..amin..
başarılarınız daim olsun inşallah
selametle..
çok enterasan bi yazıydı. güzeldi. ne denir ki. beyninize ve akabinde klavyenize sağlık :)
bir de şunu söylemek istedim şimdi:
hepimiz göbekliyiz hepimiz. bu kavga niye :)
BEN KIBRİTÇİ KARDEŞİME SELAMLARIMI İLETİYORUM VE VE BAŞARILARININ DEVAMINI TEMENNİ EDİYORUM